Al-i İmran Sûresi155. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (21 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimseleri | those who |
| 3 | تولوا | و ل يVLY | tevellev | yüz çevirip giden | turned back |
| 4 | منكم | — | minkum | içinizden | among you |
| 5 | يوم | ي و مYVM | yevme | gün | (on the) day |
| 6 | التقى | ل ق يLGY | t-teḳā | iki topluluğun | met |
| 7 | الجمعان | ج م عCMA | l-cem'ǎāni | karşılaştığı | the two hosts - |
| 8 | إنما | — | innemā | şüphesiz | only |
| 9 | استزلهم | ز ل لZLL | stezellehumu | (yoldan) kaydırmak istemişti | made them slip |
| 10 | الشيطان | ش ط نŞŦN | ş-şeyTānu | şeytan | the Shaitaan |
| 11 | ببعض | ب ع ضBAŽ | bibeǎ'Di | bazı | for some |
| 12 | ما | — | mā | dolayı | (of) what |
| 13 | كسبوا | ك س بKSB | kesebū | yaptıkları işlerden | they (had) earned. |
| 14 | ولقد | — | veleḳad | ama elbette | And surely |
| 15 | عفا | ع ف وAFV | ǎfā | affetti | forgave |
| 16 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 17 | عنهم | — | ǎnhum | onları | [on] them, |
| 18 | إن | — | inne | şüphesiz | indeed, |
| 19 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 20 | غفور | غ ف رĞFR | ğafūrun | çok bağışlayandır | (is) Oft-Forgiving, |
| 21 | حليم | ح ل مḪLM | Halīmun | halimdir | All-Forbearing. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان الذين تولوا منكم يوم التقى الجمعان انما استزلهم الشيطن ببعض ما كسبوا ولقد عفا الله عنهم ان الله غفور حليم
Arapça (Harekeli)
إِنَّ الَّذِينَ تَوَلَّوْا مِنكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ إِنَّمَا اسْتَزَلَّهُمُ الشَّيْطَانُ بِبَعْضِ مَا كَسَبُوا وَلَقَدْ عَفَا اللَّهُ عَنْهُمْ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ حَلِيمٌ
Transliterasyon
İnnellezîne tevellev minkum yevmel tekal cem’âni, inne mestezellehumuş şeytânu bi ba’di mâ kesebû, ve lekad afâllâhu anhum innallâhe gafûrun halîm(halîmun).
Transliteration (Eng.)
Inna alla<span class="u">th</span>eena tawallaw minkumyawma iltaq<span class="u">a</span> aljamAA<span class="u">a</span>ni innam<span class="u">a</span> istazallahumua<span class="b">l</span>shshay<span class="u">ta</span>nu bibaAA<span class="u">d</span>i m<span class="u">a</span> kasaboowalaqad AAaf<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hu AAanhum inna All<span class="u">a</span>haghafoorun <span class="u">h</span>aleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İki topluluğun karşılaştığı gün içinizden yüz çevirenler, şüphe yok ki bâzı hareketleri yüzünden Şeytan'a kapılmışlardı, fakat andolsun ki Allah onları bağışladı ve şüphe yok ki Allah, suçları örter ve ceza vermede acele etmez.
Ali Bulaç
İki topluluğun karşı karşıya geldikleri gün, sizden geri dönenleri, kazandıkları bazı şeyler dolayısıyla şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti. Ama andolsun ki, Allah onları affetti. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, yumuşak olandır.
Bayraktar Bayraklı
Uhud'da iki ordunun karşılaştığı gün, sizi bırakıp gidenleri, sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan tökezletti. Yine de Allah onları affetti. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, yumuşak davranandır.
Diyanet İşleri
(Uhud'da) iki ordu karşılaştığı gün, sizi bırakıp gidenleri, sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan (yerlerinden) kaydırmıştı. Yine de Allah onları affetti. Çünkü Allah, çok bağışlayıcıdır, halimdir.
Edip Yüksel
İki ordunun çarpıştığı gün geriye dönenlerinizi yaptıkları bazı işlerden dolayı sapkın kaydırmak istemişti. Ancak ALLAH onları affetti. ALLAH gerçekten çok Bağışlayıcı, çok Şefkatlidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
İki toplumun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip gidenler var ya, şeytan onların kazandıkları bazı şeylerden dolayı ayaklarını kaydırmak istedi. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halim(çok yumuşak)dir.
Erhan Aktaş
İki toplumun, savaş alanında karşılaştıkları gün, içinizden geri dönenler yok mu? Bu yaptıklarından dolayı, şeytan onların ayaklarını kaydırmak istedi. Doğrusu, Allah, yine de onları affetti. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı’dır, Çok Hoş Görülü’dür.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz iki toplumun karşılaştığı gün, sizden yüz çevirip giden kimseler, şeytan onların kazandıkları şeylerin acısıyla ayaklarını kaydırmak istedi. Yine de Allah, onları kesinlikle affetti. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok yumuşak davranandır.
Muhammed Esed
İki ordunun savaş alanında karşılaştığı gün (görevlerinden) kaçanlara gelince; Şeytan, onları (bizzat) kendi yaptıklarıyla tökezletti. Ama şimdi, Allah onların günahlarını sildi. Doğrusu Allah çok affedicidir, halîmdir.
Mustafa İslamoğlu
İki ordunun karşılaştığı gün, içinizden kaçanlara gelince: birtakım eylemleri sebebiyle şeytan onların ayağını kaydırdı. Fakat (şimdi) Allah onların günahlarını sildi: çünkü Allah tarifsiz bir bağışlayandır, acele cezalandırmayandır.
Suat Yıldırım
İki ordunun karşılaştığı gün içinizden arkasına dönüp kaçanlar var ya, işte onları, işlemiş oldukları birtakım hataları sebebiyle şeytan kaydırmak istemişti. Allah yine de onları affetti. Çünkü Allah gafurdur, halimdir (çok affedici ve müsamahalıdır).
Süleyman Ateş
İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip gidenleri, yaptıkları bazı işlerden dolayı şeytan, (yoldan) kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah, onları affetti. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, halimdir.
Şaban Piriş
İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden geri dönenler, işledikleri bazı hataları yüzünden şeytan onların ayağını kaydırmak istedi. Yine de Allah, onları affetti. Allah, çok bağışlayıcı ve çok şefkatlidir.*
Yaşar Nuri Öztürk
İki topluluğun karşılaştığı gün geri dönüp gidenleriniz var ya, yaptıkları bazı işler yüzünden şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti. Andolsun, Allah onları yine de affetti. Allah Gafur'dur, Halim'dir.
Edip-Layth-Martha
The day the two armies met, the devil caused some of you to turn away, because of what they had gained. God has pardoned them, for God is Forgiver, Compassionate.
Muhammad Asad
Behold, as for those of you who turned away [from their duty] on the day when the two hosts met in battle - Satan caused them to stumble only by means of something that they [themselves] had done.* But now God has effaced this sin of theirs: verily, God is much-forgiving, forbearing.
Rashad Khalifa
Surely, those among you who turned back the day the two armies clashed have been duped by the devil. This reflects some of the (evil) works they had committed. GOD has pardoned them. GOD is Forgiver, Clement.,
The Monotheist Group
Those of you who turned away on the day that the two hosts met, it was the devil who caused them to slip due to some of what they had earned. And God has pardoned them, for God is Forgiver, Compassionate.