Al-i İmran Sûresi122. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إذ | — | iƶ | o vakit | When |
| 2 | همت | ه م مHMM | hemmet | yüz tutmuştu | inclined |
| 3 | طائفتان | ط و فŦVF | Tāifetāni | iki takım | two parties |
| 4 | منكم | — | minkum | sizden | among you |
| 5 | أن | — | en | that | |
| 6 | تفشلا | ف ش لFŞL | tefşelā | korkup bozulmaya | they lost heart, |
| 7 | والله | — | vallahu | halbuki Allah | but Allah |
| 8 | وليهما | و ل يVLY | veliyyuhumā | kendilerinin dostu idi | (was) their protector. |
| 9 | وعلى | — | ve ǎlā | And on | |
| 10 | الله | — | llahi | Allah'a | Allah |
| 11 | فليتوكل | و ك لVKL | felyetevekkeli | dayansınlar | let put (their) trust |
| 12 | المؤمنون | ا م نEMN | l-mu'minūne | inananlar | the believers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اذ همت طائفتان منكم ان تفشلا والله وليهما وعلى الله فليتوكل المومنون
Arapça (Harekeli)
إِذْ هَمَّت طَّائِفَتَانِ مِنكُمْ أَن تَفْشَلَا وَاللَّهُ وَلِيُّهُمَا وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ
Transliterasyon
İz hemmet tâifetâni minkum en tefşelâ vallâhu veliyyuhumâ ve alâllâhi fel yetevekkelil mu’minûn|e|.
Transliteration (Eng.)
I<span class="u">th</span> hammat <span class="u">ta</span>-ifat<span class="u">a</span>niminkum an tafshal<span class="u">a</span> wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu waliyyuhum<span class="u">a</span>waAAal<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hi falyatawakkali almu/minoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hani içinizden iki bölük, korkup geri dönmek üzereydi, halbuki Allah, onların yardımcısıydı ve ancak Allah'a dayanmalı inananlar.
Ali Bulaç
O zaman sizden iki grup, neredeyse 'çözülüp geri çekilmek' istemişti. Oysa Allah onların (Velisi) yardımcısıydı. Artık mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etmelidir.
Bayraktar Bayraklı
İçinizden iki grubun paniğe kapıldığını da hatırla. Halbuki Allah onlara yakındı. Müminler yalnız Allah'a güven duymalıdır.
Diyanet İşleri
O zaman içinizden iki bölük bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Müminler, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.*
Edip Yüksel
Sizden iki grup nerede ise bozguna uğradı. Oysa ALLAH onların Sahibiydi. Gerçeği onaylayanlar ALLAH'a güvensin.
Elmalılı Hamdi Yazır
O zaman içinizden iki takım bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. İnananlar, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.
Erhan Aktaş
Hani! İçinizden iki grup korkuya kapılıp, geri çekilmeye yeltenmişti. Hâlbuki Allah, onların velisiydi*. Mü’minler yalnız Allah’a tevekkül* etsinler.
Hakkı Yılmaz
O zaman sizden iki grup, Allah kendilerinin yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakını olmasına rağmen bozulmaya yüz tutmuştu. –Artık inananlar, yalnızca Allah'a işin sonucunu havale etsinler!–
Muhammed Esed
içinizden iki grubun paniğe kapıldığını (da); halbuki Allah onlara yakındı ve müminler yalnız Allah'a güven duymalıydılar:
Mustafa İslamoğlu
İçinizdeki iki grubun -Allah onların velisi olduğu halde- paniğe kapıldığını da (biliyordu). Artık mü'minler yalnız Allah'a güvenmeliler.
Suat Yıldırım
Ve hani sizden iki bölük, Allah da kendilerinin yardımcıları olduğu halde, korkarak geri çekilmeye yeltenmişlerdi. Halbuki müminlere düşen, yalnız Allah'a dayanıp güvenmeleridir.*
Süleyman Ateş
Sizden iki takım, korkup bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah, kendilerinin dostu idi. İnananlar, Allah'a dayansınlar.
Şaban Piriş
İçinizden iki grup, Allah yardımcıları olmasına rağmen, az kalsın yılgınlık gösteriyorlardı. Müminler, Allaha bağlansınlar!
Yaşar Nuri Öztürk
Sizden iki takım, korku ile bozulmak üzereydi. Halbuki Allah onların Veli'siydi. Müminler yalnız Allah'a güvenip dayansınlar.
Edip-Layth-Martha
When the two parties from among you were concerned about their failure, though God was their ally. In God those who acknowledge should trust.
Muhammad Asad
when two groups from among you were about to lose heart,* although God was near unto them and it is in God that the believers must place their trust:
Rashad Khalifa
Two groups among you almost failed, but GOD was their Lord. In GOD the believers shall trust.,
The Monotheist Group
When two parties from among you were obsessed that they would fail; while God was their supporter. In God the believers should trust.