Al-i İmran Sûresi66. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ها | — | hā entum | işte siz böylesiniz | Here you are - |
| 2 | أنتم | — | |||
| 3 | هؤلاء | — | hā'ulā'i | o kimseler ki | those who |
| 4 | حاججتم | ح ج جḪCC | Hācectum | tartışıyorsunuz | argued |
| 5 | فيما | — | fīmā | olan şey | about what |
| 6 | لكم | — | lekum | sizin | [for] you |
| 7 | به | — | bihi | onun (hakkında) | of it |
| 8 | علم | ع ل مALM | ǐlmun | biraz bilginiz | (have some) knowledge. |
| 9 | فلم | — | felime | ama neden? | Then why |
| 10 | تحاجون | ح ج جḪCC | tuHāccūne | tartışıyorsunuz | (do) you argue |
| 11 | فيما | — | fīmā | hakkında | about what |
| 12 | ليس | ل ي سLYS | leyse | olmayan | not |
| 13 | لكم | — | lekum | sizin | for you |
| 14 | به | — | bihi | onun (hakkında) | of it |
| 15 | علم | ع ل مALM | ǐlmun | bilginiz | (any) knowledge. |
| 16 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah |
| 17 | يعلم | ع ل مALM | yeǎ'lemu | bilir | knows, |
| 18 | وأنتم | — | veentum | ve siz | while you |
| 19 | لا | — | lā | (do) not | |
| 20 | تعلمون | ع ل مALM | teǎ'lemūne | bilmezsiniz | know. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
هانتم هولاء حججتم فيما لكم به علم فلم تحاجون فيما ليس لكم به علم والله يعلم وانتم لا تعلمون
Arapça (Harekeli)
هَا أَنتُمْ هَؤُلَاءِ حَاجَجْتُمْ فِيمَا لَكُم بِهِ عِلْمٌ فَلِمَ تُحَاجُّونَ فِيمَا لَيْسَ لَكُم بِهِ عِلْمٌ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Hâ entum hâulâi hâcectum fî mâ lekum bihî ilmun fe lime tuhâccûne fî mâ leyse lekum bihî ilm(ilmun), vallâhu ya’lemu ve entum lâ ta’lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
H<span class="u">a</span> antum h<span class="u">a</span>ol<span class="u">a</span>-i <span class="u">ha</span>jajtumfeem<span class="u">a</span> lakum bihi AAilmun falima tu<span class="u">ha</span>jjoona feem<span class="u">a</span>laysa lakum bihi AAilmun wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu yaAAlamu waantuml<span class="u">a</span> taAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şöyle-böyle bilginiz olan şeye dair tartışıp duruyorsunuz ama hiç bilginiz olmayan şeyde de ne diye tartışmaya kalkışırsınız? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Ali Bulaç
İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp-duruyorsunuz? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
Bayraktar Bayraklı
İşte siz böyle kimselersiniz! Haydi bilginiz olan şeyler hakkında tartıştınız; fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz? Halbuki Allah her şeyi bilir, ama siz bilemezsiniz.
Diyanet İşleri
İşte siz böyle kimselersiniz! Hadi hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız; fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz! Oysa ki Allah, her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz.*
Edip Yüksel
Bilgi sahibi olduğunuz konularda tartışıp duruyorsunuz! Peki hakkında hiçbir bilgiye sahip olamadığınız bir konuda nasıl tartışabiliyorsunuz? Siz bilmeyebilirsiniz; ama ALLAH bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte siz böylesiniz. Haydi biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız, ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Erhan Aktaş
Diyelim ki bildiğiniz şeyler hakkında tartıştınız. Peki, hiçbir bilginiz olmayan konularda ne diye tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Hakkı Yılmaz
İşte siz bunlarsınız. Biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız, peki, hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Ve Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Muhammed Esed
Siz, bilginiz olan şeyler hakkında tartışırdınız, ama hiç bilmediğiniz şey hakkında neden tartışıyorsunuz? Halbuki Allah (onu) bilir, ama siz bilmezsiniz:
Mustafa İslamoğlu
Hadi şu bildiğiniz şeylerde tartıştınız, fakat bilmediğiniz şey hakkında niçin tartışırsınız? Halbuki Allah bilir, fakat siz bilemezsiniz:
Suat Yıldırım
Haydi diyelim ki az çok bildiğiniz konularda tartışıyorsunuz. Peki ne diye hakkında bilginiz olmayan hususlarda tartışıyorsunuz! Halbuki işin doğrusunu Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Süleyman Ateş
Haydi siz, biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız; ama hiç bilginiz olmayan şey hakkında neden tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.*
Şaban Piriş
İşte siz öylesiniz, biraz bir şeyler bildiğiniz konuda hadi tartıştınız, ama bilginiz olmayan bir şey hakkında ne diye tartışıyorsunuz? Oysa Allah bilir, siz bilmezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk
İşte siz böyle insanlarsınız! Hakkında biraz bilginiz olan şeyde çekişmeye girdiniz. Peki, hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyde neden tartışmaya giriyorsunuz? Allah bilir ama siz bilmezsiniz.
Edip-Layth-Martha
Here you have debated in what you knew; so why then do you debate in what you do not know? God knows while you may not know.
Muhammad Asad
Lo! You are the ones who would argue about that which is known to you; but why do you argue about something which is unknown to you?* Yet God knows [it], whereas you do not know:
Rashad Khalifa
You have argued about things you knew; why do you argue about things you do not know? GOD knows, while you do not know.,
The Monotheist Group
Here you have debated in what you knew; so why then do you debate in what you do not know? And God knows while you do not know.