Al-i İmran Sûresi193. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz | Our Lord, |
| 2 | إننا | — | innenā | şüphesiz biz | indeed we |
| 3 | سمعنا | س م عSMA | semiǎ'nā | işittik | [we] heard |
| 4 | مناديا | ن د وND̃V | munādiyen | bir davetçi | a caller |
| 5 | ينادي | ن د وND̃V | yunādī | çağıran | calling |
| 6 | للإيمان | ا م نEMN | lilīmāni | imana | to the faith |
| 7 | أن | — | en | that | |
| 8 | آمنوا | ا م نEMN | āminū | inanın (diyerek) | """Believe" |
| 9 | بربكم | ر ب بRBB | birabbikum | Rabbinize | "in your Lord,""" |
| 10 | فآمنا | ا م نEMN | fe āmennā | hemen inandık | so we have believed. |
| 11 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz | Our Lord |
| 12 | فاغفر | غ ف رĞFR | feğfir | bağışla | so forgive |
| 13 | لنا | — | lenā | bizim | for us |
| 14 | ذنوبنا | ذ ن بZ̃NB | ƶunūbenā | günahlarımızı | our sins |
| 15 | وكفر | ك ف رKFR | ve keffir | ve ört | and remove |
| 16 | عنا | — | ǎnnā | from us | |
| 17 | سيئاتنا | س و اSVE | seyyiātinā | kötülüklerimizi | our evil deeds, |
| 18 | وتوفنا | و ف يVFY | ve teve ffenā | ve canımızı al | and cause us to die |
| 19 | مع | — | meǎ | beraber | with |
| 20 | الأبرار | ب ر رBRR | l-ebrāri | iyilerle | the righteous. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ربنا اننا سمعنا مناديا ينادى للايمن ان ءامنوا بربكم فامنا ربنا فاغفر لنا ذنوبنا وكفر عنا سياتنا وتوفنا مع الابرار
Arapça (Harekeli)
رَّبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلْإِيمَانِ أَنْ آمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْأَبْرَارِ
Transliterasyon
Rabbenâ innenâ semi’nâ munâdiyen yunâdî lil îmâni en âminû bi rabbikum fe âmennâ, rabbenâ fagfir lenâ zunûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal ebrâr|i|.
Transliteration (Eng.)
Rabban<span class="u">a</span> innan<span class="u">a</span> samiAAn<span class="u">a</span>mun<span class="u">a</span>diyan yun<span class="u">a</span>dee lil-eem<span class="u">a</span>ni an <span class="u">a</span>minoobirabbikum fa<span class="u">a</span>mann<span class="u">a</span> rabban<span class="u">a</span> fa<span class="b">i</span>ghfirlan<span class="u">a</span> <span class="u">th</span>unooban<span class="u">a</span> wakaffir AAann<span class="u">a</span>sayyi-<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span> watawaffan<span class="u">a</span> maAAa al-abr<span class="u">a</span>r<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbimiz, gerçekten de biz, bir seslenen duyduk, inanç için sesleniyor, Rabbinize inanın, diyordu, hemencecik inandık. Rabbimiz, yarlıga suçlarımızı, ört kötülüklerimizi, iyilere kat bizi, onlarla al rûhumuzu.
Ali Bulaç
"Rabbimiz, biz: "Rabbinize iman edin" diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür."
Bayraktar Bayraklı
“Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, ‘Rabbinize inanın!' diye imana çağıran bir davetçiyi işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al!”
Diyanet İşleri
Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, "Rabbinize inanın!" diye imana çağıran bir davetçiyi (Peygamberi, Kur'an'ı) işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz!
Edip Yüksel
"Rabbimiz, biz, ‘Rabbinizi onaylayın' diye onaylamaya çağıran bir davetçiyi işittik ve onayladık. Rabbimiz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve iyi kişiler olarak canımızı al."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, bizleri sana ermiş kullarınla beraber yanına al".
Erhan Aktaş
Ey Rabb’imiz! Biz, “Rabb’inize iman edin.” diye, iman etmeye çağıran bir davetçiyi işittik ve hemen iman ettik. Rabb’imiz! Suçlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilikle al.
Hakkı Yılmaz
(190-194)Göklerin ve yeryüzünün oluşturuluşunda, gecenin ve gündüzün ardarda gelişinde, elbette, ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anan; göklerin ve yerin oluşturuluşu üzerinde: “Rabbimiz! Sen, bunu boş yere oluşturmadın, Sen, tüm noksanlıklardan arınıksın. Artık bizi Ateş'in azabından koru! Rabbimiz! Şüphesiz Sen, kimi o ateşe girdirirsen artık onu kesinlikle rezil etmişsindir. Şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanlar için yardımcılardan da hiç kimse yoktur. Rabbimiz! Şüphesiz ki biz, “Rabbinize inanın!” diye çağıran bir nidacıyı duyduk ve hemen inandık. Rabbimiz! Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi “iyi adamlar” ile birlikte, geçmişte yaptıklarımızı ve yapmamız gerekirken yapmadıklarımızı bir bir hatırlattır/öldür. Rabbimiz! Ve bize, elçilerin üzerine vaat ettiğin şeyleri ver, kıyâmet günü bizi rezil etme. Şüphesiz Sen, verdiğin sözden dönmezsin” diye iyiden iyiye düşünen kavrama yetenekleri olanlar için nice alâmetler/göstergeler vardır.
Muhammed Esed
"Ey Rabbimiz! (Bizi) imana çağıran bir ses duyduk; 'Rabbinize iman edin!' Ve böylece imana geldik. Ey Rabbimiz! Günahlarımızdan ötürü bizi affet ve kötülüklerimizi sil; ve gerçek erdem sahipleri olarak canımızı al!"
Mustafa İslamoğlu
"Rabbimiz! Bizi, "Rabbinize iman edin!" diye imana çağıran bir davetçiyi duyduk ve hemen iman ettik!" "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi de ört ve canımızı erdemlilerle birlikteyken al!"
Suat Yıldırım
“Rabbena! Biz, imana çağıran ve “Rabbinize inanın! ” diye tevhide dâvet eden bir zatı duyduk ve icabet ettik. Artık Sen bizi affet, kusurlarımızı bağışla ve iyilerle birlikte bizim canımızı al. ” [3, 198]
Süleyman Ateş
Rabbimiz, biz, 'Rabbinize inanın' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen inandık. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, canımızı iyilerle beraber al (bizi ma'nada onlarla beraber eyle)!
Şaban Piriş
-Rabbimiz, biz, “Rabbinize iman edin” diye, imana çağıran bir davetçiyi işittik ve iman ettik. Rabbimiz bizim günahlarımızı bağışla, suçlarımızı ört, iyilerle birlikte canımızı al!
Yaşar Nuri Öztürk
"Ey Rabbimiz! Bir çağırıcının, Rabbinize inanın' diye imana çağırdığını işittik ve iman ettik. Ey Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla bizim. Kötülüklerimizin üstünü ört ve bize iyiliklerle birlikte ölmek nasip et."
Edip-Layth-Martha
"Our Lord, we have heard a caller inviting to the acknowledgement: ‘Acknowledge your Lord,’ so we have acknowledged. Our Lord forgive us our evil deeds and remit our sins, and take us with the obedient ones."
Muhammad Asad
"O our Sustainer! Behold, we heard a voice* call [us] unto faith, `Believe in your Sustainer!' - and so we came to believe. O our Sustainer! Forgive us, then, our sins, and efface our bad deeds; and let us die the death of the truly virtuous!
Rashad Khalifa
"Our Lord, we have heard a caller calling to faith and proclaiming: `You shall believe in your Lord,' and we have believed. Our Lord, forgive us our transgressions, remit our sins, and let us die as righteous believers.,
The Monotheist Group
"Our Lord, we have heard a caller inviting to the faith: "Believe in your Lord," so we have believed. Our Lord forgive us our bad deeds, and forgive our sins, and let us die in the company of the righteous."