Al-i İmran Sûresi99. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 3 | أهل | ا ه لEHL | ehle | halk | Folk/People |
| 4 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābi | Kitap | (of) the Book! |
| 5 | لم | — | lime | niçin? | Why |
| 6 | تصدون | ص د دṦD̃D̃ | teSuddūne | çevirmeğe çalışıyorsunuz | (do) you hinder |
| 7 | عن | — | ǎn | -ndan | from |
| 8 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolu- | (the) way |
| 9 | الله | — | llahi | Allah | (of) Allah |
| 10 | من | — | men | kimseleri | (those) who |
| 11 | آمن | ا م نEMN | āmene | inanan | believe[d], |
| 12 | تبغونها | ب غ يBĞY | tebğūnehā | göstermeğe yeltenerek | seeking (to make) it |
| 13 | عوجا | ع و جAVC | ǐvecen | eğri | (seem) crooked |
| 14 | وأنتم | — | veentum | ve siz | while you |
| 15 | شهداء | ش ه دŞHD̃ | şuhedā'u | (gerçeğe) tanık olduğunuz halde | (are) witnesses? |
| 16 | وما | — | ve mā | değildir | And not |
| 17 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 18 | بغافل | غ ف لĞFL | biğāfilin | habersiz | (is) unaware |
| 19 | عما | — | ǎmmā | -dan | of what |
| 20 | تعملون | ع م لAML | teǎ'melūne | yaptıklarınız- | you do. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل ياهل الكتب لم تصدون عن سبيل الله من ءامن تبغونها عوجا وانتم شهداء وما الله بغفل عما تعملون
Arapça (Harekeli)
قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ اللَّهِ مَنْ آمَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجًا وَأَنتُمْ شُهَدَاءُ وَمَا اللَّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
Transliterasyon
Kul yâ ehlel kitâbi lime tesuddûne an sebîlillâhi men âmene tebgûnehâ ivecen ve entum şuhedâu ve mâllâhu bi gâfilin ammâ ta’melûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qul y<span class="u">a</span> ahla alkit<span class="u">a</span>bi lima ta<span class="u">s</span>uddoonaAAan sabeeli All<span class="u">a</span>hi man <span class="u">a</span>mana tabghoonah<span class="u">a</span>AAiwajan waantum shuhad<span class="u">a</span>o wam<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hu bigh<span class="u">a</span>filinAAamm<span class="u">a</span> taAAmaloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Ey kitap ehli, kendiniz de tanıksınız, öyle olduğu halde gene zor zoruna ne diye bir eğrilik bulmaya yeltenir de inananları, Allah yolundan döndürmeye çalışırsınız? Allah'sa yaptıklarınızdan gafil değildir ki.
Ali Bulaç
De ki: "Ey Kitap Ehli, sizler şahidler olduğunuz halde, ne diye iman edenleri Allah yolundan -onda bir çarpıklık bulmaya yeltenerek- çevirmeye çalışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir."
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Ey kitap ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, Allah'ın yolunu niçin eğri göstermeye yeltenerek inananları Allah yolundan çevirmeye çalışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”
Diyanet İşleri
De ki: Ey ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Edip Yüksel
De ki: "Kitap halkı, doğruya tanık olduğunuz halde neden ALLAH'ın yolunu değiştirmeye yeltenerek gerçeği onaylayanları saptırıyorsunuz? ALLAH yaptıklarınızdan habersiz değildir."
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Ey kitap ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz hâlde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir".
Erhan Aktaş
De ki: “Ey Kitap Ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, niçin Allah’ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, inanmak isteyenleri O’nun yolundan döndürmeye çalışıyorsunuz! Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.”.
Hakkı Yılmaz
De ki: “Ey Kitap Ehli! Siz tanık olduğunuz hâlde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek inanan kimseleri Allah'ın yolundan çeviriyorsunuz? Allah yaptıklarınıza duyarsız değildir.”
Muhammed Esed
De ki: "Ey geçmiş vahyin izleyicileri! (Doğru olduğuna) bizzat kendiniz şahit olduğunuz halde onu eğri göstermeye çalışarak, (bu ilahî kelâma) iman edenleri neden Allah yolundan alıko(ymaya çabalı)yorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir."
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Ey önceki vahyin takipçileri! Doğru olduğuna bizzat şahit olduğunuz halde, onu eğri göstermeye çalışarak, iman edenleri niçin Allah yolundan döndürmeye çabalıyorsunuz? Ama Allah yaptıklarınızdan asla gafil değildir.
Suat Yıldırım
De ki: Ey Ehl-i kitap! Siz gerçeği görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek iman edenleri Allah yolundan men ediyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Süleyman Ateş
De ki: "Ey Kitap ehli, gerçeğe tanık olduğunuz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeğe yeltenerek, inanmak isteyenleri Allah yolundan çevirmeğe çalışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir."
Şaban Piriş
De ki:-Ey kitap ehli, niçin iman edenleri Allahın yolunda eğrilik arayarak saptırmaya çalışıyorsunuz? (Oysa siz de onun doğru olduğunu) görüp duruyorsunuz. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Yaşar Nuri Öztürk
Şunu da söyle: "Ey Ehlikitap! Neden iman edenleri Allah yolundan alıkoyuyorsunuz? Gözünüzle gördüğünüz halde, Allah yolunu neden çarpıtmak istiyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."
Edip-Layth-Martha
Say, "O people of the book, why do you repel from the path of God those who acknowledge? You wish to twist it while you were witness. God is not oblivious to what you do."
Muhammad Asad
Say: "O followers of earlier revelation! Why do you [endeavour to] bar those who have come to believe [in this divine writ] from the path of God by trying to make it appear crooked, when you yourselves bear witness* [to its being straight]? For, God is not unaware of what you do."
Rashad Khalifa
Say, "O followers of the scripture, why do you repel from the path of GOD those who wish to believe, and seek to distort it, even though you are witnesses?" GOD is never unaware of anything you do.,
The Monotheist Group
Say: "O people of the Book, why do you repel from the path of God those who believe? You wish to twist it while you are witnesses. And God is not unaware of what you do."