Al-i İmran Sûresi187. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (21 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإذve iƶhaniAnd when
2أخذا خ ذ EḢZ̃eḣaƶealmıştıtook
3اللهllahuAllahAllah
4ميثاقو ث قVS̃Gmīṧāḳasöza Covenant
5الذينelleƶīnekendilerine(from) those who
6أوتواا ت يETYūtūverilenlerdenwere given
7الكتابك ت بKTBl-kitābeKitapthe Book,
8لتبيننهب ي نBYNletubeyyinunnehuonu mutlaka açıklayacaksınız"""You certainly make it clear"
9للناسن و سNVSlinnāsiinsanlarato the mankind
10ولاve lāand (do) not
11تكتمونهك ت مKTMtektumūnehugizlemeyeceksinizconceal it.
12فنبذوهن ب ذ NBZ̃fenebeƶūhufakat onlar (verdikleri sözü) attılarThen they threw it
13وراءو ر يVRYverā'eardınabehind
14ظهورهمظ ه رƵHRZuhūrihimsırtlarınıntheir backs
15واشترواش ر يŞRYveşteravve aldılarand they exchanged
16بهbihikarşılığında[with] it
17ثمناث م نS̃MNṧemenenbir para(for) a price
18قليلاق ل لGLLḳalīlenazıcıklittle.
19فبئسب ا سBESfe bi'sene kötüAnd wretched
20ماşey(is) what
21يشترونش ر يŞRYyeşterūnesatın alıyorlarthey purchase.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واذ اخذ الله ميثق الذين اوتوا الكتب لتبيننه للناس ولا تكتمونه فنبذوه وراء ظهورهم واشتروا به ثمنا قليلا فبئس ما يشترون

Arapça (Harekeli)

وَإِذْ أَخَذَ اللَّهُ مِيثَاقَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُ فَنَبَذُوهُ وَرَاءَ ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْا بِهِ ثَمَنًا قَلِيلًا فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ

Transliterasyon

Ve iz ehazallâhu mîsâkallezîne ûtûl kitâbe le tubeyyinunnehu lin nâsi ve lâ tektumûneh|u|, fe nebezûhu verâe zuhûrihim veşterav bihî semenen kalîlâ(kalîlen), fe bi’se mâ yeşterûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wa-i<span class="u">th</span> akha<span class="u">th</span>a All<span class="u">a</span>humeeth<span class="u">a</span>qa alla<span class="u">th</span>eena ootoo alkit<span class="u">a</span>balatubayyinunnahu li<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si wal<span class="u">a</span> taktumoonahufanaba<span class="u">th</span>oohu war<span class="u">a</span>a <span class="i"><span class="u">th</span></span>uhoorihim wa<span class="b">i</span>shtarawbihi thamanan qaleelan fabi/sa m<span class="u">a</span> yashtaroon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

An o zamanı ki Allah, kendilerine kitap verilenlerden, o kitabı insanlara mutlaka açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz onu diye söz almıştı; onlarsa o sözü artlarına attılar, azcık bir menfaat karşılığında sattılar onu, ama o aldıkları şey, ne de kötü nesne.

Ali Bulaç

Hani kitap verilenlerden: "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye kesin söz almıştı. Fakat onlar, bunu arkalarına attılar ve ona karşılık az bir değeri satın aldılar. O aldıkları şey ne kötüdür.

Bayraktar Bayraklı

Allah kendilerine kitap verilenlerden şöyle bir söz almıştı: “Onu insanlara açıklayınız ve hiçbir şey gizlemeyiniz.” Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu küçük bir kazançla değiştirdiler. Yaptıkları alış veriş ne kadar kötüdür!

Diyanet İşleri

Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alış-veriş ne kadar kötü!

Edip Yüksel

ALLAH kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı. Fakat onlar, onu arkalarına atıp az bir fiyata sattılar. Ne kötü bir alışveriş!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir zaman Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemiyeceksiniz." diye söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler ve onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür.

Erhan Aktaş

Hani Allah, Kitap Ehli’nden, onu insanlara açıklayacaklarına ve asla gizlemeyeceklerine dair kesin bir söz almıştı. Fakat onlar, az bir çıkar karşılığı, bu sözlerine sırt çevirdiler. Bu ne kötü bir alışveriştir!

Hakkı Yılmaz

Ve hani Allah, kendilerine Kitap verilen kimselerden sağlam sözünü almıştı: “Kitabı kesinlikle insanların önüne apaçık koyacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz.” Onlar ise bunu sırtlarının ötesine attılar ve onu az bir bedel karşılığı sattılar. İşte, satın aldıkları şeyler ne kötüdür!

Muhammed Esed

ALLAH, geçmişte kendilerine vahiy verilenlere, "Bunu insanlara açıklayın ve ondan hiçbir şeyi gizlemeyin!" (buyurduğunda, bunu yapacaklarına) dair onlardan güçlü bir taahhüt almıştı. Ama onlar bu taahhütlerini kulak arkasına attılar ve küçük bir kazançla değiştirdiler: Ne kötü bir alışverişti bu!

Mustafa İslamoğlu

Allah, (daha önceden) vahye muhatap olanlardan "Onu insanlara açıklayacaksınız ve kesinlikle gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı. Fakat onlar bunu kulak ardı ettiler ve değersiz bir menfaat karşılığı pazarladılar: ne kötü bir alışverişti bu!

Suat Yıldırım

Vaktiyle Allah, Ehl-i kitaptan “Kitabı mutlaka insanlara açıklayıp anlatacaksınız, Onu asla gizlemeyeceksiniz! ” diye teminat almıştı. Fakat onlar bu ahdi önemsemeyerek kulak ardı ettiler, onu az bir bahaya sattılar. Bakın ne kötü bir alış veriş!

Süleyman Ateş

Allah, kendilerine Kitap verilenlerden: "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz!" diye söz almıştı. Fakat onlar, verdikleri sözü sırtlarının ardına attılar ve karşılığında birkaç para aldılar. Ne kötü şey satın alıyorlar.

Şaban Piriş

Allah kitap verilenlerden, “kitabı insanlara muhakkak açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz” diye söz almıştı da, onlar, kitabı arkalarına atıp umursamamışlar, az bir bedele karşılık değişmişlerdi, alış verişleri ne kötüdür.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, kendilerine kitap verilenlerden şu yolda misak almıştı: "Onu insanlara mutlaka açık-seçik bildireceksiniz, onu saklamayacaksınız." Ama onlar Kitap'ı sırtlarının gerisine attılar, basit bir ücret karşılığı onu sattılar. Ne kötü şey satın alıyorlar!

Edip-Layth-Martha

God took the covenant of those who were given the book: "You will proclaim to the people and not conceal it." However, they threw it behind their backs and purchased with it a cheap price. Miserable indeed is what they have purchased.

Muhammad Asad

AND LO, God accepted a solemn pledge from those who were granted earlier revelation [when He bade them]: "Make it known unto mankind, and do not conceal it!"* But they cast this [pledge] behind their backs, and bartered it away for a trifling gain: and how evil was their bargain!*

Rashad Khalifa

GOD took a covenant from those who received the scripture: "You shall proclaim it to the people, and never conceal it." But they disregarded it behind their backs, and traded it away for a cheap price. What a miserable trade.,

The Monotheist Group

And God took the covenant of those who were given the Book: "You will make it clear to the people and not conceal it." But they placed it behind their backs and purchased with it a cheap price. Miserable indeed is what they have purchased.