Al-i İmran Sûresi148. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فآتاهم | ا ت يETY | fe ātāhumu | onlara verdi | So gave them |
| 2 | الله | — | llahu | Allah (da) | Allah |
| 3 | ثواب | ث و بS̃VB | ṧevābe | karşılığını | reward |
| 4 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünya | (in) the world |
| 5 | وحسن | ح س نḪSN | ve Husne | ve en güzelini | and good |
| 6 | ثواب | ث و بS̃VB | ṧevābi | karşılığının | reward |
| 7 | الآخرة | ا خ رEḢR | l-āḣirati | ahiret | (in) the Hereafter. |
| 8 | والله | — | vallahu | (çünkü) Allah | And Allah |
| 9 | يحب | ح ب بḪBB | yuHibbu | sever | loves |
| 10 | المحسنين | ح س نḪSN | l-muHsinīne | güzel davrananları | the good-doers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاتىهم الله ثواب الدنيا وحسن ثواب الءاخرة والله يحب المحسنين
Arapça (Harekeli)
فَآتَاهُمُ اللَّهُ ثَوَابَ الدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الْآخِرَةِ وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ
Transliterasyon
Fe âtâhumullâhu sevâbed dunyâ ve husne sevâbil âhireh(âhireti), vallâhu yuhibbul muhsinîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fa<span class="u">a</span>t<span class="u">a</span>humu All<span class="u">a</span>hu thaw<span class="u">a</span>baa<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span> wa<span class="u">h</span>usna thaw<span class="u">a</span>bi al-<span class="u">a</span>khiratiwa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu yu<span class="u">h</span>ibbu almu<span class="u">h</span>sineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah da onlara dünya nîmetlerini ve âhiretin güzelim mükâfatını verdi ve Allah, iyilik edenleri sever.
Ali Bulaç
Böylece Allah, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini onlara verdi. Allah iyilikte bulunanları sever.
Bayraktar Bayraklı
Allah da onlara dünya nimetini, âhiret sevabının güzelliğini verdi. Allah iyi davrananları sever.
Diyanet İşleri
Allah da onlara dünya nimetini ve (daha da önemlisi,) ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah, iyi davrananları sever.
Edip Yüksel
ALLAH da onlara hem dünya nimetini hem de ahiret nimetinin en güzelini verdi. ALLAH güzel davrananları sever.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah güzel davrananları sever.
Erhan Aktaş
Bunun üzerine, Allah da onlara, hem dünya kazancını hem de ahiretin en iyi kazancını verdi. Allah, muhsin* olanları sever.
Hakkı Yılmaz
Bu yüzden Allah, onlara dünya karşılığını ve âhiret karşılığının güzelliğini verdi. Ve Allah, güzelleştirenleri-iyileştirenleri sever.
Muhammed Esed
Bunun üzerine Allah, onlara, hem bu dünya nimetlerini, hem de ahiretin en güzel nimetlerini bağışladı: Zira Allah, iyilik yapanları sever.
Mustafa İslamoğlu
Bunun ardından Allah onlara, hem bu dünya nimetlerini hem de ahiret nimetlerinin en güzelini bahşetti: Allah kendisini görüyormuş gibi kulluk edenleri sever.
Suat Yıldırım
Allah da onlara hem dünya mükâfatını, hem de o güzelim âhiret mükâfatını verdi. Allah elbette muhsinleri, hep iyi davrananları sever.
Süleyman Ateş
Allah da onlara hem dünya karşılığını, hem ahiret karşılığının en güzelini verdi. Çünkü Allah, güzel davrananları sever.
Şaban Piriş
Allah da onlara dünya nimetini ve ahiret nimetinin en güzelini verdi. Allah iyilik edenleri sever.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah da onlara, hem dünya nimetini verdi hem de ahiret sevabının en güzelini. Allah, güzel düşünüp güzellik sergiliyenleri sever.
Edip-Layth-Martha
So God gave them the reward of this world and the best reward of the Hereafter; and God loves the good doers.
Muhammad Asad
whereupon God granted them the rewards of this world, as well as the goodliest rewards of the life to come: for God loves the doers of good.
Rashad Khalifa
Consequently, GOD granted them the rewards of this world, and the better rewards of the Hereafter. GOD loves the good doers.,
The Monotheist Group
So God gave them the reward of this world and the best reward of the Hereafter; and God loves the good doers.