Al-i İmran Sûresi166. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | ve şey | And what |
| 2 | أصابكم | ص و بṦVB | eSābekum | sizin başınıza gelen | struck you |
| 3 | يوم | ي و مYVM | yevme | gün | (on the) day |
| 4 | التقى | ل ق يLGY | t-teḳā | karşılaştığı | (when) met |
| 5 | الجمعان | ج م عCMA | l-cem'ǎāni | iki topluluğun | the two hosts |
| 6 | فبإذن | ا ذ نEZ̃N | febiiƶni | ancak izniyledir | (was) by (the) permission |
| 7 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 8 | وليعلم | ع ل مALM | veliyeǎ'leme | ve bilmesi içindir | and that He (might) make evident |
| 9 | المؤمنين | ا م نEMN | l-mu'minīne | inananları | the believers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما اصبكم يوم التقى الجمعان فباذن الله وليعلم المومنين
Arapça (Harekeli)
وَمَا أَصَابَكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ فَبِإِذْنِ اللَّهِ وَلِيَعْلَمَ الْمُؤْمِنِينَ
Transliterasyon
Ve mâ asâbekum yevmel tekal cem’âni fe bi iznillâhi ve li ya’lemel mu’minîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> a<span class="u">sa</span>bakum yawma iltaq<span class="u">a</span>aljamAA<span class="u">a</span>ni fabi-i<span class="u">th</span>ni All<span class="u">a</span>hi waliyaAAlamaalmu/mineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İki topluluğun karşılaştığı gün size gelip çatan musîbet, Allah'ın izniyle gelip çatmıştı. Böylece de inananları bildirmeyi.
Ali Bulaç
İki topluluğun karşı karşıya geldiği gün, size isabet eden ancak Allah'ın izniyle idi. (Bu, Allah'ın) mü'minleri ayırt etmesi;
Bayraktar Bayraklı
İki ordunun karşılaştığı gün başınıza gelenler Allah'ın izniyle gerçekleşti. Bu, Allah'ın gerçek müminleri belirlemesi içindi.
Diyanet İşleri
166,167. İki birliğin karşılaştığı gün sizin başınıza gelenler, ancak Allah'ın dilemesiyle olmuştur ki, bu da, müminleri ayırdetmesi ve münafıkları ortaya çıkarması için idi. Bunlara: "Gelin, Allah yolunda çarpışın; ya da savunma yapın" denildiği zaman, "Harbetmeyi bilseydik, elbette sizin peşinizden gelirdik" dediler. Onlar o gün, imandan çok, kafirliğe yakın idiler. Ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Halbuki Allah, onların içlerinde gizlediklerini daha iyi bilir.
Edip Yüksel
İki ordu çarpıştığı gün başınıza gelenler ALLAH'ın izniyle oldu. Gerçeği onaylayanlar böylece ayırt edilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
166,167. İki topluluğun karşılaştığı günde başınıza gelen musibet de Allah'ın izniyledir. Bu da müminleri belirlemesi ve hem de münafıklık yapanları ayırt etmesi içindir. Ve onlara: "Geliniz, Allah yolunda savaşınız veya (hiç olmazsa) savunmaya geçiniz." denilmişti. Onlar ise: "Biz savaşmasını (veya savaş olacağını) bilseydik arkanızdan gelirdik." demişlerdi. Onlar, o gün, imandan çok küfre yakındılar. kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı. Allah neyi gizlediklerini daha iyi bilendir.
Erhan Aktaş
İki toplumun karşılaştığı gün, başınıza gelen musibet, Allah’ın izniyleydi. Bu mü’minlerin belirlenmesi içindi.
Hakkı Yılmaz
(166-168)İki topluluğun karşılaştığı günde size dokunan şeyler de Allah'ın izniyledir/ bilgisiyledir. Ve mü’minleri bildirsin/ işaretleyip göstersin ve münâfıklık yapan kimseleri –kendileri oturup dururken kardeşleri için: “Eğer bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi” diyen kimseleri– bildirsin/ işaretleyip göstersin diyedir. Ve onlara: “Geliniz, Allah yolunda savaşınız veya savunma yapınız” denilmişti. Onlar: “Biz, savaşı bilseydik kesinlikle size uyardık” dediler. Onlar o gün, imandan çok Allah'ın ilâhlığını, rabliğini örmeye yakındılar. Onlar, kalplerinde olmayan şeyleri ağızlarıyla söylüyorlar. Allah, gizledikleri şeyleri daha iyi bilendir. De ki: “Eğer doğru kimseler iseniz, haydi kendinizden ölümü uzaklaştırınız.”
Muhammed Esed
iki ordunun harpte karşılaştığı gün başınıza gelenler Allah'ın izni ile gerçekleşti. Bu, Allah'ın (gerçek) müminleri belirlemesi içindi;
Mustafa İslamoğlu
İki ordunun karşılaştığı gün başınıza gelenler Allah'ın izni sonucunda gerçekleşmişti. Bu da (Allah'ın) mü'minleri belirlemesi içindi.
Suat Yıldırım
166, 167. İki ordunun karşılaştığı gün başınıza gelen musîbet Allah'ın izniyle olmuştu. Bu da O'nun müminleri ayırd etmesi, münafıklık yapanları da meydana çıkarması için idi. O münafıklara: “Gelin, Allah yolunda savaşın veya hiç olmazsa düşmanınızın size ve ailelerinize saldırmasını önleyin! ” denildiğinde: “Biz savaş olacağını bilseydik size katılırdık. ” dediler. Doğrusu o gün onlar imandan ziyade küfre yakın idiler. Onlar, ağızlarıyla, kalplerinde olmayan şeyleri söylüyorlardı. Ama Allah onların gizlediklerini pek iyi bilir.
Süleyman Ateş
İki topluluğun karşılaştığı gün, sizin başınıza gelen, ancak Allah'ın izniyle olmuştur ki (O), inananları bilsin (deneyip ortaya çıkarsın).
Şaban Piriş
166,167. -İki ordunun çarpıştığı gün başınıza gelen ancak Allahın izni ile olmuştu. Müminleri belirlemek ve münafıklık edenleri de ortaya çıkarmak için. O münafıklara: -Gelin, Allah yolunda savaşın veya müdafaada bulunun! denilmiş, onlar da: -Savaşmayı bilseydik, ardınızdan gelirdik elbette, demişlerdi. Onlar o gün, imandan çok küfre yakındılar. Ağızlarıyla kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Allah onların gizlediğini çok iyi biliyor.
Yaşar Nuri Öztürk
İki topluluğun karşılaştığı gün sizin başınıza gelen, Allah'ın izniyledir ve Allah, müminleri bilsin diyedir.
Edip-Layth-Martha
What you suffered on the day the two armies met was by God's leave, and to let those who acknowledge know.
Muhammad Asad
and all that befell you on the day when the two hosts met in battle happened by God's leave, so that He might mark out the [true] believers,
Rashad Khalifa
What afflicted you the day the two armies clashed was in accordance with GOD's will, and to distinguish the believers.,
The Monotheist Group
And what you suffered on the day the two hosts met was with the permission of God, and to let the believers know.