Al-i İmran Sûresi44. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (20 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ذلكƶālikebunlarThat
2منmin-ndendir(is) from
3أنباءن ب اNBEenbā'ihaberleri-(the) news
4الغيبغ ي بĞYBl-ğaybigörünmez alemin(of) the unseen -
5نوحيهو ح يVḪYnūHīhivahyettiğimizWe reveal it
6إليكileykesanato you.
7وماve māAnd not
8كنتك و نKVNkuntesen değildinyou were
9لديهمledeyhimonların yanındawith them
10إذzamanwhen
11يلقونل ق يLGYyulḳūneattıklarıthey cast
12أقلامهمق ل مGLMeḳlāmehum(kur'a) oklarınıtheir pens
13أيهمeyyuhumhangisi(as to) which of them
14يكفلك ف لKFLyekfulukefil olacak (diye)takes charge (of)
15مريمmeryemeMeryem'e"Maryam;"
16وماve māand not
17كنتك و نKVNkuntesen değildinyou were
18لديهمledeyhimyanlarındawith them
19إذzamanwhen
20يختصمونخ ص مḢṦMyeḣteSimūnebirbirleriyle çekiştiklerithey (were) disputing.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ذلك من انباء الغيب نوحيه اليك وما كنت لديهم اذ يلقون اقلمهم ايهم يكفل مريم وما كنت لديهم اذ يختصمون

Arapça (Harekeli)

ذَلِكَ مِنْ أَنبَاءِ الْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيْكَ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يُلْقُونَ أَقْلَامَهُمْ أَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يَخْتَصِمُونَ

Transliterasyon

Zâlike min enbâil gaybi nûhîhi ileyk|e|, ve mâ kunte ledeyhim iz yulkûne eklâmehum eyyuhum yekfulu meryeme, ve mâ kunte ledeyhim iz yahtesımûn|e|.

Transliteration (Eng.)

<span class="u">Tha</span>lika min anb<span class="u">a</span>-i alghaybinoo<span class="u">h</span>eehi ilayka wam<span class="u">a</span> kunta ladayhim i<span class="u">th</span>yulqoona aql<span class="u">a</span>mahum ayyuhum yakfulu maryama wam<span class="u">a</span>kunta ladayhim i<span class="u">th</span> yakhta<span class="u">s</span>imoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Bunlar, gaibe ait haberler ki sana vahyetmekteyiz. Meryem'i yetiştirmeyi tekeffül edecek kimdir diye kura çekmek için kalemlerini attıkları zaman da yanlarında değildin, bu hususta çekiştikleri zaman da.

Ali Bulaç

Bunlar, gayb haberlerindendir; bunları sana vahyediyoruz. Onlardan hangisi Meryem'i sorumluluğuna alacak diye kalemleriyle kur'a atarlarken sen yanlarında değildin; çekişirlerken de yanlarında değildin.

Bayraktar Bayraklı

Şimdi sana vahyettiğimiz şey, gayb haberlerindendir. Zira, hangisinin Meryem'in hâmisi olacağını kura ile belirlediklerinde sen onlarla birlikte değildin ve birbirleriyle çekişirlerken de yanlarında yoktun.

Diyanet İşleri

(Resulüm!) Bunlar, bizim sana vahiy yoluyla bildirmekte olduğumuz gayb haberlerindendir. İçlerinden hangisi Meryem'i himayesine alacak diye kur'a çekmek üzere kalemlerini atarlarken sen onların yanında değildin; onlar (bu yüzden) çekişirken de yanlarında değildin.*

Edip Yüksel

Bunlar, sana vahyettiğimiz metafizik haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye kura çekerlerken sen onların yanında değildin; çekiştikleri zaman da sen onların yanında değildin.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. (Yoksa) "Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak?" diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu hususta) Tartışırlarken de yanlarında bulunmadın.

Erhan Aktaş

İşte bunlar, sana vahiy ile bildirdiğimiz gayba ait bilgilerdir. Meryem’i kim himaye edecek diye kalemlerini attıkları* zaman da, çekiştikleri zaman da sen yanlarında değildin.

Hakkı Yılmaz

İşte bu, algılama imkânının olmadığı, geçmişin önemli haberlerinden sana vahyettiklerimizdir. Ve Meryem'e hangisi kefil olacağına kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin. Onlar tartışırlarken de sen yanlarında değildin.

Muhammed Esed

Sana (şimdi) vahyettiğimiz şey, senin idrakini aşan bir hususla ilgilidir: zira, hangisinin Meryem'in hâmisi olacağını kur'a ile belirlediklerinde sen onlarla birlikte değildin, ve (o konuda) birbirleriyle çekiştiklerinde yanlarında yoktun.

Mustafa İslamoğlu

(Ey Nebi!) Sana aktardığımız bu bilgi senin gıyabında olup biten olayların haberlerindendir. İçlerinden hangisi Meryem'i himaye edecek diye kur'a çektiklerinde sen yanlarında değildin; onlar (bu konuda) birbirleriyle tartışırken de yanlarında değildin.

Suat Yıldırım

İşte bunlar gayb kabîlinden haberler olup onları Biz sana vahyediyoruz. Yoksa onlar Meryem'i kimin himaye edeceğine dair kur'a çekerlerken ve birbirleriyle tartışırlarken sen yanlarında bulunmuyordun. [11, 49; 12, 102]*

Süleyman Ateş

(Ey Muhammed) Bunlar sana vahyettiğimiz, görünmez alemin haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye (kur'a) oklarını atarlarken sen onların yanında değildin; birbirleriyle çekiştikleri zaman da sen yanlarında değildin.

Şaban Piriş

Bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryeme hangisi kefil olacak diye kalemlerini atarlarken (kura çekerlerken) sen yanlarında değildin, konuyu tartışırlarken de yanlarında değildin.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu, gayb haberlerindendir ki, sana vahyediyoruz. Onlar, Meryem'in bakımını kimin üstleneceğini belirlemek için kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin. Çekiştikleri sırada da yanlarında değildin.

Edip-Layth-Martha

This is from the news of the unseen that We inspire to you. You were not with them when they drew straws as to which one of them will be charged with Mary; you were not with them when they disputed.

Muhammad Asad

This account of something that was beyond the reach of thy perception We [now] reveal unto thee:* for thou wert not with them when they drew lots as to which of them should be Mary's guardian,* and thou wert not with them when they contended [about it] with one another.

Rashad Khalifa

This is news from the past that we reveal to you. You were not there when they drew their raffles to select Mary's guardian. You were not present when they argued with one another.,

The Monotheist Group

This is from the news of the unseen that We inspire to you. You were not with them when they drew straws as to which one of them will be charged with Mary; you were not with them when they disputed.