Al-i İmran Sûresi121. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (11 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإذve iƶhaniAnd when
2غدوتغ د وĞD̃Vğadevtesen erkendenyou left early morning
3منmin-denfrom
4أهلكا ه لEHLehlikeailen-your household
5تبوئب و اBVEtubevviuayrılmıştınto post
6المؤمنينا م نEMNl-mu'minīnemü'minlerithe believers
7مقاعدق ع دGAD̃meḳāǐdeyerleştiriyordun(to take) positions
8للقتالق ت لGTLlilḳitālisavaş içinfor the battle.
9واللهvallahuAllah daAnd Allah
10سميعس م عSMAsemīǔnişitendi(is) All-Hearing,
11عليمع ل مALMǎlīmunbilendiAll-Knowing.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واذ غدوت من اهلك تبوئ المومنين مقعد للقتال والله سميع عليم

Arapça (Harekeli)

وَإِذْ غَدَوْتَ مِنْ أَهْلِكَ تُبَوِّئُ الْمُؤْمِنِينَ مَقَاعِدَ لِلْقِتَالِ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

Transliterasyon

Ve iz gadavte min ehlike tubevviul mu’minîne makâide lil kıtâl|i|, vallâhu semîun alîm(alîmun).

Transliteration (Eng.)

Wa-i<span class="u">th</span> ghadawta min ahlika tubawwi-oalmu/mineena maq<span class="u">a</span>AAida lilqit<span class="u">a</span>li wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>husameeAAun AAaleem<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

An o zamanı, hani insanları savaş yerlerine yerleştirmek için sabahleyin erkenden âilenden ayrılmıştın ve Allah duyuyordu, biliyordu bunu.

Ali Bulaç

Hani sen, mü'minleri savaşmak için elverişli yerlere yerleştirmek için evinden erkenden ayrılmıştın. Allah işitendir, bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Hatırla o günü, ey Peygamber, inananları savaş düzenine sokmak için sabah erkenden evinden çıkmıştın. Allah her şeyi işitendir; her şeyi bilendir.

Diyanet İşleri

Hani sen, sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın. . .-Allah, hakkıyle işiten ve bilendir.

Edip Yüksel

Hani sen, sabah erkenden ailenden ayrılarak gerçeği onaylayanları savaşta tutacakları noktalara yerleştiriyordun. Elbette ALLAH İşitir, Bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hani sen sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işiten ve bilendir.

Erhan Aktaş

Hani! Sen, mü’minleri savaş düzenine sokmak için, sabah erkenden ailenden ayrılmıştın. Allah, Her Şeyi Duyan’dır, Her Şeyi Bilen’dir.

Hakkı Yılmaz

Ve hani sen, sabah erkenden mü’minleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ehlinden ayrılmıştın. –Ve Allah, en iyi işitendir, en iyi bilendir.–

Muhammed Esed

VE (hatırla o günü ey Peygamber), inananları savaş düzenine sokmak için sabah erkenden evinden çıkmıştın. Allah her şeyi işitiyor, her şeyi biliyordu,

Mustafa İslamoğlu

Hani, sabahleyin mü'minleri savaş düzenine sokmak için evinden çıkmıştın. Allah da tarifsiz bir biçimde her şeyi duyuyordu, her şeyi biliyordu.

Suat Yıldırım

Hani bir vakit, ey Resulüm, sen ailenden sabah erken ayrılmış, müminlere savaş mevzileri hazırlamak için yola çıkmıştın. Allah, semî ve alîmdir (hakkıyla işitir ve bilir). *

Süleyman Ateş

Hani sen, erkenden ailenden ayrılmıştın, (Uhud'da) mü'minleri savaş üslerine yerleştiriyordun. Allah da işitendi, bilendi.

Şaban Piriş

Hani sen, savaş için müminleri elverişli yerlere yerleştirmek üzere evinden ayrılmıştın. Allah işiten ve bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani sen ailenden erkenden ayrılmıştın da müminleri savaş için tutulması gereken noktalara yerleştiriyordun. Allah herşeyi çok iyi duyar, çok iyi bilir.

Edip-Layth-Martha

Recall when you departed from your family to prepare for those who acknowledged, their stations for battle, and God is Hearer, Knowledgeable.

Muhammad Asad

AND [remember, O Prophet, the day] when thou didst set out from thy home at early morn to place the believers in battle array.* And God was all-hearing, all-knowing

Rashad Khalifa

Recall that you (Muhammad) were among your people when you set out to assign to the believers their positions for battle. GOD is Hearer, Omniscient.,

The Monotheist Group

And as you departed from your family to prepare for the believers their stations for battle - and God is Hearer, Knowledgeable.