Al-i İmran Sûresi194. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz | Our Lord, |
| 2 | وآتنا | ا ت يETY | ve ātinā | ve bize ver | grant us |
| 3 | ما | — | mā | şeyi | what |
| 4 | وعدتنا | و ع دVAD̃ | veǎdtenā | va'dettiğin | You promised us |
| 5 | على | — | ǎlā | through | |
| 6 | رسلك | ر س لRSL | rusulike | elçilerine | Your Messengers |
| 7 | ولا | — | ve lā | and (do) not | |
| 8 | تخزنا | خ ز يḢZY | tuḣzinā | bizi rezil, perişan etme | disgrace us |
| 9 | يوم | ي و مYVM | yevme | günü | (on the) Day |
| 10 | القيامة | ق و مGVM | l-ḳiyāmeti | kıyamet | (of) [the] Resurrection. |
| 11 | إنك | — | inneke | zira sen | Indeed, You |
| 12 | لا | — | lā | (do) not | |
| 13 | تخلف | خ ل فḢLF | tuḣlifu | caymazsın | break |
| 14 | الميعاد | و ع دVAD̃ | l-mīǎāde | verdiğin sözden | "the promise.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ربنا وءاتنا ما وعدتنا على رسلك ولا تخزنا يوم القيمة انك لا تخلف الميعاد
Arapça (Harekeli)
رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ
Transliterasyon
Rabbenâ ve âtinâ mâ vaadtenâ alâ rusulike ve lâ tuhzinâ yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), inneke lâ tuhliful mîâd|e|.
Transliteration (Eng.)
Rabban<span class="u">a</span> wa<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span>waAAadtan<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> rusulika wal<span class="u">a</span> tukhzin<span class="u">a</span>yawma alqiy<span class="u">a</span>mati innaka l<span class="u">a</span> tukhlifu almeeAA<span class="u">a</span>d<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbimiz, bize ver peygamberlerine vaadettiklerini ve aşağılık bir hale getirme bizi kıyâmet gününde, gerçekten de sen vaadinden dönmezsin.
Ali Bulaç
"Rabbimiz, elçilerine va'dettiklerini bize ver, kıyamet gününde de bizi 'hor ve aşağılık' kılma. Şüphesiz Sen, va'dine muhalefet etmeyensin."
Bayraktar Bayraklı
“Ey Rabbimiz! Bize, peygamberlerin vasıtasıyla vaad ettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi rezil etme; şüphesiz sen vaadinden caymazsın.”
Diyanet İşleri
Rabbimiz! Bize, peygamberlerin vasıtasıyla vadettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi rezil-rüsvay etme; şüphesiz sen vadinden caymazsın!
Edip Yüksel
"Rabbimiz, elçilerin yoluyla bize söz verdiğin şeyi ver, diriliş gününde bizi rezil etme. Sen sözünden hiç caymazsın."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Rabbimiz! bize peygamberlerine vaad ettiğini ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Muhakkak sen verdiğin sözden dönmezsin".
Erhan Aktaş
Rabb’imiz! Rasullerinin diliyle vadettiklerini bize ver, Kıyamet Günü’nde bizi alçaltma; kuşkusuz, Sen, verdiğin sözden dönmezsin.
Hakkı Yılmaz
(190-194)Göklerin ve yeryüzünün oluşturuluşunda, gecenin ve gündüzün ardarda gelişinde, elbette, ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anan; göklerin ve yerin oluşturuluşu üzerinde: “Rabbimiz! Sen, bunu boş yere oluşturmadın, Sen, tüm noksanlıklardan arınıksın. Artık bizi Ateş'in azabından koru! Rabbimiz! Şüphesiz Sen, kimi o ateşe girdirirsen artık onu kesinlikle rezil etmişsindir. Şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanlar için yardımcılardan da hiç kimse yoktur. Rabbimiz! Şüphesiz ki biz, “Rabbinize inanın!” diye çağıran bir nidacıyı duyduk ve hemen inandık. Rabbimiz! Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi “iyi adamlar” ile birlikte, geçmişte yaptıklarımızı ve yapmamız gerekirken yapmadıklarımızı bir bir hatırlattır/öldür. Rabbimiz! Ve bize, elçilerin üzerine vaat ettiğin şeyleri ver, kıyâmet günü bizi rezil etme. Şüphesiz Sen, verdiğin sözden dönmezsin” diye iyiden iyiye düşünen kavrama yetenekleri olanlar için nice alâmetler/göstergeler vardır.
Muhammed Esed
"Ey Rabbimiz! Elçilerin vasıtasıyla vaad ettiğin şeyi bize bahşet ve Kıyamet Günü bizi mahcup etme! Şüphesiz, sen sözünden asla caymazsın!"
Mustafa İslamoğlu
"Rabbimiz! Elçilerin aracılığıyla yaptığın vaadi bize bahşet ve Kıyamet Günü bizi mahcup etme! Çünkü Sen, vaaadinden asla caymazsın!"
Suat Yıldırım
“Rabbena! Resullerin vasıtasıyla bize vaad ettiğin mükâfatları bize lütfet, bizi kıyamet günü rezil ve perişan eyleme. Sen asla sözünden dönmezsin! ”
Süleyman Ateş
Rabbimiz bize, elçilerine va'dettiğini ver, kıyamet günü bizi rezil, perişan etme. Zira sen verdiğin sözden caymazsın!
Şaban Piriş
Rabbimiz, bize elçilerinle vaat ettiğin şeyleri ver ve kıyamet günü bizi perişan etme, sen sözünden dönmezsin.
Yaşar Nuri Öztürk
"Ey Rabbimiz! Resullerine vaat ettiğini de bize ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Sen, vaadine asla ters düşmezsin."
Edip-Layth-Martha
"Our Lord, and grant us what You have promised through Your messengers, and do not embarrass us on the day of Resurrection. You do not break the promise."
Muhammad Asad
"And, O our Sustainer, grant us that which Thou hast promised us through Thy apostles, and disgrace us not on Resurrection Day! Verily, Thou never failest to fulfil Thy promise!"
Rashad Khalifa
"Our Lord, shower us with the blessings you promised us through Your messengers, and do not forsake us on the Day of Resurrection. You never break a promise.",
The Monotheist Group
"Our Lord, and grant us what You have promised through Your messengers, and do not embarrass us on the Day of Resurrection. You do not break the promise."