Al-i İmran Sûresi17. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (6 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الصابرين | ص ب رṦBR | ES-Sābirīne | sabredenler | The patient |
| 2 | والصادقين | ص د قṦD̃G | ve SSādiḳīne | ve sadık olanlar | and the truthful |
| 3 | والقانتين | ق ن تGNT | velḳānitīne | ve gönülden itaat edenler | and the obedient |
| 4 | والمنفقين | ن ف قNFG | velmunfiḳīne | ve infak edenler | and those who spend |
| 5 | والمستغفرين | غ ف رĞFR | velmusteğfirīne | ve istiğfar edenler | and those who seek forgiveness |
| 6 | بالأسحار | س ح رSḪR | bil-esHāri | seherlerde | [in the] before dawn. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الصبرين والصدقين والقنتين والمنفقين والمستغفرين بالاسحار
Arapça (Harekeli)
الصَّابِرِينَ وَالصَّادِقِينَ وَالْقَانِتِينَ وَالْمُنفِقِينَ وَالْمُسْتَغْفِرِينَ بِالْأَسْحَارِ
Transliterasyon
Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr|i|.
Transliteration (Eng.)
A<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>bireena wa<span class="b">al</span><span class="u">ssa</span>diqeenawa<span class="b">a</span>lq<span class="u">a</span>niteena wa<span class="b">a</span>lmunfiqeena wa<span class="b">a</span>lmustaghfireenabi<span class="b">a</span>l-as<span class="u">ha</span>r<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, sabredenler, gerçekten itaat eyleyenler, mallarını yoksullara harcayanlar ve seher çağlarında, suçlarının yarlıganmasını dileyenlerdir.
Ali Bulaç
Sabredenler, doğru olanlar, gönülden boyun eğenler, infak edenler ve 'seher vakitlerinde' bağışlanma dileyenlerdir.
Bayraktar Bayraklı
(16-17) Allah, “Ey Rabbimiz! Sana inanıyoruz, bizi affet, günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru” diyenlerin, zorluklara sabredenlerin ve sözlerini tutanların, Rablerine yürekten bağlı olanların, servetlerini Allah yolunda harcayanların ve seherlerde bütün kalpleriyle af dileyenlerin kalplerindeki her şeyi görür.
Diyanet İşleri
Sabreden, dürüst olan, huzurda boyun büken, hayra harcayan ve seher vaktinde Allah'tan bağış dileyenler (içindir).
Edip Yüksel
Onlar, sabredenlerdir, doğru sözlülerdir, gönülden teslim olanlardır, insanlara yardım edenler ve seherlerde/gönülden bağışlanma dileyenlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
O sabredenleri, o doğruluktan şaşmayanları, o elpençe divan duranları, o nafaka verenleri ve seher vakitlerinde o istiğfar edip yalvaranları (görür).
Erhan Aktaş
Bunlar: Sabreden, dürüst olan, gönülden bağlı olan, infak eden ve seher vaktinde bağışlanma dileyenlerdir.
Hakkı Yılmaz
(15-17)De ki: “Size bundan daha hayırlı olanı bildireyim mi? Allah'ın koruması altına girmiş; “Rabbimiz! Şüphesiz biz inandık, artık bizim suçlarımızı bağışla ve bizi Ateş'in azabından koru!” diyen, sabreden; direnç gösteren, doğru olan, sürekli saygıda duran, Allah yolunda harcamada bulunan ve seherlerde bağışlanma dileyen kişiler için Rablerinin katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah'tan hoşnutluk vardır. Ve Allah, kulları en iyi görendir.
Muhammed Esed
Zorluklara sabredenlerin ve sözlerini tutanların, (Rablerine) yürekten bağlı olanların, (servetlerini Allah yolunda) harcayanların ve bütün kalpleriyle af dileyenlerin.
Mustafa İslamoğlu
(zorluklara) sabredenleri, (imana) sadakat gösterenleri, (Allah'a) boyun eğenleri, (O'nun için) harcayanları, (günahlarından dolayı) seherlerde canı gönülden yalvaranları (da görür).
Suat Yıldırım
Onlar sabırlı, imanlarında sadık ve samimî, Allah'ın huzurunda itaatla divan duran, mallarını hayırda harcayan, seher vakitlerinde Allah'tan af dileyen müminlerdir.*
Süleyman Ateş
Sabredenleri, doğru olanları, huzurunda gönülden boyun büküp divan duranları, Allah için (mal) harcayanları ve seherlerde istiğfar edenleri (Allah'tan bağışlanmalarını dileyenleri Allah) görmektedir.
Şaban Piriş
(Onlar): Sabredenler, sadık olanlar, gönülden boyun eğenler, sadaka verenler ve seher vakitlerinde bağışlanma dileyenlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Kullar ki sabredenlerdir, özü-sözü doğru olanlardır, hak huzurunda duranlardır, nimet ve imkanlardan başkalarını yararlandıranlardır; seherlerde, bağışlanmak için yakaranlardır.
Edip-Layth-Martha
The patient, the truthful, the devout, the givers, and the seekers of forgiveness in the late periods of the night.
Muhammad Asad
those who are patient in adversity, and true to their word, and truly devout, and who spend [in God's way], and pray for forgiveness from their innermost hearts.*
Rashad Khalifa
They are steadfast, truthful, submitting, charitable, and meditators at dawn.,
The Monotheist Group
The patient, and the truthful, and the dutiful, and the givers, and the seekers of forgiveness in the late hours of the night.