Al-i İmran Sûresi35. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (18 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1إذhaniWhen
2قالتق و لGVLḳāletidemişti ki[she] said
3امرأتم ر اMREmraetukarısı(the) wife
4عمرانǐmrāneİmran'ın(of) Imran,
5ربر ب بRBBrabbiRabbim"""My Lord!"
6إنيinnīşüphesiz benIndeed, I
7نذرتن ذ رNZ̃Rneƶertuadadım[I] vowed
8لكlekesanato You
9ماolanıwhat
10في(is) in
11بطنيب ط نBŦNbeTnīkarnımdamy womb,
12محرراح ر رḪRRmuHarrarantam hür olarakdedicated,
13فتقبلق ب لGBLfeteḳabbelkabul buyurso accept
14منيminnībendenfrom me.
15إنكinnekeşüphesizIndeed, You,
16أنتentesenYou
17السميعس م عSMAs-semīǔişitensin(are) the All-Hearing,
18العليمع ل مALMl-ǎlīmubilensinthe All-Knowing.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

اذ قالت امرات عمرن رب انى نذرت لك ما فى بطنى محررا فتقبل منى انك انت السميع العليم

Arapça (Harekeli)

إِذْ قَالَتِ امْرَأَتُ عِمْرَانَ رَبِّ إِنِّي نَذَرْتُ لَكَ مَا فِي بَطْنِي مُحَرَّرًا فَتَقَبَّلْ مِنِّي إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

Transliterasyon

İz kâlet imraetu ımrâne rabbi innî nezertu leke mâ fî batnî muharraran fe tekabbel minnî, inneke entes semîul alîm|u|.

Transliteration (Eng.)

I<span class="u">th</span> q<span class="u">a</span>lati imraatu AAimr<span class="u">a</span>narabbi innee na<span class="u">th</span>artu laka m<span class="u">a</span> fee ba<span class="u">t</span>nee mu<span class="u">h</span>arraranfataqabbal minnee innaka anta a<span class="b">l</span>ssameeAAu alAAaleem<span class="b">u</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

An o zamanı ki İmrân'ın zevcesi, yâ Rabbi demişti, karnımdakini, azatlı bir kul olmak üzere sana adadım, kabul et. Şüphe yok ki sen duyarsın, bilirsin.

Ali Bulaç

Hani İmran'ın karısı: "Rabbim, karnımda olanı, 'her türlü bağımlılıktan özgürlüğe kavuşturulmuş olarak' Sana adadım, benden kabul et. Şüphesiz işiten bilen Sensin Sen" demişti.

Bayraktar Bayraklı

İmrân'ın eşi şöyle demişti: “Ey Rabbim! Karnımdaki çocuğu hür/erkek bir insan olarak sırf sana adıyorum. Adağımı kabul buyur. Şüphesiz hakkıyla işiten ve bilen sensin.”

Diyanet İşleri

İmran'ın karısı şöyle demişti: "Rabbim! Karnımdakini azatlı bir kul olarak sırf sana adadım. Adağımı kabul buyur. Şüphesiz (niyazımı) hakkıyla işiten ve (niyetimi) bilen sensin."

Edip Yüksel

İmran'ın karısı demişti ki: "Rabbim, karnımdakini tamamıyla sana adadım, adağımı kabul buyur. Sen İşitensin, Bilensin."

Elmalılı Hamdi Yazır

İmran'ın karısı: "Rabbim, karnımdakini tam hür olarak sana adadım, benden kabul buyur, şüphesiz sen işitensin, bilensin." demişti.

Erhan Aktaş

Hani, bir zaman İmran’ın hanımı: “Rabbim! Karnımdakini kendi isteğimle sana adadım.* Benden kabul et. Kuşkusuz, Sen Her Şeyi Duyan ve Her Şeyi Bilen’sin.” demişti.

Hakkı Yılmaz

Hani bir zaman İmrân'ın karısı: “Rabbim! Kesinlikle ben, karnımdakini tam hür olarak senin için adadım. Sen de benden kabul et, şüphesiz Sen en iyi işitensin, en iyi bilensin” demişti.

Muhammed Esed

Bir vakit İmran ailesinden bir kadın, "Ey Rabbim! Rahmimdeki (çocuğumu) Senin hizmetine adayacağıma söz veriyorum. Benden bunu kabul et: Doğrusu, yalnız Sen, her şeyi duyan, her şeyi bilensin!" diye (Rabbine) seslenmişti.

Mustafa İslamoğlu

Hani İmran'ın kadını demişti ki: "Rabbim! Karnımdaki çocuğu, (her tür iç ve dış ayartmalardan) özgür olarak sana adadım: Benden kabul buyur! Çünkü sen her şeyi işitensin, her şeyi bilensin.

Suat Yıldırım

Hani bir vakit İmran'ın hanımı şöyle demişti: “Ya Rabbî, karnımda taşıdığım çocuğumu sana adadım, her türlü bağdan âzade olarak senin yoluna hizmet edecektir. Adağımı lütfen kabul buyur. Şüphesiz (duaları işiten, niyetleri bilen) semî ve alîm yalnız Sen'sin! ”

Süleyman Ateş

İmran'ın karısı demişti ki: "Rabbim, karnımda olanı tam hür olarak sana adadım, benden kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin."

Şaban Piriş

Hani İmranın karısı:-Rabbim karnımda olanı sadece sana hizmet etmek üzere adadım, benden kabul buyur. Şüphesiz sen, hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin demişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani İmran'ın karısı şöyle demişti: "Rabbim, karnımdakini özgür bir biçimde sana adadım; onu benden kabul et. Kuşkusuz sen, evet sen, herşeyi duyan, herşeyi bilensin."

Edip-Layth-Martha

When the wife of Imran said, "My Lord, I have vowed to You what is in my womb, dedicated, so accept it from me. You are the Hearer, the Knower."

Muhammad Asad

when a woman of [the House of] `Imran prayed: "O my Sustainer! Behold, unto Thee do I vow [the child] that is in, my womb, to be devoted to Thy service. Accept it, then, from me: verily, Thou alone art all-hearing, all-knowing!"

Rashad Khalifa

The wife of Amram said, "My Lord, I have dedicated (the baby) in my belly to You, totally, so accept from me. You are Hearer, Omniscient.",

The Monotheist Group

When the wife of Imran said: "My Lord, I have vowed to You what is in my womb, devoted, so accept from me, You are the Hearer, the Knower."