Al-i İmran Sûresi127. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (9 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ليقطعق ط عGŦAliyeḳTaǎkessin diyeThat He may cut off
2طرفاط ر فŦRFTarafenbir kısmınıa part
3منmine-denof
4الذينelleƶīnekimseler-those who
5كفرواك ف رKFRkeferūinkar eden(ler)disbelieved
6أوevyahutor
7يكبتهمك ب تKBTyekbitehumve perişan etsin desuppress them
8فينقلبواق ل بGLBfeyenḳalibūdönüp gitsinler diyeso (that) they turn back
9خائبينخ ي بḢYBḣāibīneumutsuz olarakdisappointed.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ليقطع طرفا من الذين كفروا او يكبتهم فينقلبوا خائبين

Arapça (Harekeli)

لِيَقْطَعَ طَرَفًا مِّنَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَوْ يَكْبِتَهُمْ فَيَنقَلِبُوا خَائِبِينَ

Transliterasyon

Li yaktaa tarafen minellezîne keferû ev yekbitehum fe yenkalibû hâibîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Liyaq<span class="u">t</span>aAAa <span class="u">t</span>arafan mina alla<span class="u">th</span>eenakafaroo aw yakbitahum fayanqaliboo kh<span class="u">a</span>-ibeen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

O, kâfirlerin ileri gelenlerinden bir kısmını öldürmek, bir kısmını da baş aşağı edip ümitsiz bir hale getirerek döndürmek için yardım etti size.

Ali Bulaç

(Ki bununla) İnkar edenlerin önde gelenlerinden bir kısmını kessin (helak etsin) ya da 'umutları suya düşmüşler olarak onları' tepesi aşağı getirsin de geri dönüp gitsinler.'

Bayraktar Bayraklı

Allah, kâfirlerden bir kısmının kökünü kessin veya onları perişan etsin de, arzularına ulaşamadan hayal kırıklığı içinde dönüp gitsinler.

Diyanet İşleri

Allah, kafirlerden bir kısmının kökünü kessin veya onları perişan etsin, böylece bozulmuş bir halde dönüp gitsinler diye, size yardım eder).

Edip Yüksel

Böylece inkârcıların bir kısmını imha eder veya onları etkisiz hale getirip bozguna uğratır.

Elmalılı Hamdi Yazır

(Allah bu yardımı) inkâr edenlerden bir kısmını kessin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler (diye yaptı).

Erhan Aktaş

Bu yardım, Gerçeği yalanlayan nankörlerden bir kısmının imha edilmesi veya bozguna uğrayarak umutsuzca geri dönüp gitmeleri için yapıldı.

Hakkı Yılmaz

(123-127)Ve andolsun, sizler güçsüz iken, Allah, kendinize verilen nimetlerin karşılığını ödersiniz diye size Bedir'de yardım etti: Hani sen inananlara, “Rabbinizin, indirilen/ hulûl ettirilen üç bin haberci âyetle size yardım etmesi size yetmez mi?” diyordun. Eğer sabreder ve Allah'ın koruması altına girerseniz, evet sizi Rabbiniz destekler. Ve eğer onlar, ansızın üzerinize gelseler, Rabbiniz size işaretlenmiş /eğiten/ gönderilmiş beş bin haberci âyetle yardım eder. Ve Allah, bu yardımı size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Ve bu yardım, sırf Allah, kâfirlerden; Kendisinin ilâhlığını, rabliğini bilerek reddetmiş olan kimselerden bir kısmının kökünü kessin yahut onları perişan etsin de kaybeden kimseler olarak dönüp gitsinler diye, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olan ve en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapan Allah katındandır. Öyleyse Allah'ın koruması altına girin.

Muhammed Esed

(ve) O, hakikati inkara şartlanmış olanlardan bazısını (sizin vasıtanızla) mahvetsin, diğerlerini de öylesine alçaltsın ki ümitsizliğe kapılıp geri çekilsinler diye (bunu emretti).

Mustafa İslamoğlu

ki, küfre saplanan kimselerden bir kısmını tamamen mahvetsin ya da alçaltsın; sonunda umutsuzluğa kapılarak geri çekilsinler.

Suat Yıldırım

Evet, Allah Teâlâ kâfirlerden ileri gelenleri imha etmek Veya onları başaşağı ederek ümitsiz bir hale düşürmek için size bu imdadı gönderdi.

Süleyman Ateş

İnkar edenlerden bir kısmını kessin ve perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye (size yardım eder).

Şaban Piriş

126,127. -Allah, bu yardımı size sadece müjde olması ve kalplerinizin bununla yatışması, kafir olanların da bir kısmını yok edip veya perişan ederek ümitsizce geri dönmeleri için yapmıştı. Zafer, ancak Aziz ve Hakim olan Allah katındandır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah bunu yaptı ki, küfre sapanlardan bir kısmını kessin veya onları işe yaramaz hale getirsin de yıkık ve ürkek bir halde dönüp gitsinler.

Edip-Layth-Martha

Thus, He would sever a group of those who reject, or disgrace them; then they will turn back frustrated.

Muhammad Asad

[and] that [through you] He might destroy some of those who were bent on denying the truth, and so abase the others* that they would withdraw in utter hopelessness.

Rashad Khalifa

He thus annihilates some disbelievers, or neutralizes them; they always end up the losers.,

The Monotheist Group

Thus He will sever a group of those who reject, or disgrace them; then they will turn back frustrated.