Al-i İmran Sûresi84. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (29 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | آمنا | ا م نEMN | āmennā | inandık | """We believed" |
| 3 | بالله | — | billahi | Allah'a | in Allah |
| 4 | وما | — | ve mā | şeye | and what |
| 5 | أنزل | ن ز لNZL | unzile | indirilen | (is) revealed |
| 6 | علينا | — | ǎleynā | bize | on us |
| 7 | وما | — | ve mā | ve şeye | and what |
| 8 | أنزل | ن ز لNZL | unzile | indirilen | was revealed |
| 9 | على | — | ǎlā | on | |
| 10 | إبراهيم | — | ibrāhīme | İbrahim'e | Ibrahim, |
| 11 | وإسماعيل | — | ve ismāǐyle | ve İsma'il'e | and Ishmael, |
| 12 | وإسحاق | — | ve isHāḳa | ve İshak'a | and Isaac, |
| 13 | ويعقوب | — | ve yeǎ'ḳūbe | ve Ya'kub'a | and Yaqub, |
| 14 | والأسباط | س ب طSBŦ | vel'esbāTi | ve sıbtlara | and the descendents |
| 15 | وما | — | ve mā | ve şeye | and what |
| 16 | أوتي | ا ت يETY | ūtiye | verilen | was given |
| 17 | موسى | — | mūsā | Musa'ya | (to) Musa, |
| 18 | وعيسى | — | ve ǐysā | ve Îsa'ya | and Isa, |
| 19 | والنبيون | ن ب اNBE | ve nnebiyyūne | ve peygamberlere | and the Prophets |
| 20 | من | — | min | tarafından | from |
| 21 | ربهم | ر ب بRBB | rabbihim | Rableri | their Lord. |
| 22 | لا | — | lā | Not | |
| 23 | نفرق | ف ر قFRG | nuferriḳu | ayırım yapmayız | we make distinction |
| 24 | بين | ب ي نBYN | beyne | arasında | between |
| 25 | أحد | ا ح دEḪD̃ | eHadin | hiçbirinin | any |
| 26 | منهم | — | minhum | onlar | of them |
| 27 | ونحن | — | ve neHnu | ve biz | and we |
| 28 | له | — | lehu | O'na | to Him |
| 29 | مسلمون | س ل مSLM | muslimūne | teslim olanlarız | (are) submissive. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل ءامنا بالله وما انزل علينا وما انزل على ابرهيم واسمعيل واسحق ويعقوب والاسباط وما اوتى موسى وعيسى والنبيون من ربهم لا نفرق بين احد منهم ونحن له مسلمون
Arapça (Harekeli)
قُلْ آمَنَّا بِاللَّهِ وَمَا أُنزِلَ عَلَيْنَا وَمَا أُنزِلَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ وَالْأَسْبَاطِ وَمَا أُوتِيَ مُوسَى وَعِيسَى وَالنَّبِيُّونَ مِن رَّبِّهِمْ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
Transliterasyon
Kul âmennâ billâhi ve mâ unzile aleynâ ve mâ unzile alâ ibrâhîme ve ismâîle ve ishâka ve ya’kûbe vel esbâtı ve mâ ûtiye mûsâ ve îsâ ven nebiyyûne min rabbihim, lâ nuferriku beyne ehadin minhum, ve nahnu lehu muslimûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qul <span class="u">a</span>mann<span class="u">a</span> bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hiwam<span class="u">a</span> onzila AAalayn<span class="u">a</span> wam<span class="u">a</span> onzila AAal<span class="u">a</span>ibr<span class="u">a</span>heema wa-ism<span class="u">a</span>AAeela wa-is<span class="u">ha</span>qawayaAAqooba wa<span class="b">a</span>l-asb<span class="u">at</span>i wam<span class="u">a</span> ootiya moos<span class="u">a</span>waAAees<span class="u">a</span> wa<span class="b">al</span>nnabiyyoona min rabbihim l<span class="u">a</span>nufarriqu bayna a<span class="u">h</span>adin minhum wana<span class="u">h</span>nu lahumuslimoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: İnandık Allah'a ve bize indirilene, İbrahîm'e, İsmâîl'e, İshak'a, Yakup'a, torunlarına indirilene. Mûsâ'ya, İsa'ya ve peygamberlere, Rablerinden verilene; aralarından hiçbirini ayırt etmeyiz ve biz, ona teslîm olmuşuz.
Ali Bulaç
De ki: "Biz Allah'a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına indirilene, Musa'ya, İsa'ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere iman ettik. Onlardan hiçbiri arasında ayrılık gözetmeyiz. Ve biz O'na teslim olmuşlarız."
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Biz Allah'a, bize indirilene, İbrâhim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakûb'a ve onun neslinden gelenlere indirilene, Rabbleri tarafından Mûsâ'ya, İsâ'ya ve diğer bütün peygamberlere bahşedilenlere inanırız, onlar arasında hiçbir ayırım yapmayız. Kendimizi Allah'a teslim ederiz.
Diyanet İşleri
De ki: Biz, Allah a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve Ya'kub oğullarına indirilenlere, Musa, İsa ve (diğer) peygamberlere Rableri tarafından verilenlere iman ettik. Onları birbirinden ayırdetmeyiz. Biz ancak O'na teslim oluruz.
Edip Yüksel
De ki: "ALLAH'ı, bize indirileni, İbrahim'i, İsmail'i, İshak'ı, Yakub'u ve torunlara indirileni; Musa'yı, İsa'yı ve peygamberlere Rab'leri tarafından verilenleri onayladık. Onların hiçbiri arasında ayrım yapmayız ve biz O'na teslim olanlarız."*
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Allah'a, bize indirilen (Kur'ân)e, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene, Musa'ya, İsa'ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere inandık. Onların arasında hiçbir fark gözetmeyiz, biz O'na teslim olmuşlarız".
Erhan Aktaş
De ki: “Biz; Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshâk’a, Yakub’a ve onun soyundan gelenlere indirilene; Musa’ya, İsa’ya, nebilere Rabb’lerinden verilene iman ettik. Onları, birbirinden ayırt etmeyiz. Biz, O’na teslim olanlardanız.”
Hakkı Yılmaz
De ki: “Biz, Allah'a, bize indirilen Kur’ân'a, İbrâhîm'e, İsmâîl'e, İshâk'a, Ya‘kûb'a ve torunlara indirilene, Mûsâ'ya, Îsâ'ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere inandık. Onlardan hiç biri arasında ayırım yapmayız. Ve biz, yalnız O'nun için İslâmlaşanlarız.”
Muhammed Esed
De ki: "Biz, Allah'a; bize indirilene; İbrahim'e, İsmail'e, İshâk'a, Yakub'a ve o'nun neslinden gelenlere indirilene; Rableri tarafından Musa'ya, İsa'ya ve (diğer) tüm peygamberlere bahşedilene inanırız; onlar arasında hiçbir ayrım yapmayız. Ve kendimizi O'na teslim ederiz."
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Allah'a, bizi indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve onun neslinden gelenlere indirilene; Rablerinden Musa'ya, İsa'ya ve (diğer) tüm peygamberlere bahşedilene inanırız; onlar arasından hiç birini ayırt etmeyiz; ve biz yalnız O'na teslim oluruz.
Suat Yıldırım
De ki: “Biz Allah'a iman ettik. Bize indirilen vahye, İbrâhim'e, İsmâil'e İshak'a, Yâkub'a ve torunlarına indirilen keza Mûsâ'ya, Îsâ'ya, hasılı bütün peygamberlere Rab'leri tarafından verilen vahiylere de iman ettik. (Peygamberlikleri noktasında) onlar arasında hiçbir ayrım yapmayız ve biz yalnız Allah'a teslim oluruz. [2, 136]
Süleyman Ateş
De ki: "Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsma'il'e, İshak'a, Ya'kub'a ve sıbtlara (Ya'kub oğullarından türeyen kabilelere) indirilene; Musa'ya, Îsa'ya ve peygamberlere Rableri tarafından verilene inandık; onlar arasında bir ayırım yapmayız, biz O'na teslim olanlarız."
Şaban Piriş
De ki:-Allaha, bize indirilene, İbrahime, İsmaile, İshaka, Yakuba ve torunlarına indirilene, Rablerinden, Musa, İsa ve peygamberlere verilenlere iman ettik. Onlardan hiç biri arasında ayırım yapmayız. Biz Allaha teslim olanlarız!
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına indirilmiş olana, Musa'ya, İsa'ya ve diğer nebilere Rablerinden verilmiş bulunana inandık. Onlardan hiçbirini ötekinden ayırmayız. Biz O'na teslim olanlarız."
Edip-Layth-Martha
Say, "We acknowledge God and what was sent down to us and what was sent down to Abraham, Ishmael, Isaac, Jacob, the Patriarchs, and what was given to Moses, Jesus and the prophets from their Lord. We do not discriminate between them, and to Him we peacefully surrender."
Muhammad Asad
Say: "We believe in God, and in that which has been bestowed from on high upon us, and that which has been bestowed upon Abraham and Ishmael and Isaac and Jacob and their descendants, and that which has been vouchsafed by their Sustainer unto Moses and Jesus and all the [other] prophets: we make no distinction between any of them.* And unto Him do we surrender ourselves."
Rashad Khalifa
Say, "We believe in GOD, and in what was sent down to us, and in what was sent down to Abraham, Ismail, Isaac, Jacob, and the Patriarchs, and in what was given to Moses, Jesus, and the prophets from their Lord. We make no distinction among any of them. To Him alone we are submitters.",
The Monotheist Group
Say: "We believe in God and what was sent down to us and what was sent down to Abraham and Ishmael and Isaac and Jacob and the Patriarchs, and what was given to Moses and Jesus and the prophets from their Lord. We do not make a distinction between any of them, and to Him we submit."