Al-i İmran Sûresi147. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | ve değildi | And not |
| 2 | كان | ك و نKVN | kāne | were | |
| 3 | قولهم | ق و لGVL | ḳavlehum | sözleri | their words |
| 4 | إلا | — | illā | başka | except |
| 5 | أن | — | en | that | |
| 6 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | demelerinden | they said, |
| 7 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz | """Our Lord" |
| 8 | اغفر | غ ف رĞFR | ğfir | bağışla | forgive |
| 9 | لنا | — | lenā | bizim | for us |
| 10 | ذنوبنا | ذ ن بZ̃NB | ƶunūbenā | günahlarımızı | our sins |
| 11 | وإسرافنا | س ر فSRF | ve isrāfenā | ve taşkınlığımızı | and our excesses |
| 12 | في | — | fī | in | |
| 13 | أمرنا | ا م رEMR | emrinā | işimizde | our affairs |
| 14 | وثبت | ث ب تS̃BT | ve ṧebbit | ve sağlam tut | and make firm |
| 15 | أقدامنا | ق د مGD̃M | eḳdāmenā | ayaklarımızı | our feet |
| 16 | وانصرنا | ن ص رNṦR | venSurnā | bize yardım eyle | and give us victory |
| 17 | على | — | ǎlā | karşı | over |
| 18 | القوم | ق و مGVM | l-ḳavmi | toplumuna | [the people] |
| 19 | الكافرين | ك ف رKFR | l-kāfirīne | kafirler | "the disbelievers.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما كان قولهم الا ان قالوا ربنا اغفر لنا ذنوبنا واسرافنا فى امرنا وثبت اقدامنا وانصرنا على القوم الكفرين
Arapça (Harekeli)
وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ إِلَّا أَن قَالُوا رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Transliterasyon
Ve mâ kâne kavlehum illâ en kâlû rabbenagfir lenâ zunûbenâ ve isrâfenâ fî emrinâ ve sebbit akdâmenâ vensurnâ alel kavmil kâfirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na qawlahum ill<span class="u">a</span>an q<span class="u">a</span>loo rabban<span class="u">a</span> ighfir lan<span class="u">a</span> <span class="u">th</span>unooban<span class="u">a</span>wa-isr<span class="u">a</span>fan<span class="u">a</span> fee amrin<span class="u">a</span> wathabbit aqd<span class="u">a</span>man<span class="u">a</span>wa<span class="b">o</span>n<span class="u">s</span>urn<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> alqawmi alk<span class="u">a</span>fireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sözleri ancak şuydu: Rabbimiz, yarlıga suçlarımızı, bağışla işlerimizde taşkınlık göstermemizi ve diret ayaklarımızı, yardım et bize kâfir kavme karşı.
Ali Bulaç
Onların söyledikleri: "Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı (bastıkları yerde) sağlamlaştır ve bize kafirler topluluğuna karşı yardım et" demelerinden başka bir şey değildi.
Bayraktar Bayraklı
Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla; ayaklarımızı sabit kıl; kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl!”
Diyanet İşleri
Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti: Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla; ayaklarımızı (yolunda) sabit kıl; kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl!
Edip Yüksel
Sözleri yalnızca şuydu: "Rabbimiz, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam tut ve inkârcı topluluğa karşı bize zafer ver."
Elmalılı Hamdi Yazır
Onların sözleri ancak: "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı diret, Kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!" demekten ibaretti.
Erhan Aktaş
Onların sözleri ancak şuydu: “Ey Rabbimiz! Suçlarımızı ve yaptığımız taşkınlıkları bağışla, ayaklarımızı sabit kıl, gerçeği yalanlayan nankörlere karşı bize yardım et.”
Hakkı Yılmaz
Onların sözleri de sadece: “Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıklarımızı bağışla ve ayaklarımızı sabitle, kâfirler; Senin ilâhlığını, rabliğini bilerek reddedenler toplumuna karşı bize yardım et!” idi.
Muhammed Esed
Onların tek söyledikleri şuydu: "Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıkları bağışla! Adımlarımızı sağlamlaştır ve hakikati inkar edenlere karşı bize yardım et!"
Mustafa İslamoğlu
Onların söylediği yalnızca şuydu: "Rabbimiz! Günahlarımızı ve haddi aşan tavırlarımızı bağışla! Bizi sabit kadem kıl ve kafir topluma karşı bize yardım et!"
Suat Yıldırım
Evet onların bu durumda dedikleri sadece şu oldu: “Ey bizim kerîm Rabbimiz, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıklarımızı affet! Ayaklarımızı hak yolda sabit kıl ve kâfirler gürûhuna karşı bize yardım eyle! ”
Süleyman Ateş
Sadece şöyle diyorlardı: "Rabbimiz, bizim günahlarımızı ve işimizde taşkınlığımızı bağışla, ayaklarımızı (yolunda) sağlam tut, kafir topluma karşı bize yardım eyle!"
Şaban Piriş
Onların sözü:-Rabbimiz, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılığımızı bağışla ayaklarımızı sabit kıl, kafir topluma karşı bize yardım et! demekten başka bir şey değildi.
Yaşar Nuri Öztürk
Sözleri yalnız şu olmuştur: Ey Rabbimiz! Bağışla bizim günahlarımızı, affet işlerimizdeki taşkınlığımızı, sağlam bastır ayaklarımızı ve yardım et bize küfre sapan topluma karşı.
Edip-Layth-Martha
They said nothing but: "Our Lord, forgive us our sins and our shortcomings in our responsibility, and make firm our foothold, and grant us victory over the ingrates."
Muhammad Asad
and all that they said was this: "O our Sustainer! Forgive us our sins and the lack of moderation in our doings! And make firm our steps, and succour us against people who deny the truth!" -
Rashad Khalifa
Their only utterance was, "Our Lord, forgive us our sins, and our transgressions, strengthen our foothold, and grant us victory over the disbelievers.",
The Monotheist Group
And they did not say except: "Our Lord, forgive us our sins and our shortcomings in our responsibility, and make firm our foothold, and grant us victory over the rejecting people."