Al-i İmran Sûresi137. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قد | — | ḳad | şüphesiz | Verily |
| 2 | خلت | خ ل وḢLV | ḣalet | uygulanmıştır | passed |
| 3 | من | — | min | from | |
| 4 | قبلكم | ق ب لGBL | ḳablikum | sizden önce de | before you |
| 5 | سنن | س ن نSNN | sunenun | yasalar | situations, |
| 6 | فسيروا | س ي رSYR | fesīrū | dolaşın | then travel |
| 7 | في | — | fī | in | |
| 8 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 9 | فانظروا | ن ظ رNƵR | fenZurū | ve görün | and see |
| 10 | كيف | ك ي فKYF | keyfe | nasıl | how |
| 11 | كان | ك و نKVN | kāne | olduğunu | was |
| 12 | عاقبة | ع ق بAGB | ǎāḳibetu | sonunun | (the) end |
| 13 | المكذبين | ك ذ بKZ̃B | l-mukeƶƶibīne | yalanlayıcıların | (of) the deniers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قد خلت من قبلكم سنن فسيروا فى الارض فانظروا كيف كان عقبة المكذبين
Arapça (Harekeli)
قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِكُمْ سُنَنٌ فَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَانظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبِينَ
Transliterasyon
Kad halet min kablikum sunenun, fe sîrû fîl ardı fenzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qad khalat min qablikum sunanun faseeroofee al-ar<span class="u">d</span>i fa<span class="b">o</span>n<span class="i"><span class="u">th</span></span>uroo kayfa k<span class="u">a</span>naAA<span class="u">a</span>qibatu almuka<span class="u">thth</span>ibeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sizden önce nice dinler gelip geçti. Yeryüzünü gezin, dolaşın da yalanlayanların sonucu ne olmuş, bakın, görün.
Ali Bulaç
Gerçek şu ki, sizden önce nice sünnetler gelip-geçmiştir. Bundan dolayı yeryüzünde gezip-dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonuç nasıl oldu bir görün.
Bayraktar Bayraklı
Sizden önce nice milletlerin çöküş olguları gelip geçti. Öyleyse yeryüzünde dolaşınız ve inkâr edenlerin sonunun ne olduğunu görünüz.
Diyanet İşleri
Sizden önce nice (milletler hakkında) ilahi kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allah'ın ayetlerini) yalan sayanların akıbeti ne olmuş, görün!
Edip Yüksel
Sizden önce de yasalar uygulanmıştı. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayıcıların sonunun ne olduğunu görün.
Elmalılı Hamdi Yazır
Muhakkak ki sizden önce birçok olaylar, şeriatler gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin, dolaşın da yalancıların sonunun nasıl olduğunu bir görün.
Erhan Aktaş
Sizden önceki nesillerin başına, sünnettullah* gereği birtakım olaylar gelip geçti. Yeryüzünü dolaşın* da, yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün.
Hakkı Yılmaz
Kesinlikle sizden önce uygulamalar gelip geçti. Hadi, yeryüzünde gezin de yalanlayıcıların âkıbetinin nasıl olduğunu bir görün.
Muhammed Esed
SİZDEN önce (nice) hayat tarzları gelip geçti. Öyleyse, yeryüzünde dolaşın ve hakikati yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün:
Mustafa İslamoğlu
Sizden önce de nice hayat tarzları gelip geçti. Öyleyse gezin yeryüzünü ve hakikati yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün!
Suat Yıldırım
Sizden önce, Allah'ın koymuş olduğu hayat kanunlarına uygun olarak, nice olaylar, ümmetler geçti. . . İsterseniz dünyayı gezip dolaşın da dîni yalan sayanların âkıbetlerini görün!
Süleyman Ateş
Sizden önce de yasalar uygulanmıştır. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayıcıların sonunun nasıl olduğunu görün.
Şaban Piriş
-Sizden önce nice hayat tarzları gelip geçmiştir. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların akıbetinin nasıl olduğunu görün!
Yaşar Nuri Öztürk
Sizden önce de yollar-yasalar gelip geçmiştir. O halde yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nice olmuştur görün.
Edip-Layth-Martha
Many nations have come before you. So roam the earth and see what the consequence of the liars was.
Muhammad Asad
[MANY] WAYS of life have passed away before your time.* Go, then, about the earth and behold what happened in the end to those who gave the lie to the truth:
Rashad Khalifa
Precedents have been set for you in the past; roam the earth and note the consequences for the unbelievers.,
The Monotheist Group
Many nations have come before you, so roam the earth and see how the punishment was for the deniers.