Al-i İmran Sûresi188. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لا | — | lā | (Do) not | |
| 2 | تحسبن | ح س بḪSB | teHsebenne | sanma | think |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseleri | (that) those who |
| 4 | يفرحون | ف ر حFRḪ | yefraHūne | sevinen | rejoice |
| 5 | بما | — | bimā | in what | |
| 6 | أتوا | ا ت يETY | etev | o ettiklerine | (they have) brought |
| 7 | ويحبون | ح ب بḪBB | ve yuHibbūne | ve sevenlerin | and they love |
| 8 | أن | — | en | that | |
| 9 | يحمدوا | ح م دḪMD̃ | yuHmedū | övülmeyi | they be praised |
| 10 | بما | — | bimā | şeylerle | for what |
| 11 | لم | — | lem | not | |
| 12 | يفعلوا | ف ع لFAL | yef'ǎlū | yapmadıkları | they do - |
| 13 | فلا | — | felā | so (do) not | |
| 14 | تحسبنهم | ح س بḪSB | teHsebennehum | ve zannetme | think (that) they |
| 15 | بمفازة | ف و زFVZ | bimefāzetin | kurtulacaklarını | (will) escape |
| 16 | من | — | mine | -dan | from |
| 17 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābi | azab- | "the punishment;" |
| 18 | ولهم | ل ه مLHM | ve lehum | ve Onların | And for them |
| 19 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābun | bir azab | (is a) punishment |
| 20 | أليم | ا ل مELM | elīmun | acıklı | painful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لا تحسبن الذين يفرحون بما اتوا ويحبون ان يحمدوا بما لم يفعلوا فلا تحسبنهم بمفازة من العذاب ولهم عذاب اليم
Arapça (Harekeli)
لَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَا أَتَوا وَّيُحِبُّونَ أَن يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا فَلَا تَحْسَبَنَّهُم بِمَفَازَةٍ مِّنَ الْعَذَابِ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Transliterasyon
Lâ tahsebennellezîne yefrahûne bi mâ etev ve yuhıbbûne en yuhmedû bi mâ lem yef’alû fe lâ tahsebennehum bi mefâzetin minel azâb|i|, ve lehum azâbun elîm(elîmun).
Transliteration (Eng.)
L<span class="u">a</span> ta<span class="u">h</span>sabanna alla<span class="u">th</span>eenayafra<span class="u">h</span>oona bim<span class="u">a</span> ataw wayu<span class="u">h</span>ibboona an yu<span class="u">h</span>madoobim<span class="u">a</span> lam yafAAaloo fal<span class="u">a</span> ta<span class="u">h</span>sabannahum bimaf<span class="u">a</span>zatinmina alAAa<span class="u">tha</span>bi walahum AAa<span class="u">tha</span>bun aleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sakın sanma yaptıklarıyla sevinenlerin, yapmadıkları işlerden dolayı övülmeyi arzulayanların azaptan kurtulacakları bir yer olabileceğini, sakın sanma onların azaptan kurtulacağını. Onlar içindir elemli bir azap.
Ali Bulaç
Getirdikleriyle sevinen ve yapmadıkları şeyler nedeniyle övülmekten hoşlananları (kazançlı) sayma; onları azaptan kurtulmuş olarak sayma. Onlar için acı bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
Sanma ki bu şekilde başardıklarıyla övünen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlananlar azaptan kurtulabilecekler. Onlar için elem verici bir azap vardır.
Diyanet İşleri
Sanma ki ettiklerine sevinen, yapmadıkları ile övülmek isteyenler, evet, sanma ki onlar azaptan kurtulacaklardır. Onlar için elem verici bir azap vardır.
Edip Yüksel
Sanma ki verdikleriyle gururlanan ve yapmadıkları şeylerden ötürü övülmeyi sevenler, evet sanma ki onlar azaptan kurtulacak. Onlara acıklı bir azap var.
Elmalılı Hamdi Yazır
O yaptıklarına sevinen ve yapmadıkları şeylerle de övülmek isteyenlerin (onacaklarını) sanma! Onların azaptan kurtulacaklarını da sanma! Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
Erhan Aktaş
Yaptıkları ile sevinen, yapmadıkları ile övülmek istenen kimselerin azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
Hakkı Yılmaz
O yaptıkları şeylerle sevinen ve yapmadıkları şeylerle de övülmek isteyenleri sakın hesaba katma! Onların azaptan kurtulacak bir yerde olacaklarını da sanma! Ve onlar için çok acıklı bir azap vardır.
Muhammed Esed
Sanma ki bu şekilde başardıklarıyla övünen ve yapmadıkları ile övülmekten hoşlananlar azaptan kurtulabilecekler. Onları (ahirette) şiddetli bir azap beklemektedir.
Mustafa İslamoğlu
Sanma ki yaptıkları (bu tür) işlerle sevinen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlananlar, evet onlar, sanma ki azaptan kurtulabilecekler: Onları şiddetli bir azap beklemektedir.
Suat Yıldırım
Yaptıklarından ötürü sevinen, öbür taraftan yapmadıkları işlerden dolayı övülmek isteyen kimselerin sakın azaptan yakayı kurtaracaklarını sanma! Çünkü onlara o can yakıcı azap vardır. *
Süleyman Ateş
O ettiklerine sevinen, yapmadıkları şeylerle övülmeyi sevenlerin, azabdan kurtulacaklarını sanma. Onlar için acı bir azab vardır.
Şaban Piriş
Sakın, yaptıkları (kötülüklerle) ferahlayan, yapmadıkları şeylerle övülmekten hoşlanan kimselerin azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlara acı bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
O ettikleriyle zevklenen, yapmadıkları şeylerle övünmeyi seven kişileri birşey sanma. Artık, onları azaptan kurtulmuş da sanma. Korkunç bir azap vardır onlar için.
Edip-Layth-Martha
Do not count that those who are happy with what they have been given, and they love to be praised for what they did not do; do not think they are saved from the punishment. For them is a painful retribution.
Muhammad Asad
Think not that those who exult in what they have thus contrived, and who love to be praised for what they have not done* - think not that they will escape suffering: for grievous suffering does await them [in the life to come].
Rashad Khalifa
Those who boast about their works, and wish to be praised for something they have not really done, should not think that they can evade the retribution. They have incurred a painful retribution.,
The Monotheist Group
Do not think that those who are happy with what they have been given, and they love to be praised for what they did not do; do not think they are saved from the punishment. For them is a painful retribution.