Al-i İmran Sûresi112. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (35 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ضربت | ض ر بŽRB | Duribet | vurulmuştur | Struck |
| 2 | عليهم | — | ǎleyhimu | onlara | on them |
| 3 | الذلة | ذ ل لZ̃LL | ƶ-ƶilletu | alçaklık (damgası) | the humiliation |
| 4 | أين | — | eyne | nerede | wherever |
| 5 | ما | — | mā | that | |
| 6 | ثقفوا | ث ق فS̃GF | ṧuḳifū | bulunsalar | they are found |
| 7 | إلا | — | illā | ancak hariç | except |
| 8 | بحبل | ح ب لḪBL | biHablin | ahdine (ipine) | with a rope |
| 9 | من | — | mine | from | |
| 10 | الله | — | llahi | Allah'ın | Allah |
| 11 | وحبل | ح ب لḪBL | ve Hablin | ve ahdine (ipine) | and a rope |
| 12 | من | — | mine | from | |
| 13 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | (inanan) insanların | the people. |
| 14 | وباءوا | ب و اBVE | ve bā'ū | ve uğradılar | And they incurred |
| 15 | بغضب | غ ض بĞŽB | biğaDebin | gazabına | wrath |
| 16 | من | — | mine | from | |
| 17 | الله | — | llahi | Allah'ın | Allah |
| 18 | وضربت | ض ر بŽRB | ve Duribet | ve vuruldu | and struck |
| 19 | عليهم | — | ǎleyhimu | üzerlerine | on them |
| 20 | المسكنة | س ك نSKN | l-meskenetu | miskinlik (damgası) | the poverty. |
| 21 | ذلك | — | ƶālike | böyledir | That |
| 22 | بأنهم | — | biennehum | çünkü onlar | (is) because |
| 23 | كانوا | ك و نKVN | kānū | they used to | |
| 24 | يكفرون | ك ف رKFR | yekfurūne | inkar ediyorlar | disbelieve |
| 25 | بآيات | ا ي يEYY | biāyāti | ayetlerini | in (the) Verses |
| 26 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 27 | ويقتلون | ق ت لGTL | ve yeḳtulūne | öldürüyorlardı | and they killed |
| 28 | الأنبياء | ن ب اNBE | l-enbiyā'e | peygamberleri | the Prophets |
| 29 | بغير | غ ي رĞYR | biğayri | -sız yere | without |
| 30 | حق | ح ق قḪGG | Haḳḳin | hak- | right. |
| 31 | ذلك | — | ƶālike | böyledir | That |
| 32 | بما | — | bimā | çünkü | (is) because |
| 33 | عصوا | ع ص يAṦY | ǎSav | isyan etmişlerdi | they disobeyed |
| 34 | وكانوا | ك و نKVN | ve kānū | and they used to | |
| 35 | يعتدون | ع د وAD̃V | yeǎ'tedūne | ve haddi aşıyorlardı | transgress. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ضربت عليهم الذلة اين ما ثقفوا الا بحبل من الله وحبل من الناس وباءو بغضب من الله وضربت عليهم المسكنة ذلك بانهم كانوا يكفرون بايت الله ويقتلون الانبياء بغير حق ذلك بما عصوا وكانوا يعتدون
Arapça (Harekeli)
ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ أَيْنَ مَا ثُقِفُوا إِلَّا بِحَبْلٍ مِّنَ اللَّهِ وَحَبْلٍ مِّنَ النَّاسِ وَبَاءُوا بِغَضَبٍ مِّنَ اللَّهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الْمَسْكَنَةُ ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَيَقْتُلُونَ الْأَنبِيَاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ ذَلِكَ بِمَا عَصَوا وَّكَانُوا يَعْتَدُونَ
Transliterasyon
Duribet aleyhimuz zilletu eyne mâ sukıfû illâ bi hablin minallâhi ve hablin minen nâsi ve bâû bi gadabin minallâhi ve duribet aleyhimul meskeneh(meskenetu), zâlike bi ennehum kânû yekfurûne bi âyâtillâhi ve yaktulûnel enbiyâe bi gayri hakk(hakkın), zâlike bimâ asav ve kânû ya’tedûn|e|.
Transliteration (Eng.)
<span class="u">D</span>uribat AAalayhimu a<span class="b">l</span><span class="u">thth</span>illatuayna m<span class="u">a</span> thuqifoo ill<span class="u">a</span> bi<span class="u">h</span>ablin mina All<span class="u">a</span>hiwa<span class="u">h</span>ablin mina a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si wab<span class="u">a</span>oo bigha<span class="u">d</span>abinmina All<span class="u">a</span>hi wa<span class="u">d</span>uribat AAalayhimu almaskanatu <span class="u">tha</span>likabi-annahum k<span class="u">a</span>noo yakfuroona bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>ti All<span class="u">a</span>hiwayaqtuloona al-anbiy<span class="u">a</span>a bighayri <span class="u">h</span>aqqin <span class="u">tha</span>likabim<span class="u">a</span> AAa<span class="u">s</span>aw wak<span class="u">a</span>noo yaAAtadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Nerede bulunurlarsa bulunsunlar, aşağılık bir hâle getirilmiştir onlar; ancak Allah'ın ipine ve insanların yapıştıkları ipe yapışanlar müstesna. Allah'ın gazabına uğradılar ve üstlerine miskinlik çullandı. Bu da Allah'ın delillerini inkâr ettikleri ve haksız yere peygamberleri öldürdükleri için, bu da isyan ettikleri ve hadlerini aştıkları için.
Ali Bulaç
Her nerede bulunurlarsa bulunsunlar -Allah'ın ipine ve insanların ipine (ahdine) sığınanlar başka- onlara zillet (zorluk damgası) vurulmuştur. Onlar, Allah'tan bir gazaba uğradılar da üzerlerine aşağılanma (damgası) vuruldu. Bu, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri nedeniyledir. (Yine) Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları dolayısıyladır.
Bayraktar Bayraklı
Onlar Allah'a ve insanlara karşı taahhütlerine bağlanmadıkları sürece, nerede bulunurlarsa bulunsunlar zillete düçar olurlar; çünkü Allah'ın gazabına uğramış ve aşağılanmaya mahkûm edilmişlerdir. Bütün bunlar başlarına geldi; çünkü Allah'ın âyetlerini inkâr etmekte ve peygamberleri haksız yere öldürmekte ısrar ettiler. Bütün bunlar gerçekleşti; çünkü Allah'a isyanda bulundular ve hakkın sınırlarını inatla ihlal ettiler.
Diyanet İşleri
Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ahdine ve insanların (müminlerin) himayesine sığınmadıkça kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; Allah'ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkum edilmişlerdir. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır.
Edip Yüksel
Nerede bulunurlarsa bulunsunlar – ALLAH ile bağlantı kuranlar veya halk ile bağlantı kuranlar hariç– horlandılar. ALLAH'ın gazabını hak ettiler ve yoksulluğa mahkûm edildiler. Zira onlar, ALLAH'ın ayetlerini inkâr ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyorlardı. Tüm bunlar, karşı gelmeleri ve sınırı aşmalarının bir sonucu idi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üzerlerine alçaklık damgası vurulmuştur. Meğer ki Allah'ın ipine ve insanlar (müminler)ın ahdine sığınmış olsunlar. Onlar Allah'ın hışmına uğradılar ve üzerlerine de miskinlik damgası vuruldu. Bunun sebebi, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmiş olmaları ve haksız yere peygamberleri öldürmeleridir. Ayrıca isyan etmiş ve haddi de aşmışlardı.
Erhan Aktaş
Onlar*, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah’ın ve insanların ipine tutunmadıkları* sürece zillet içinde olurlar. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Yoksunluğa tutsak oldular. Bunun nedeni, onların asileşip hadlerini aşarak, Allah’ın ayetlerini yalanlamaları ve haksız yere nebilerini öldürmeleridir.
Hakkı Yılmaz
Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üzerlerine alçaklık damgası vurulmuştur. Ve –Allah'ın sözleşmesine ve insanların sözleşmesine bağlı kalanlar hariç– onlar Allah'ın hışmına uğradılar ve üzerlerine de miskinlik vurulmuştur. Bu, onların Allah'ın âyetlerini örtbas etmiş olmaları ve haksız yere peygamberleri öldürmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmiş ve sınırı da aşmış olmaları nedeniyledir.
Muhammed Esed
Onlar, Allah'a ve insanlara karşı taahhütlerine (sadakatle) bağlanmadıkları sürece, nerede bulunurlarsa bulunsunlar zillete dûçâr olurlar; çünkü Allah'ın gazabına uğramış ve aşağılanmaya mahkum edilmişlerdir. Bütün bunlar (başlarına geldi,) çünkü Allah'ın mesajlarını inkarda ve peygamberleri haksız yere öldürmekte ısrar ettiler; bütün bunlar (vaki oldu), çünkü (Allah'a) isyanda bulundular ve hakkın sınırlarını inatla ihlal ettiler.
Mustafa İslamoğlu
Onlar Allah'a ve insanlığa karşı taahhütlerine yapışmadıkları sürece, nerede olurlarsa olsunlar zillete mahkumdurlar. Zira Allah'ın gazabına uğramış, üzerlerine zillet ve miskinlik damgası vurulmuştur. Bütün bunların nedeni, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleridir. Bunlarsa, isyankar olmaları ve ısrarla taşkınlıkta bulunmaları yüzündendir.
Suat Yıldırım
Allah'tan gelmiş olan bir ipe ve insanlar tarafından uzatılan bir ipe (sisteme) tutunmaları müstesna, onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üzerlerine zillet damgası vurulmuştur. Allah'ın gazabına uğramış, meskenete mahkûm edilmişlerdir. Bu, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmeleri sebebiyle olmuştur. Çünkü âsi olmuşlar ve haddi aşmışlardır.*
Süleyman Ateş
Nerede olsalar, onlara alçaklık (damgası) vurulmuştur (ezilmeğe mahkumdurlar). Meğer ki Allah'ın ahdine ve (inanan) insanların ahdine sığınmış olsunlar. Allah'ın gazabına uğradılar ve üzerlerine miskinlik damgası vuruldu (yoksulluk içinde ezildiler). Böyle oldu, çünkü onlar Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar, haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı ve çünkü isyan etmişlerdi, haddi aşıyorlardı.
Şaban Piriş
Onlara, Allaha ve insanlara karşı taahhütlerine bağlanmadıkları sürece nerede olurlarsa olsunlar bir zillet damgası vurulmuştur. Ayrıca Allahın gazabına uğradılar da miskinliğe mahkum edildiler. Bu, onların Allahın ayetlerini inkar etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri sebebiyle idi. Bu, onların isyan etmeleri ve haddi aşmaları yüzünden idi.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'tan bir ipe ve insanlardan bir ipe tutunmaları dışında, nerede bulunsalar üzerlerine zillet damgası vurulur. Allah'ın hışmına uğramışlardır. Üzerlerine miskinlik damgası vurulmuştur. Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerine küfrediyor, haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı; isyan etmişlerdi, zulüm ve azgınlık sergiliyorlardı.
Edip-Layth-Martha
They are stricken with humiliation wherever they are found, except through a covenant from God and a covenant from the people. They earned God's wrath and were stricken with humiliation; that is because they were being unappreciative of God's signs and fighting/killing the prophets without just cause. This is the consequence of their disobedience and transgression.
Muhammad Asad
Overshadowed by ignominy are they wherever they may be, save [when they bind themselves again] in a bond with God and a bond with men;* for they have earned the burden of God's condemnation, and are overshadowed by humiliation: all this [has befallen them] because they persisted in denying the truth of God's messages and in slaying the prophets against all right: all this, because they rebelled [against God], and persisted in transgressing the bounds of what is right.*
Rashad Khalifa
They shall be humiliated whenever you encounter them, unless they uphold GOD's covenant, as well as their peace covenants with you. They have incurred wrath from GOD, and, consequently, they are committed to disgrace. This is because they rejected GOD's revelations, and killed the prophets unjustly. This is because they disobeyed and transgressed.,
The Monotheist Group
They are struck with humiliation wherever they are encountered, except for a rope from God and a rope from the people. And they stayed in the wrath of God and were struck with humiliation; that is because they were disbelieving in the revelations of God and killing the prophets without right; that is for what they disobeyed and were transgressing.