Al-i İmran Sûresi117. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | مثل | م ث لMS̃L | meṧelu | durumu | Example |
| 2 | ما | — | mā | şeylerin (malların) | (of) what |
| 3 | ينفقون | ن ف قNFG | yunfiḳūne | harcadıkları | they spend |
| 4 | في | — | fī | in | |
| 5 | هذه | — | hāƶihi | bu | this |
| 6 | الحياة | ح ي يḪYY | l-Hayāti | dünya | [the] life |
| 7 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | hayatında | (of) the world |
| 8 | كمثل | م ث لMS̃L | kemeṧeli | benzer | (is) like (the) example |
| 9 | ريح | ر و حRVḪ | rīHin | bir rüzgara | (of) a wind |
| 10 | فيها | — | fīhā | kendisine | in it |
| 11 | صر | ص ر رṦRR | Sirrun | dondurucu | (is) frost, |
| 12 | أصابت | ص و بṦVB | eSābet | vurup | it struck |
| 13 | حرث | ح ر ثḪRS̃ | Harṧe | ekinine | (the) harvest |
| 14 | قوم | ق و مGVM | ḳavmin | bir topluluğun | (of) a people |
| 15 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zelemū | zulmeden | who wronged |
| 16 | أنفسهم | ن ف سNFS | enfusehum | nefislerine | themselves, |
| 17 | فأهلكته | ه ل كHLK | feehlekethu | onu mahveden | then destroyed it. |
| 18 | وما | — | ve mā | And not | |
| 19 | ظلمهم | ظ ل مƵLM | Zelemehumu | onlara zulmetmedi | (has) wronged them |
| 20 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 21 | ولكن | — | velākin | fakat | [and] but |
| 22 | أنفسهم | ن ف سNFS | enfusehum | onlar kendi kendilerine | themselves |
| 23 | يظلمون | ظ ل مƵLM | yeZlimūne | zulmediyorlardı | they wronged. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
مثل ما ينفقون فى هذه الحيوة الدنيا كمثل ريح فيها صر اصابت حرث قوم ظلموا انفسهم فاهلكته وما ظلمهم الله ولكن انفسهم يظلمون
Arapça (Harekeli)
مَثَلُ مَا يُنفِقُونَ فِي هَذِهِ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا كَمَثَلِ رِيحٍ فِيهَا صِرٌّ أَصَابَتْ حَرْثَ قَوْمٍ ظَلَمُوا أَنفُسَهُمْ فَأَهْلَكَتْهُ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللَّهُ وَلَكِنْ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ
Transliterasyon
Meselu mâ yunfikûne fî hâzihil hayâtid dunyâ ke meseli rîhin fîhâ sırrun esâbet harse kavmin zalemû enfusehum fe ehlekethu ve mâ zalemehumullâhu ve lâkin enfusehum yazlımûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Mathalu m<span class="u">a</span> yunfiqoona fee h<span class="u">ath</span>ihial<span class="u">h</span>ay<span class="u">a</span>ti a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span> kamathali ree<span class="u">h</span>infeeh<span class="u">a</span> <span class="u">s</span>irrun a<span class="u">sa</span>bat <span class="u">h</span>artha qawmin <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamooanfusahum faahlakat-hu wam<span class="u">a</span> <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamahumu All<span class="u">a</span>huwal<span class="u">a</span>kin anfusahum ya<span class="i"><span class="u">th</span></span>limoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onların şu dünya hayatında harcadıkları, tıpkı kendilerine zulmeden bir kavmin tarlalarına vuran zemheri yeline benzer, eser, ekinleri mahvedip gider. Onlara Allah zulmetmez, onlar, kendi kendilerine zulmederler.
Ali Bulaç
Onların bu dünya hayatındaki harcamaları kendi nefislerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinine isabet eden kavurucu soğukluktaki bir rüzgara benzer ki onu (ekini) helak etmiştir. Allah, onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmetmektedirler.
Bayraktar Bayraklı
Onların bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendi kendilerine zulmeden bir halkın ekinlerine musallat olan ve onu mahveden dondurucu bir rüzgâra benzer. Onlara haksızlık yapan Allah değildir, fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlar.
Diyanet İşleri
Onların, bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendilerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinlerini vurup da mahveden kavurucu bir rüzgarın durumu gibidir. Onlara Allah zulmetmedi; fakat onlar kendilerine zulmediyorlar.*
Edip Yüksel
Bu dünya hayatındaki harcamaları, kendi kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinine vurup mahveden dondurucu bir rüzgar gibidir. ALLAH onlara zulmetmedi; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onların bu dünya hayatında harcadıklarının durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup da mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın hali gibidir. Allah onlara zulmetmedi. Fakat kendileri, kendilerine zulmediyorlar.
Erhan Aktaş
Onların, bu dünya hayatında, infak* ettikleri şeylerin durumu, kendilerine haksızlık etmiş* bir toplumun ekinine isabet ederek onu mahveden kavurucu bir rüzgâra benzer. Allah onlara haksızlık yapmadı, onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlardı.
Hakkı Yılmaz
Onların bu basit dünya hayatında harcadıklarının durumu, şirk koşmak sûretiyle kendilerine haksızlık eden bir toplumun ekinlerine isabet edip de onları değişime/yıkıma uğratan, içinde kavurucu soğuğu olan rüzgârın durumu gibidir. Ve Allah, onlara haksızlık etmedi. Fakat onlar, şirk koşmak sûretiyle kendilerine haksızlık ediyorlar.
Muhammed Esed
Onların bu dünya hayatı için harcadıkları, kendi kendilerine zulmeden bir halkın ekinlerine musallat olan ve onu mahveden dondurucu bir rüzgara benzer: Onlara haksızlık yapan Allah değildir, fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlar.
Mustafa İslamoğlu
Onların bu dünya hayatı için harcadıkları, kendi kendilerine zulmeden bir toplumun ekinlerine musallat olan ve onu mahveden dondurucu bir kasırgaya benzer: Onlara zulmeden Allah değildir, asıl onlar kendi kendilerine zulmetmektedir.
Suat Yıldırım
O batıl yollarda olanların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, Kendi öz canlarına zulmeden kimselerin ekinine isabet eden Ve o mahsulü kasıp kavuran bir rüzgarın durumuna benzer. Doğrusu Allah onlara zulmetmedi, ama onlar kendi kendilerine zulmettiler. *
Süleyman Ateş
Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, nefislerine zulmeden bir topluluğun ekinine vurup onu mahveden dondurucu bir rüzgar(ın tahribatın)a benzer. Allah onlara zulmetmedi; fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Şaban Piriş
Onların bu dünya hayatında harcadıkları şeyin örneği; kavurucu soğuk bir rüzgara benzer. Kendilerine zulmetmiş bir toplumun ekinine isabet eder de, onu helak eder. Oysa Allah, onlara zulmetmemiş fakat onlar kendilerine zulmetmişlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu dünya hayatında harcamakta olduklarının durumu, bir rüzgar örneğine benzer: Onda kavurucu bir soğuk vardır. Öz benliklerine zulmetmiş bir topluluğun ekinine değmiş de onu mahvetmiştir. Allah onlara zulmetmedi, onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Edip-Layth-Martha
The example of what they spend in this world is like a wind in which there is a frost; it afflicts the field of the people who wronged themselves, and thus destroys it. God did not wrong them, but it was themselves that they wronged.
Muhammad Asad
The parable of what they spend on the life of this world is that of an icy wind which smites the tilth of people who have sinned against themselves, and destroys it: for, it is not God who does them wrong, but it is they who are wronging themselves.*
Rashad Khalifa
The example of their accomplishments in this life is like a violent wind that hits the harvest of people who have wronged their souls, and wipes it out. GOD never wronged them; it is they who wronged themselves.,
The Monotheist Group
The example of what they spend in this world is like a wind in which there is a frost; it afflicts the field of the people who wronged themselves, and thus destroys it. God did not wrong them, but it was their souls that they wronged.