Al-i İmran Sûresi156. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (37 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | أيها | أ ي هEYH | eyyuhā | SİZ! | You |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | who |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inananlar | believe[d]! |
| 5 | لا | — | lā | (Do) not | |
| 6 | تكونوا | ك و نKVN | tekūnū | olmayın | be |
| 7 | كالذين | — | kālleƶīne | kimseler (gibi) | like those who |
| 8 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(ler) | disbelieved |
| 9 | وقالوا | ق و لGVL | ve ḳālū | ve diyenler (gibi) | and they said |
| 10 | لإخوانهم | ا خ وEḢV | liiḣvānihim | kardeşleri için | about their brothers |
| 11 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 12 | ضربوا | ض ر بŽRB | Derabū | sefere çıktıkları | they traveled |
| 13 | في | — | fī | in | |
| 14 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 15 | أو | — | ev | ya da | or |
| 16 | كانوا | ك و نKVN | kānū | they were | |
| 17 | غزى | غ ز وĞZV | ğuzzen | savaşa çıktıkları | fighting, |
| 18 | لو | — | lev | eğer | """If" |
| 19 | كانوا | ك و نKVN | kānū | olsalardı | they had been |
| 20 | عندنا | ع ن دAND̃ | ǐndenā | bizim yanımızda | with us, |
| 21 | ما | — | mā | not | |
| 22 | ماتوا | م و تMVT | mātū | ölmezlerdi | they (would have) died |
| 23 | وما | — | ve mā | and not | |
| 24 | قتلوا | ق ت لGTL | ḳutilū | ve öldürülmezlerdi | "they (would have) been killed.""" |
| 25 | ليجعل | ج ع لCAL | liyec'ǎle | yapar | So makes |
| 26 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 27 | ذلك | — | ƶālike | bu (düşünce ve sözlerini) | that |
| 28 | حسرة | ح س رḪSR | Hasraten | bir dert | a regret |
| 29 | في | — | fī | in | |
| 30 | قلوبهم | ق ل بGLB | ḳulūbihim | kalblerinde | their hearts. |
| 31 | والله | — | vallahu | Allahtır | And Allah |
| 32 | يحيي | ح ي يḪYY | yuHyī | yaşatan | gives life |
| 33 | ويميت | م و تMVT | ve yumītu | ve öldüren | and causes death, |
| 34 | والله | — | vallahu | Allah | and Allah |
| 35 | بما | — | bimā | şeyleri | of what |
| 36 | تعملون | ع م لAML | teǎ'melūne | yaptıklarınız | you do |
| 37 | بصير | ب ص رBṦR | beSīrun | görmektedir | (is) All-Seer. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يايها الذين ءامنوا لا تكونوا كالذين كفروا وقالوا لاخونهم اذا ضربوا فى الارض او كانوا غزى لو كانوا عندنا ما ماتوا وما قتلوا ليجعل الله ذلك حسرة فى قلوبهم والله يحى ويميت والله بما تعملون بصير
Arapça (Harekeli)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ كَفَرُوا وَقَالُوا لِإِخْوَانِهِمْ إِذَا ضَرَبُوا فِي الْأَرْضِ أَوْ كَانُوا غُزًّى لَّوْ كَانُوا عِندَنَا مَا مَاتُوا وَمَا قُتِلُوا لِيَجْعَلَ اللَّهُ ذَلِكَ حَسْرَةً فِي قُلُوبِهِمْ وَاللَّهُ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
Transliterasyon
Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tekûnû kellezîne keferû ve kâlû li ıhvânihim izâ darabû fîl ardı ev kânû guzzen lev kânû indenâ mâ mâtû ve mâ kutilû, li yec’alallâhu zâlike hasreten fî kulûbihim vallâhu yuhyî ve yumît|u|, vallâhu bi mâ ta’melûne basîr(basîrun).
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manool<span class="u">a</span> takoonoo ka<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena kafaroo waq<span class="u">a</span>looli-ikhw<span class="u">a</span>nihim i<span class="u">tha</span> <span class="u">d</span>araboo fee al-ar<span class="u">d</span>iaw k<span class="u">a</span>noo ghuzzan law k<span class="u">a</span>noo AAindan<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span>too wam<span class="u">a</span> qutiloo liyajAAala All<span class="u">a</span>hu <span class="u">tha</span>lika<span class="u">h</span>asratan fee quloobihim wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu yu<span class="u">h</span>yeewayumeetu wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu bim<span class="u">a</span> taAAmaloona ba<span class="u">s</span>eer<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, sakın kâfir olup da sefere çıkan, yahut savaşa giden kardeşlerine, bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi, öldürülmezlerdi diyenlere benzemeyin. Allah, bunu, onların yüreklerine bir hasret olarak yerleştirdi. Halbuki dirilten de Allah'tır, öldüren de ve Allah, bütün yaptıklarınızı görür.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, inkar edenler ile yeryüzünde gezip dolaşırken veya savaşta bulundukları sırada (ölen) kardeşleri için: "Yanımızda olsalardı, ölmezlerdi, öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın. Allah, bunu onların kalplerinde onulmaz bir hasret olarak kıldı. Dirilten ve öldüren Allah'tır. Allah, yaptıklarınızı görendir.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Sakın sefere veya savaşa çıktıktan sonra kardeşleri hakkında, “Bunlar bizim yanımızda kalsalardı ölmezler veya öldürülmezlerdi” diyen kâfirler gibi olmayınız. Allah bunu onların içine yürek yarası yaptı. Allah yaşatır ve öldürür; Allah, bütün yaptıklarınızı bilir.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Sizler, inkâr edenler ve yeryüzünde sefere çıkan veya savaşan kardeşleri hakkında: "Eğer bizim yanımızda kalsalardı ölmezler, öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın. Allah bu kanaatı onların kalplerine (kaybettikleri yakınları için onulmaz) bir hasret (yarası) olarak koydu. Canı veren de alan da Allah'tır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görür.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlar! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri için, "Bizimle kalsalardı ne ölür ne de öldürülürlerdi" diyen inkârcılar gibi olmayın. ALLAH bu tip düşünceyi kalplerinde bir üzüntü kaynağı yapar. Yaşatan da öldüren de ALLAH'tır. ALLAH yaptıklarınızı Görüyor.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Sizler inkâr edenler ve yeryüzünde sefere veya savaşa çıkan kardeşleri için: "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi." diyenler gibi olmayın. Allah bunu, onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, diriltir ve öldürür. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
Erhan Aktaş
Ey iman edenler! Yolculuğa çıkan ya da savaşa katılan kardeşleri hakkında, “Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmez ve öldürülmezlerdi.” diyen, gerçeği yalanlayan nankör kimseler gibi olmayın. Allah, bunu, kalplerinde bir hasret* olsun diye yaptı. Allah, yaşatan ve öldürendir. Kuşkusuz, Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.
Hakkı Yılmaz
Ey iman etmiş kişiler! Allah'ın ilâhlığını, rabliğini tanımayan ve yeryüzünde dolaşan yahut gazaya çıkan kardeşleri için “Yanımızda olsalardı ölmezlerdi, öldürülmezlerdi” diyen şu kişiler gibi olmayın. –Kesinlikle Allah, bunu, onların kalplerinde bir yara yapacaktır.– Ve Allah, hayat verir ve öldürür. Ve Allah, yaptıklarınızı en iyi görendir.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Uzak yerlere seyahate çık(tıkt)an veya savaşa katıl(dıktan sonra öl)en kardeşleri hakkında, "Bizimle kalmış olsalardı ölmeyeceklerdi," veya "öldürülmemiş olacaklardı" diyen, hakikati inkara şartlanmış kimseler gibi olmayın; zira Allah, bu tür düşünceleri onların kalplerinde acı bir pişmanlık kaynağı yapacaktır, çünkü hayat bağışlayan ve ölüme hükmeden yalnız Allah'tır. Allah, yaptığınız her şeyi görür.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! İnkara saplanıp da, yeryüzünde sefere çıkan ya da gazaya katılan kardeşleri için "Bizimle kalmış olsalardı ölmeyecekler ya da öldürülmeyeceklerdi" diyenler gibi olmayın! Zira Allah bunu, onların içine bir yürek yarası yapacaktır. Çünkü hayatı ve ölümü yaratan Allah'tır: ve Allah yaptığınız her şeyi görmektedir.
Suat Yıldırım
Ey iman edenler! Dini inkâr edip de Allah için seferde ölen veya gazalarda öldürülen arkadaşları hakkında: “Bizim yanımızda olsalardı, ne ölürler ne de öldürülürlerdi. ” diyenler gibi olmayın! Allah bunu, onların gönüllerinde bir hasret, bir yürek yarası olarak bıraksın diye yaptı. Hayatı veren de, alan da Allah'tır. Allah bütün yaptıklarınızı görür.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, siz inkar edenler ve yeryüzünde sefere, ya da savaşa çıkan gazi kardeşleri için: "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve vurulmazlardı." diyenler gibi olmayın. Allah, onların bu düşünce ve sözlerini, kalblerinde dert yapar. Yaşatan da, öldüren de Allahtır. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.
Şaban Piriş
-Ey iman edenler! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri için “yanımızda kalsalardı ölmez ve öldürülmezlerdi” diyen kafirler gibi olmayın. Allah, bunu onların kalbinde yakıp kavuran bir dert kılmak için ortaya koymuştur. Yaşatan da öldüren de Allahtır. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman sahipleri! Yeryüzünde dolaşan yahut gazaya çıkan kardeşleri için şöyle diyen inkarcılar gibi olmayın: "Yanımızda olsaydılar ölmezlerdi, öldürülmezlerdi." Allah bunu onların kalplerinde bir özlem yapacaktır. Allah diriltir de öldürür de. Allah, yapıp ettiklerinizi en iyi şekilde görmektedir.
Edip-Layth-Martha
O you who acknowledge do not be like those who rejected and said to their brothers when they were marching in the land or on the offensive: "If they were here with us they would not have died nor been killed." God will make this a source of grief in their hearts, and God grants life and death, and God is watching over what you do.
Muhammad Asad
O you who have attained to faith! Be not like those who are bent on denying the truth and say of their brethren [who die] after having set out on a journey to faraway places* or gone forth to war, "Had they but remained with us, they would not have died," or, "they would not have been slain" - for God will cause such thoughts to become* a source of bitter regret in their hearts, since it is God who grants life and deals death. And God sees all that you do.
Rashad Khalifa
O you who believe, do not be like those who disbelieved and said of their kinsmen who traveled or mobilized for war, "Had they stayed with us, they would not have died or gotten killed." GOD renders this a source of grief in their hearts. GOD controls life and death. GOD is Seer of everything you do.,
The Monotheist Group
O you who believe do not be like those who rejected and said to their brothers when they had gone forth in the land or on the offensive: "If they were here with us they would not have died nor been killed." God will make this a source of grief in their hearts, and God grants life and death, and God is watching over what you do.