Al-i İmran Sûresi8. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz | """Our Lord!" |
| 2 | لا | — | lā | (Do) not | |
| 3 | تزغ | ز ي غZYĞ | tuziğ | eğriltme | deviate |
| 4 | قلوبنا | ق ل بGLB | ḳulūbenā | kalblerimizi | our hearts |
| 5 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'de | sonra | after |
| 6 | إذ | — | iƶ | [when] | |
| 7 | هديتنا | ه د يHD̃Y | hedeytenā | bizi doğru yola ilettikten | You (have) guided us, |
| 8 | وهب | و ه بVHB | ve heb | ve ver | and grant |
| 9 | لنا | — | lenā | bize | (for) us |
| 10 | من | — | min | from | |
| 11 | لدنك | ل د نLD̃N | ledunke | katından | Yourself |
| 12 | رحمة | ر ح مRḪM | raHmeten | bir rahmet | mercy. |
| 13 | إنك | — | inneke | kuşkusuz sen | Indeed You, |
| 14 | أنت | — | ente | yalnız sen | You |
| 15 | الوهاب | و ه بVHB | l-vehhābu | çok bağış yapansın | (are) the Bestower. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ربنا لا تزغ قلوبنا بعد اذ هديتنا وهب لنا من لدنك رحمة انك انت الوهاب
Arapça (Harekeli)
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ
Transliterasyon
Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh(rahmeten), inneke entel vehhâb|u|.
Transliteration (Eng.)
Rabban<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span> tuzigh qulooban<span class="u">a</span>baAAda i<span class="u">th</span> hadaytan<span class="u">a</span> wahab lan<span class="u">a</span> min ladunkara<span class="u">h</span>matan innaka anta alwahh<span class="u">a</span>b<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbimiz, bizi doğru yola sevk ettikten sonra kalplerimizi saptırma ve kendi katından bize rahmet bağışla, şüphe yok ki sen, fazlasıyla bağışlayansın.
Ali Bulaç
"Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve Katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen."
Bayraktar Bayraklı
Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi haktan bir daha saptırma ve bize rahmetini bağışla, gerçek lütuf sahibi sensin.
Diyanet İşleri
(Onlar şöyle yakarırlar:) Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize tarafından rahmet bağışla. Lütfu en bol olan sensin.
Edip Yüksel
"Rabbimiz, bizi doğruya ulaştırdıktan sonra kalplerimizin eğrilmesine izin verme. Üzerimize rahmetini yağdır; kuşkusuz sen Bağışta Bulunansın."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin.
Erhan Aktaş
Onlar derler ki: Rabb’imiz! Verdiğin hidayetten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen’sin.
Hakkı Yılmaz
(7-9)Allah, sana bu kitabı indirendir. Bu kitaptan bir kısmı yasa içeren âyetlerdir ki bunlar, kitabın anasıdır. Diğerleri de benzeşen anlamlılardır. Amma, durum bu iken, kalplerinde kaypaklık/tutarsızlık olan kimseler, insanları dinden çıkarmak, ortak koşmaya sürüklemek ve onun anlamlarından en uygununun tesbitine yeltenmek için hemen ondan benzeşen anlamlı olanlarının peşine düşerler. Hâlbuki onun anlamlarından en uygun olanının tesbitini ancak Allah ve –“Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır. Rabbimiz! Bize kılavuzluk ettikten sonra kalplerimizi çevirme! Bize Kendi nezdinden rahmet lütfet! Şüphesiz Sen, bol bol lütfedenin ta kendisisin. Rabbimiz! Şüphesiz Sen, insanları, kendisinde hiçbir şüphe olmayan gün için toplayansın. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez” diyen– o bilgide uzman olanlar bilirler. Ve sadece kavrama yetenekleri olanlar öğüt alırlar.
Muhammed Esed
"Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi hakikatten (bir daha) saptırma ve bize rahmetini bağışla: Sensin (hakikî) Lütuf Sahibi."
Mustafa İslamoğlu
"Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve bize katından bir rahmet bahşet: çünkü yalnızca Sensin hiç karşılıksız sınırsızca lutfeden."
Suat Yıldırım
“Ey bizim kerîm Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan vehhab Sensin Sen! ”
Süleyman Ateş
(Onlar derler ki): "Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi eğriltme, bize katından bir rahmet ver, kuşkusuz sen çok bağış yapansın."
Şaban Piriş
Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme. Bize katından rahmet bahşet, şüphesiz sen, bol bol bağışlayansın.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey Rabbimiz! Bizi doğruya ve güzele yönelttikten sonra kalplerimizi bozup eğriltme ve bize katından bir rahmet bağışla. Sen, yalnız sen Vahhab'sın, bol bol bağışta bulunansın.
Edip-Layth-Martha
"Our Lord, do not make our hearts deviate after You have guided us, and grant us from You a mercy; You are the Grantor."
Muhammad Asad
"O our Sustainer! Let not our hearts swerve from the truth after Thou hast guided us; and bestow upon us the gift of Thy grace: verily, Thou art the [true] Giver of Gifts.
Rashad Khalifa
"Our Lord, let not our hearts waver, now that You have guided us. Shower us with Your mercy; You are the Grantor.,
The Monotheist Group
"Our Lord, do not make our hearts deviate after You have guided us, and grant us from You a mercy. Indeed, You are the Grantor."