Al-i İmran Sûresi73. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (32 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولا | — | ve lā | And (do) not | |
| 2 | تؤمنوا | ا م نEMN | tu'minū | ve güvenmeyin | believe |
| 3 | إلا | — | illā | başkasına | except |
| 4 | لمن | — | limen | kimseden | (the one) who |
| 5 | تبع | ت ب عTBA | tebiǎ | uyan | follows |
| 6 | دينكم | د ي نD̃YN | dīnekum | sizin dininize | "your religion.""" |
| 7 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 8 | إن | — | inne | şüphesiz | """Indeed" |
| 9 | الهدى | ه د يHD̃Y | l-hudā | Hidayet | the (true) guidance |
| 10 | هدى | ه د يHD̃Y | hudā | hidayetidir | (is the) Guidance |
| 11 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah - |
| 12 | أن | — | en | lest | |
| 13 | يؤتى | ا ت يETY | yu'tā | verilmesinden (mi?) | is given |
| 14 | أحد | ا ح دEḪD̃ | eHadun | birine | (to) one - |
| 15 | مثل | م ث لMS̃L | miṧle | benzerinin | (the) like |
| 16 | ما | — | mā | şeyin | (of) what |
| 17 | أوتيتم | ا ت يETY | ūtītum | size verilen | was given to you |
| 18 | أو | — | ev | veya | or |
| 19 | يحاجوكم | ح ج جḪCC | yuHāccūkum | (aleyhinize) deliller getireceklerinden (mi?) | they may argue with you |
| 20 | عند | ع ن دAND̃ | ǐnde | huzurunda | near |
| 21 | ربكم | ر ب بRBB | rabbikum | Rabbinizin | "your Lord.""" |
| 22 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 23 | إن | — | inne | şüphesiz | """Indeed," |
| 24 | الفضل | ف ض لFŽL | l-feDle | Lutuf | the Bounty |
| 25 | بيد | ي د يYD̃Y | biyedi | elindedir | (is) in the Hand |
| 26 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah. |
| 27 | يؤتيه | ا ت يETY | yu'tīhi | onu verir | He gives it |
| 28 | من | — | men | kimseye | (to) whom |
| 29 | يشاء | ش ي اŞYE | yeşā'u | dilediği | He wills, |
| 30 | والله | — | vallahu | Allah'ın | and Allah |
| 31 | واسع | و س عVSA | vāsiǔn | (lutfu) geniştir | (is) All-Encompassing, |
| 32 | عليم | ع ل مALM | ǎlīmun | (O her şeyi) bilendir | "All-Knowing.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولا تومنوا الا لمن تبع دينكم قل ان الهدى هدى الله ان يوتى احد مثل ما اوتيتم او يحاجوكم عند ربكم قل ان الفضل بيد الله يوتيه من يشاء والله وسع عليم
Arapça (Harekeli)
وَلَا تُؤْمِنُوا إِلَّا لِمَن تَبِعَ دِينَكُمْ قُلْ إِنَّ الْهُدَى هُدَى اللَّهِ أَن يُؤْتَى أَحَدٌ مِّثْلَ مَا أُوتِيتُمْ أَوْ يُحَاجُّوكُمْ عِندَ رَبِّكُمْ قُلْ إِنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَاءُ وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ
Transliterasyon
Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu’tâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh|i|, yu’tîhi men yeşâ’(yeşâu), vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Transliteration (Eng.)
Wal<span class="u">a</span> tu/minoo ill<span class="u">a</span> limantabiAAa deenakum qul inna alhud<span class="u">a</span> hud<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hian yu/t<span class="u">a</span> a<span class="u">h</span>adun mithla m<span class="u">a</span> ooteetum aw yu<span class="u">ha</span>jjookumAAinda rabbikum qul inna alfa<span class="u">d</span>la biyadi All<span class="u">a</span>hiyu/teehi man yash<span class="u">a</span>o wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu w<span class="u">a</span>siAAunAAaleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve dininize uyan kişiden başkasına inanmayın. De ki: Doğru yol, ancak Allah yoludur. Size verilenin başkalarına da verildiğine ve onların, Rabbiniz katında deliller göstererek sizinle tartışacaklarına inanmayın dediler mi de, de ki: Lütuf ve ihsân ancak Allah'ın elindedir, dilediğine lütfeder ve Allah'ın lütfü boldur ve her şeyi bilir o.
Ali Bulaç
"Ve sizin dininize uyanlardan başkasına inanıp güvenmeyin." De ki: "Şüphesiz doğru yol Allah'ın dosdoğru yoludur. Size verilenin bir benzeri birine (İslam peygamberine) veriliyor ya da Rabbinizin Katında onlar (Müslümanlar) size karşı deliller getiriyorlar, diye mi (bu telaşınız?) De ki: "Şüphesiz 'lütuf ve ihsan (fazl)' Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah (rahmeti) geniş olandır, bilendir."
Diyanet İşleri
Sizin dininize uyanlardan başka hiçbir kimseye inanmayın. " (Resulüm!) De ki: Doğru yol ancak Allah'ın yoludur. Yine (onlar, kendi aralarında şöyle dediler:) "Size verilenin benzerinin başka herhangi bir kimseye verildiğine, yahut Rabbinizin huzurunda onların size karşı deliller getireceklerine de (inanmayın)." De ki: Lütuf ve ihsan Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah'ın rahmeti geniştir ve O her şeyi hakkıyla bilir.*
Edip Yüksel
"Sizin dininize uyandan başkasını onaylamayın." Sen de onlara, "Hidayet ALLAH'ın hidayetidir" de. "Size verilenin benzerinin bir başkasına verildiğini de onaylamayın; yoksa Rabbiniz hakkında sizinle tartışma hakkı kazanırlar" derlerse, "Lütuf ALLAH'ın elindedir, dilediğine verir" de. ALLAH Cömerttir, Bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
"Ve kendi dininize uyanlardan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz doğru yol, Allah'ın yoludur". (Onlar kendi aralarında): "Size verilenin benzerinin hiçbir kimseye verilmiş olduğuna, yahut Rabbinizin huzurunda sizin aleyhinize deliller getireceklerine" (de inanmayın dediler). De ki: "Lütuf Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah, rahmeti bol olan, her şeyi hakkıyla bilendir".
Erhan Aktaş
“Kendi dininize tâbi olanlardan başkasına inanmayın.” dediler. De ki: “Hidayet, Allah’ın hidayetidir. Birine, size verilmiş olanın benzerinin verilmesinden veya Rabb’inizin katından aleyhinize kanıt getirebileceklerinden ötürü mü böyle söylüyorsunuz.”. De ki: “Lütuf, Allah’ın elindedir, onu dilediğine verir.”* Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan’dır, Her Şeyi Bilen’dir.
Hakkı Yılmaz
(72-74)Kitap Ehlinden bir grup da, mü’minlerin dönmeleri için, “İndirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da bilerek reddedin /inanmayın. Ve size verilenin benzerinin bir kimseye verilmiş olduğuna yahut Rabbinizin nezdinde sizin aleyhinize deliller getirecekleri hususunda kendi dininize uyanlardan başkasına inanmayın” dediler. De ki: “Şüphesiz kılavuzluk, Allah'ın kılavuzluğudur.” De ki: “ Şüphesiz lütuf, Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Ve Allah, bilgisi ve rahmeti geniş ve sınırsız olandır, çok iyi bilendir. Rahmetini dilediğine özelleştirir. Ve Allah, büyük lütuf sahibidir.”
Muhammed Esed
ama sizin inancınıza uymayan hiç kimseye (gerçekten) inanmayın." De ki: "Tek (gerçek) rehberlik, Allah'ın rehberliğidir; size verilen (vahy)in benzerinin başka birine de verilmesi şeklinde ifa edilen (bir rehberlik)". Yoksa onlar, Rabbiniz'in huzurunda size muhalefet mi edeceklerdi? De ki: "Lütuf ve ihsan, Allah'ın elindedir; onu dilediğine bağışlar: çünkü Allah (rahmet ve cömertliğinde) sınırsızdır, her şeyi bilendir,
Mustafa İslamoğlu
fakat sizin dininize uymayan kimseye asla (yürekten) inanmayın!" (Şu hakikati) ilan et: "Doğru rehberlik sadece Allah'ın rehberliğidir; size verilenin bir benzerinin başka birine de verilmesi (zorunuza mı gitti), yoksa Rabbinizin huzurunda aleyhinize delil getirirler diye mi (korkuyorsunuz)? (Şunu da) ekle: "Lütuf ve ihsan Allah'ın elindedir, onu dilediğine bahşeder; zira Allah (lutfunda) sınırsız olandır, her şeyi bilendir:
Suat Yıldırım
72, 73. Ehl-i kitaptan bir güruh birbirlerine, şöyle dediler: “Şu Müslümanlara indirilen kitaba günün başlangıcında (zahiren) iman edin, sonunda da inkâr edin, olur ki onlar da şüpheye düşüp dinlerinden dönerler. Ve bir de kendi dininize tâbi olandan başkasına sakın ha güvenmeyin! ” Ey Resulüm, de ki: “Doğru yol, Allah'ın yoludur, ” Yine onlar kendi aralarında: “Size verilen vahyin, başkalarına da verildiğine veya Rabbinizin huzurunda Müslümanların karşı delil getirip sizi mağlup edeceklerine inanmayın! ” derler. De ki: “Lütuf Allah'ın elindedir, dilediğine ihsan eder. Allah vâsi ve alîmdir (lütfu boldur, her şeyi hakkıyla bilir). [57, 29]
Süleyman Ateş
Sizin dininize uyandan başkasına güvenmeyin! (dediler.) De ki: "Hidayet Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylüyorsunuz)?, De ki: "Lutuf Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir, Allah(ın lutfu) geniştir, (O her şeyi) bilendir.*
Şaban Piriş
72,73. -Kitap ehlinden bir kısmı:-İman edenlere indirilene günün başında inanın, sonunda inkar edin, belki dönerler. Dininize uyanlardan başkasına inanmayın, dediler. De ki:-Doğru yol, sadece Allahın gösterdiği yoldur. Size verilen bir başkasına da verildi veya Rabbiniz katında size üstün gelecekler diye mi (telaşlanıyorsunuz)? De ki:-Nimet ve ihsan Allahın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, ihsanı bol olan, her şeyi bilendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Dininize uyandan başkasına inanmayın." Söyle onlara: "Hidayet, Allah'ın kılavuzlamasıdır. Size verilenin benzeri bir başkasına veriliyor yahut Rabbinizin katında tartışarak size üstün gelecekler diye mi bütün bunlar?" De ki: "Lütuf Allah'ın elindedir; onu dilediğine verir. Allah Vasi'dir, varlığı sürekli genişletir; Alim'dir, herşeyi en iyi şekilde bilir."
Edip-Layth-Martha
"Do not acknowledge except for those who follow your system."-- say, "The guidance is God's guidance."-- "That anyone should be given similar to what you have been given, or that they debate with you at your Lord." Say, "The bounty is in God's hand, He gives it to whom He chooses, and God is Encompassing, Knowledgeable."
Muhammad Asad
but do not [really] believe anyone who does not follow your own faith." Say: "Behold, all [true] guidance is God's guidance, consisting in one's being granted [revelation] such as you have been granted."* Or would they contend against you before your Sustainer? Say: "Behold, all bounty is in the hand of God; He grants it unto whom He wills:* for God is infinite, all-knowing,
Rashad Khalifa
"And do not believe except as those who follow your religion." Say, "The true guidance is GOD's guidance." If they claim that they have the same guidance, or argue with you about your Lord, say, "All grace is in GOD's hand; He bestows it upon whomever He wills." GOD is Bounteous, Omniscient.,
The Monotheist Group
"And do not believe except in he who follows your system." Say: "The guidance is the guidance of God." That anyone should be given similar to what you have been given, or that they debate with you at your Lord. Say: "The bounty is in the hand of God, He gives it to whom He chooses, and God is Encompassing, Knowledgeable."