Al-i İmran Sûresi11. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | كدأب | د ا بD̃EB | kede'bi | durumu gibi | Like behavior |
| 2 | آل | ا و لEVL | āli | ailesinin | (of the) people |
| 3 | فرعون | — | fir'ǎvne | Fir'avn | (of) Firaun |
| 4 | والذين | — | velleƶīne | ve kimselerin | and those who |
| 5 | من | — | min | (were) from | |
| 6 | قبلهم | ق ب لGBL | ḳablihim | onlardan önceki | before them. |
| 7 | كذبوا | ك ذ بKZ̃B | keƶƶebū | onlar da yalanladılar | They denied |
| 8 | بآياتنا | ا ي يEYY | biāyātinā | ayetlerimizi | Our Signs, |
| 9 | فأخذهم | ا خ ذ EḢZ̃ | feeḣaƶehumu | onları yakaladı | so seized them |
| 10 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 11 | بذنوبهم | ذ ن بZ̃NB | biƶunūbihim | günahlarıyla | for their sins. |
| 12 | والله | — | vallahu | Allah'ın | And Allah |
| 13 | شديد | ش د دŞD̃D̃ | şedīdu | çetindir | (is) severe |
| 14 | العقاب | ع ق بAGB | l-ǐḳābi | cezası | (in) [the] punishment. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
كداب ءال فرعون والذين من قبلهم كذبوا بايتنا فاخذهم الله بذنوبهم والله شديد العقاب
Arapça (Harekeli)
كَدَأْبِ آلِ فِرْعَوْنَ وَالَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا فَأَخَذَهُمُ اللَّهُ بِذُنُوبِهِمْ وَاللَّهُ شَدِيدُ الْعِقَابِ
Transliterasyon
Ke de’bi âli fir’avne, vellezîne min kablihim kezzebû bi âyâtinâ, fe ehazehumullâhu bi zunûbihim vallâhu şedîdul ıkâb|i|.
Transliteration (Eng.)
Kada/bi <span class="u">a</span>li firAAawna wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eenamin qablihim ka<span class="u">thth</span>aboo bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span>faakha<span class="u">th</span>ahumu All<span class="u">a</span>hu bi<span class="u">th</span>unoobihim wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hushadeedu alAAiq<span class="u">a</span>b<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Firavun soyu ve ondan öncekiler gibi hani. Âyetlerimizi yalanladılar, Allah da onları suçlarıyla alıverdi ve Allah'ın cezası çetindir.
Ali Bulaç
Tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Ayetlerimizi yalanladılar, böylece Allah günahları nedeniyle onları yakalayıverdi. Allah, (cezayla) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
Bayraktar Bayraklı
İnkârcıların yolu Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin tuttuğu yola benzer. Onlar bizim âyetlerimizi yalanladılar; Allah da kendilerini günahları yüzünden yakalayıverdi. Allah'ın cezası çok şiddetlidir.
Diyanet İşleri
(Onların yolu) Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin tuttuğu yola benzer. Onlar bizim ayetlerimizi yalanladılar, Allah da kendilerini günahları yüzünden yakalayıverdi. Allah'ın cezası çok şiddetlidir.
Edip Yüksel
Firavunun halkı veya onlardan öncekilerin durumu gibi… Ayetlerimizi (vahiy ve mucizelerimizi) yalanladılar ve ALLAH da onları suçüstü yakaladı. ALLAH'ın cezalandırması şiddetlidir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Gidişatları, Firavun soyunun ve daha öncekilerin gidişatı gibidir. Onlar, âyetlerimizi yalan saymışlardı. Bunun üzerine Allah da onları işledikleri günahlar yüzünden yakalayıp alaşağı etti. Allah, cezası çetin olandır.
Erhan Aktaş
Onların durumu, tıpkı Firavuncuların ve onlardan önceki kimselerin durumu gibidir. Ayetlerimizi yalanladılar; Allah da onları suçları nedeniyle yakaladı. Allah’ın cezası çok çetindir.
Hakkı Yılmaz
(10,11)Şüphesiz kâfirler; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddetmiş olan şu kimseler; onların malları ve evlatları, –aynı Firavun'un yakınlarının ve onlardan öncekilerinki gibi– Allah'tan hiçbir şeyi savamaz. Ve onlar Ateş'in yakıtıdırlar. Firavun'un yakınları ve onlardan öncekiler, âyetlerimizi yalanladılar da Allah, onları günahları yüzünden yakalayıverdi. Ve Allah, cezası/yakalaması çok çetin olandır.
Muhammed Esed
Firavun halkının ve onlardan önce yaşayanların başına gelenlerin aynısı (onların başına da gelecek): Onlar mesajlarımızı yalanladılar ve Allah günahlarından dolayı onları hesaba çekti: çünkü Allah karşılık vermede şedittir.
Mustafa İslamoğlu
(Onların gidişatı da) tıpkı Firavun toplumu ve onlardan öncekilerin gidişatı gibi: mesajlarımızı yalanladılar ve Allah da onları günahları nedeniyle (suçüstü) yakalayıverdi: Allah pek şiddetli cezalandırandır.
Suat Yıldırım
Tıpkı Firavun taraftarlarının ve onlardan daha öncekilerin gidişi gibi. Onlar, âyetlerimizi yalanladılar, Allah da kendilerini cürümleri sebebiyle kıskıvrak yakaladı. Allah'ın cezası pek şiddetlidir.
Süleyman Ateş
Fir'avn ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibi. Onlar da ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah'ın cezası çetindir.
Şaban Piriş
Tıpkı Firavun Hanedanı ve onlardan öncekilerin gidişi (tavırları) gibi ayetlerimizi yalanladılar da Allah da onları günahları sebebiyle cezalandırdı. Allahın cezalandırması pek şiddetlidir.
Yaşar Nuri Öztürk
Tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin durumu gibi. Ayetlerimizi yalanlamışlardı da Allah, onları günahları yüzünden yakalamıştı. Allah, cezayı çok şiddetli vermektedir.
Edip-Layth-Martha
Like the behavior of the people of Pharaoh and those before them. They rejected Our signs, so God took them for their sins. God is severe in retribution.*
Muhammad Asad
[To them shall - happen] the like of what happened to Pharaoh's people and those who lived before them: they gave the lie to Our messages - and so God took them to task for their sins: for God is severe in retribution.
Rashad Khalifa
Like Pharaoh's people and those before them, they rejected our revelations and, consequently, GOD punished them for their sins. GOD is strict in enforcing retribution.,
The Monotheist Group
Like the behavior of the people of Pharaoh and those before them. They rejected Our signs so God took them for their sins. God is awesome in retribution.