Al-i İmran Sûresi13. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (29 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قد | — | ḳad | muhakak | Surely |
| 2 | كان | ك و نKVN | kāne | it was | |
| 3 | لكم | — | lekum | sizin için vardır | for you |
| 4 | آية | ا ي يEYY | āyetun | bir ibret | a sign |
| 5 | في | — | fī | in | |
| 6 | فئتين | ف ا يFEY | fieteyni | şu iki toplulukta | (the) two hosts |
| 7 | التقتا | ل ق يLGY | t-teḳatā | karşılaşan | which met - |
| 8 | فئة | ف ا يFEY | fietun | bir topluluk | one group |
| 9 | تقاتل | ق ت لGTL | tuḳātilu | çarpışıyordu | fighting |
| 10 | في | — | fī | in | |
| 11 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolunda | (the) way |
| 12 | الله | — | llahi | Allah | (of) Allah |
| 13 | وأخرى | ا خ رEḢR | ve uḣrā | öteki de | and another |
| 14 | كافرة | ك ف رKFR | kāfiratun | nankördü | disbelievers. |
| 15 | يرونهم | ر ا يREY | yeravnehum | onları görüyorlardı | They were seeing them |
| 16 | مثليهم | م ث لMS̃L | miṧleyhim | kendilerinin iki katı | twice of them |
| 17 | رأي | ر ا يREY | ra'ye | görüşüyle | with the sight |
| 18 | العين | ع ي نAYN | l-ǎyni | gözlerinin | (of) their eyes. |
| 19 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah |
| 20 | يؤيد | ا ي دEYD̃ | yu'eyyidu | destekler | supports |
| 21 | بنصره | ن ص رNṦR | bineSrihi | yardımıyle | with His help |
| 22 | من | — | men | kimseyi | whom |
| 23 | يشاء | ش ي اŞYE | yeşā'u | dilediği | He wills. |
| 24 | إن | — | inne | elbette | Indeed, |
| 25 | في | — | fī | in | |
| 26 | ذلك | — | ƶālike | bunda | that |
| 27 | لعبرة | ع ب رABR | leǐbraten | bir ibret vardır | surely (is) a lesson |
| 28 | لأولي | ا و لEVL | liūlī | olanlar için | for the owners |
| 29 | الأبصار | ب ص رBṦR | l-ebSāri | gözleri | (of) vision. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قد كان لكم ءاية فى فئتين التقتا فئة تقتل فى سبيل الله واخرى كافرة يرونهم مثليهم راى العين والله يويد بنصره من يشاء ان فى ذلك لعبرة لاولى الابصر
Arapça (Harekeli)
قَدْ كَانَ لَكُمْ آيَةٌ فِي فِئَتَيْنِ الْتَقَتَا فِئَةٌ تُقَاتِلُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَأُخْرَى كَافِرَةٌ يَرَوْنَهُم مِّثْلَيْهِمْ رَأْيَ الْعَيْنِ وَاللَّهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِهِ مَن يَشَاءُ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَعِبْرَةً لِّأُولِي الْأَبْصَارِ
Transliterasyon
Kad kâne lekum âyetun fî fieteynil tekatâ fietun tukâtilu fî sebîlillâhi ve uhrâ kâfiratun yeravnehum misleyhim ra’yel ayn|i|, vallâhu yûeyyidu bi nasrihî men yeşâ’(yeşâu) inne fî zâlike le ibreten li ulîl ebsâr|i|.
Transliteration (Eng.)
Qad k<span class="u">a</span>na lakum <span class="u">a</span>yatun feefi-atayni iltaqat<span class="u">a</span> fi-atun tuq<span class="u">a</span>tilu fee sabeeli All<span class="u">a</span>hiwaokhr<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>firatun yarawnahum mithlayhim ra/yaalAAayni wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu yu-ayyidu bina<span class="u">s</span>rihi manyash<span class="u">a</span>o inna fee <span class="u">tha</span>lika laAAibratan li-olee al-ab<span class="u">sa</span>r<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İbretti size birbirleriyle karşılaşan o iki bölüğün hali. Bir bölük, Allah yolunda savaşmadaydı, öbürüyse kâfirdi ve inananları, gözleriyle iki misli görmedeydiler. Allah, dilediğini yardımıyla kuvvetlendirir ve şüphe yok ki bunda, görenlere kesin bir ibret var.
Ali Bulaç
Karşı karşıya gelen iki toplulukta, sizin için andolsun bir ayet (ibret) vardır. Bir topluluk, Allah yolunda çarpışıyordu, diğeri ise kafirdi ki göz görmesiyle karşılarındakini kendilerinin iki katı görüyorlardı. İşte Allah, dilediğini yardımıyla destekler. Şüphesiz bunda, basiret sahipleri için gerçekten bir ibret vardır.
Bayraktar Bayraklı
Savaşta/Bedir'de karşı karşıya gelen iki orduda sizin için bir işaret vardır. Ordunun biri Allah için savaşırken, diğeri O'nu inkâr ediyordu. Gözleriyle diğer tarafı kendilerinin iki misli gördüler. Ama Allah, dilediğini yardımıyla güçlendirir. Elbette bunda basiret/aydınlık sahipleri için bir ibret vardır.
Diyanet İşleri
(Bedir'de) karşı karşıya gelen şu iki gurubun halinde sizin için büyük bir ibret vardır. Biri Allah yolunda çarpışan bir gurup, diğeri ise bunları apaçık kendilerinin iki misli gören kafir bir gurup. Allah dilediğini yardımı ile destekler. Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır.
Edip Yüksel
Karşılaşan iki orduda sizin için bir ders var. Ordulardan birisi ALLAH yolunda savaşırken diğeri de inkârcı idi. Onları gözleriyle kendilerinin iki katı olarak görüyorlardı. ALLAH dilediğini zaferle destekler. Bunda görüş sahipleri için bir ibret vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hiç şüphesiz karşı karşıya gelen iki toplulukta size bir âyet, bir işaret ve ibret vardır. Onlardan biri Allah yolunda savaşıyordu, öbürü de kâfirdi ve karşılarındakini göz kararıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da gönderdiği yardımla dilediğini destekliyordu. Gören gözleri olanlar için elbette bunda apaçık bir ibret vardır.
Erhan Aktaş
İk i topluluğun karşılaşmasında kesinlikle sizin için bir ayet vardır: Topluluğun birisi Allah yolunda savaşanlardan, diğeri de gerçeği yalanlayan nankörlerdendi. Gerçeği yalanlayan nankörler, onları kendilerinin iki katı olarak görüyorlardı. Allah, dilediğini yardımı ile destekler. Kuşkusuz, basiret* sahipleri için bunda bir ders vardır.
Hakkı Yılmaz
Karşılaşan iki birlikte sizin için kesinlikle bir alâmet/gösterge vardır; birliğin biri, Allah yolunda savaşıyordu; diğeri de kâfirdi; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini örtendi/ inanmayandı. Onları, göz görüşüyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Ve Allah, dilediğini yardımıyla güçlendirir. Şüphesiz bunda basiret sahipleri; sağduyulu kimseler için kesinlikle bir ibret vardır.
Muhammed Esed
Savaşta karşı karşıya gelen iki orduda sizin için bir işaret vardı: bir ordu Allah için savaşırken diğeri O'nu inkar ediyordu. (Öncekiler,) kendi gözleriyle diğer tarafı kendilerinin iki misli (kalabalık) gördüler: Ama Allah, dilediğini yardımıyla güçlendirir. Bakın, bunda görecek gözleri olan herkes için muhakkak bir ders vardır.
Mustafa İslamoğlu
Karşı karşıya gelen iki orduda sizin için bir mesaj vardı: Bir ordu Allah yolunda savaşıyor, diğeri ise inkarında direniyordu. Onlar ötekilerin iki misli olduğunu kendi gözleriyle görüyorlardı: Ama Allah dilediğini yardımıyla güçlendirir. İşte bu olayda basiret sahipleri için elbette ibretler vardır.
Suat Yıldırım
Birbiriyle karşılaşan iki toplulukta size büyük bir ibret vardı: Bunlardan biri Allah yolunda vuruşuyordu. Diğeri ise kâfir idi. O kâfirler Müslümanları, bizzat gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah, dilediği kimseleri nusratıyla destekler. Elbette bunda görecek gözleri olanlar için alınacak ibret vardır. [8, 43]*
Süleyman Ateş
Karşılaşan şu iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu, öteki de nankördü, onları, gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah dilediğini yardımıyle destekler. Elbette (bunda) gözleri olanlar için bir ibret vardı.*
Şaban Piriş
Karşı karşıya gelen iki toplulukta, sizin için bir ayet vardır. Bunlardan biri Allah yolunda savaşıyordu, diğeri ise kafir idi. Gözleriyle onların kendilerinin iki misli olduklarını görüyorlardı. Allah, dilediğini yardımıyla güçlendirir. Bunda, gören göze sahip olanlar için gerçekten ibret vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yüz yüze gelen şu iki toplulukta sizin için bir ibret vardır. Biri Allah yolunda çarpışıyordu; ötekisi küfre batmıştı. Allah yolunda çarpışanları, kafa gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah, öz yardımıyla dilediğini destekler. İşte bunda, gözleri olanlar için gerçek bir ibret vardır.
Edip-Layth-Martha
There was a sign for you in the two groups that met. One was fighting in the cause of God, and the other was ingrate. They thus saw them as twice their number with their eyes. God supports with His victory whomever He wills. In this is a lesson for those with vision.
Muhammad Asad
You have already had a sign in the two hosts that met in battle, one host fighting in God's cause and the other denying Him; with their own eyes [the former] saw the others as twice their own number: but God strengthens with His succour whom He wills. In this, behold, there is indeed a lesson for all who have eyes to see.*
Rashad Khalifa
An example has been set for you by the two armies who clashed - one army was fighting in the cause of GOD, while the other was disbelieving. They saw with their own eyes that they were twice as many. GOD supports with His victory whomever He wills. This should provide an assurance for those who possess vision.,
The Monotheist Group
There was a sign for you in the two groups that met. One was fighting in the cause of God, and the other was rejecting. They thus saw them as twice their number with their eyes. And God supports with His victory whom He wills. In this is a lesson for those with vision.