Rum Sûresi41. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ظهر | ظ ه رƵHR | Zehera | çıktı | Has appeared |
| 2 | الفساد | ف س دFSD̃ | l-fesādu | fesat | the corruption |
| 3 | في | — | fī | in | |
| 4 | البر | ب ر رBRR | l-berri | karada | the land |
| 5 | والبحر | ب ح رBḪR | velbeHri | ve denizde | and the sea |
| 6 | بما | — | bimā | yüzünden | for what |
| 7 | كسبت | ك س بKSB | kesebet | kazandıkları | have earned |
| 8 | أيدي | ي د يYD̃Y | eydī | elleriyle | (the) hands |
| 9 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanların | (of) people, |
| 10 | ليذيقهم | ذ و قZ̃VG | liyuƶiyḳahum | onlara taddırıyor | so that He may let them taste |
| 11 | بعض | ب ع ضBAŽ | beǎ'De | bir kısmını | a part |
| 12 | الذي | — | lleƶī | (of) that which | |
| 13 | عملوا | ع م لAML | ǎmilū | yaptıklarının | they have done |
| 14 | لعلهم | — | leǎllehum | belki onlar | so that they may |
| 15 | يرجعون | ر ج عRCA | yerciǔne | dönerler (diye) | return. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ظهر الفساد فى البر والبحر بما كسبت ايدى الناس ليذيقهم بعض الذى عملوا لعلهم يرجعون
Arapça (Harekeli)
ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ أَيْدِي النَّاسِ لِيُذِيقَهُم بَعْضَ الَّذِي عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
Transliterasyon
Zaharel fesâdu fîl berri vel bahri bimâ kesebet eydin nâsi, li yuzîkahum ba’dallezî amilû leallehum yerciûn|e|.
Transliteration (Eng.)
<span class="i"><span class="u">Th</span></span>ahara alfas<span class="u">a</span>du feealbarri wa<span class="b">a</span>lba<span class="u">h</span>ri bim<span class="u">a</span> kasabat aydee a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>siliyu<span class="u">th</span>eeqahum baAA<span class="u">d</span>a alla<span class="u">th</span>ee AAamiloolaAAallahum yarjiAAoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bozgun belirdi karada ve denizde, insanların elleriyle kazandıkları suçlar yüzünden; bu da, belki dönerler, vazgeçerler diye yaptıklarına karşılık çekecekleri cezânın az bir kısmını onlara tattırmak için.
Ali Bulaç
İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesad ortaya çıktı. Umulur ki, dönerler diye (Allah) onlara yaptıklarının bir kısmını kendilerine taddırmaktadır.
Bayraktar Bayraklı
İnsanların bizzat kendilerinin işledikleri yüzünden, karada ve denizde çürüme ve bozulma başladı. Allah, belki geri dönerler diye yaptıklarının bazı sonuçlarını onlara tattıracaktır.
Diyanet İşleri
İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu, ki Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın; belki de (tuttukları kötü yoldan) dönerler.*
Edip Yüksel
Halkın elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde felaketler yaygınlaştı. Böylece, (kötülükten) dönerler diye yaptıklarının bir kısmını onlara tattırıyor.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yaptıklarının bir kısmını tatsınlar diye insanların kendi ellerinin kazandığı şeyler yüzünden karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Umulur ki onlar hakka dönerler.
Erhan Aktaş
İnsanların kendi yaptıklarından dolayı karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Belki akıllarını başlarına alırlar diye yaptıklarının bir kısmı onlara tattırıldı.
Hakkı Yılmaz
İnsanlar dönerler diye; kendilerinin elleriyle kazandıkları şeyler yüzünden, yaptıklarının bir kısmını onlara tattırmak için karada ve denizde kargaşa ortaya çıktı.
Muhammed Esed
(Allah'ın buyruklarını umursamaz hale gelen şu) insanların kendi elleriyle yapıp-ettikleri sonucunda karada ve denizlerde çürüme ve bozulma başladı: Bu şekilde (Allah), belki (doğru yola) geri dönerler diye yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını onlara tattıracaktır.
Mustafa İslamoğlu
İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozulma meydana geldi. Neticede (Allah), yaptıklarının (kötü sonuçlarından) bir kısmını kendilerine tattıracaktır; umulur ki (yol yakınken) dönerler.
Suat Yıldırım
Allah'ın buyruklarını umursamayan şu insanların kendi tercihleri ile yaptıkları işler yüzünden karada ve denizde (bütün dünyada) bozukluk ortaya çıktı, nizam bozuldu. Doğru yola ve isabetli tutuma dönme fırsatı vermek için, Allah, yaptıklarının bazı kötü neticelerini onlara tattırır. [7, 168] [21, 35; 2, 155]
Süleyman Ateş
İnsanların elleriyle kazandıkları (günahları) yüzünden, karada ve denizde fesat çıktı. Belki dönerler diye, (Allah) onlara, yaptıklarının bir kısmını taddırıyor.
Şaban Piriş
İnsanların kendi elleriyle kazandıkları yüzünden karada ve denizde karışıklık çıkmıştır. Bu, belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmının azabını tattırmak içindir.
Yaşar Nuri Öztürk
İnsanlara ellerinin kazanmış oldukları yüzünden denizde ve karada bozgun çıktı. Allah onlara, yaptıklarının bir kısmını tattırıyor ki geri dönebilsinler.
Edip-Layth-Martha
Pollution has appeared in the land and the sea by the hands of people for what they earned. He will make them taste some of what they have done, perhaps they will revert.
Muhammad Asad
[Since they have become oblivious of God,] corruption has appeared on land and in the sea as an outcome of what men's hands have wrought: and so* He will let them taste [the evil of] some of their doings, so that they might return [to the right path].*
Rashad Khalifa
Disasters have spread throughout the land and sea, because of what the people have committed. He thus lets them taste the consequences of some of their works, that they may return (to the right works).,
The Monotheist Group
Corruption has appeared in the land and the sea at the hands of the people by what they earn. He will make them taste some of what they have done, perhaps they will return.