Al-i İmran Sûresi16. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الذين | — | elleƶīne | (onlar ki) | Those who |
| 2 | يقولون | ق و لGVL | yeḳūlūne | derler | say, |
| 3 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz | """Our Lord!" |
| 4 | إننا | — | innenā | gerçekten biz | Indeed, we |
| 5 | آمنا | ا م نEMN | āmennā | inandık | (have) believed, |
| 6 | فاغفر | غ ف رĞFR | feğfir | bağışla | so forgive |
| 7 | لنا | — | lenā | bizden | for us |
| 8 | ذنوبنا | ذ ن بZ̃NB | ƶunūbenā | günahlarımızı | our sins |
| 9 | وقنا | و ق يVGY | ve ḳinā | ve bizi koru | and save us |
| 10 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābe | azabından | (from) punishment |
| 11 | النار | ن و رNVR | n-nāri | ateş | "(of) the Fire.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الذين يقولون ربنا اننا ءامنا فاغفر لنا ذنوبنا وقنا عذاب النار
Arapça (Harekeli)
الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Transliterasyon
Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr|i|.
Transliteration (Eng.)
Alla<span class="u">th</span>eena yaqooloona rabban<span class="u">a</span>innan<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>mann<span class="u">a</span> fa<span class="b">i</span>ghfir lan<span class="u">a</span> <span class="u">th</span>unooban<span class="u">a</span>waqin<span class="u">a</span> AAa<span class="u">tha</span>ba a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>r<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar öyle kişilerdir ki Rabbimiz derler, inandık, suçlarımızı yarlıga ve bizi koru ateşin azâbından.
Ali Bulaç
Onlar: "Rabbimiz şüphesiz biz iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru" diyenler;
Bayraktar Bayraklı
(16-17) Allah, “Ey Rabbimiz! Sana inanıyoruz, bizi affet, günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru” diyenlerin, zorluklara sabredenlerin ve sözlerini tutanların, Rablerine yürekten bağlı olanların, servetlerini Allah yolunda harcayanların ve seherlerde bütün kalpleriyle af dileyenlerin kalplerindeki her şeyi görür.
Diyanet İşleri
(Bu nimetler) "Ey Rabbimiz! İman ettik; bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru!" diyen;
Edip Yüksel
Onlar ki: "Rabbimiz, biz onayladık, günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar ki, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, iman getirdik, artık bizim suçlarımızı bağışla ve bizi ateş azabından koru!" derler.
Erhan Aktaş
Bu kimseler: “Rabb’imiz! Biz, Sana iman ettik. Suçlarımızı bağışla, ateşin azabından bizi koru.” derler;
Hakkı Yılmaz
(15-17)De ki: “Size bundan daha hayırlı olanı bildireyim mi? Allah'ın koruması altına girmiş; “Rabbimiz! Şüphesiz biz inandık, artık bizim suçlarımızı bağışla ve bizi Ateş'in azabından koru!” diyen, sabreden; direnç gösteren, doğru olan, sürekli saygıda duran, Allah yolunda harcamada bulunan ve seherlerde bağışlanma dileyen kişiler için Rablerinin katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah'tan hoşnutluk vardır. Ve Allah, kulları en iyi görendir.
Muhammed Esed
"Ey Rabbimiz! (Sana) inanıyoruz, bizi affet, günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından emin kıl" diyenlerin:
Mustafa İslamoğlu
"Rabbimiz! Kuşkusuz biz iman ettik: Bizi bağışla, günahlarımızı da... Ve bizi ateşin azabından koru!" diyenleri;
Suat Yıldırım
O müttakiler: “Ey bizim kerim Rabbimiz, biz iman ettik, günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru! ” diye yalvarırlar.
Süleyman Ateş
Rabbimiz, biz inandık, bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru! diyenleri,
Şaban Piriş
Onlar:-Rabbimiz, biz, kesin olarak iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru, diyenlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Kullar ki şöyle derler: "Ey Rabbimiz, kuşkusuz olarak sana inandık. Bağışla günahlarımızı, ateş azabından koru bizi."
Edip-Layth-Martha
The ones who say, "Our Lord, we acknowledge, so forgive us our sins, and spare us the retribution of the fire."
Muhammad Asad
those who say, "O our Sustainer! Behold, we believe [in Thee]; forgive us, then, our sins, and keep us safe from suffering through the fire" - :
Rashad Khalifa
They say, "Our Lord, we have believed, so forgive us our sins, and spare us the agony of the hellfire.",
The Monotheist Group
The ones who say: "Our Lord, we believe, so forgive us our sins, and spare us the retribution of the Fire."