Rum Sûresi47. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | andolsun ki | And verily, |
| 2 | أرسلنا | ر س لRSL | erselnā | biz gönderdik | We sent |
| 3 | من | — | min | before you | |
| 4 | قبلك | ق ب لGBL | ḳablike | senden önce | before you |
| 5 | رسلا | ر س لRSL | rusulen | elçileri | Messengers |
| 6 | إلى | — | ilā | to | |
| 7 | قومهم | ق و مGVM | ḳavmihim | kavimlerine | their people, |
| 8 | فجاءوهم | ج ي اCYE | fe cā'ūhum | onlara geldiler | and they came to them |
| 9 | بالبينات | ب ي نBYN | bil-beyyināti | delillerle | "with clear proofs;" |
| 10 | فانتقمنا | ن ق مNGM | fenteḳamnā | ve biz öc aldık | then We took retribution |
| 11 | من | — | mine | -den | from |
| 12 | الذين | — | elleƶīne | kimseler- | those who |
| 13 | أجرموا | ج ر مCRM | ecramū | suç işleyen(ler) | committed crimes. |
| 14 | وكان | ك و نKVN | ve kāne | ve idi | And it was |
| 15 | حقا | ح ق قḪGG | Haḳḳan | borç | incumbent |
| 16 | علينا | — | ǎleynā | üzerimize | upon Us |
| 17 | نصر | ن ص رNṦR | neSru | yardım etmek | (to) help |
| 18 | المؤمنين | ا م نEMN | l-mu'minīne | mü'minlere | the believers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد ارسلنا من قبلك رسلا الى قومهم فجاءوهم بالبينت فانتقمنا من الذين اجرموا وكان حقا علينا نصر المومنين
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ رُسُلًا إِلَى قَوْمِهِمْ فَجَاءُوهُم بِالْبَيِّنَاتِ فَانتَقَمْنَا مِنَ الَّذِينَ أَجْرَمُوا وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِنِينَ
Transliterasyon
Ve lekad erselnâ min kablike rusulen ilâ kavmihim fe câûhum bil beyyinâti fentekamnâ minellezîne ecramû, ve kâne hakkan aleynâ nasrul mu’minîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaqad arsaln<span class="u">a</span> min qablika rusulanil<span class="u">a</span> qawmihim faj<span class="u">a</span>oohum bi<span class="b">a</span>lbayyin<span class="u">a</span>tifa<span class="b">i</span>ntaqamn<span class="u">a</span> mina alla<span class="u">th</span>eena ajramoo wak<span class="u">a</span>na<span class="u">h</span>aqqan AAalayn<span class="u">a</span> na<span class="u">s</span>ru almu/mineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki senden önce de kavimlerine peygamberler gönderdik de apaçık delillerle geldiler onlara; derken cürmettiklerinden dolayı öç aldık onlardan ve inananlara yardım, bir haktır bize.
Ali Bulaç
Andolsun, Biz senden önce kendi kavimlerine elçiler gönderdik de onlara apaçık belgeler getirdiler; böylece Biz de suçlu günahkarlardan intikam aldık. İman edenlere yardım etmek ise, Bizim üzerimizde bir haktır.
Bayraktar Bayraklı
Senden önce nice peygamberleri kendi toplumlarına göndermiştik. Onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Biz, sonunda suçlulardan öç aldık. İnananlara yardım etmeyi üzerimize almışızdır.
Diyanet İşleri
Andolsun ki, biz senden önce kendi kavimlerine nice peygamberler gönderdik de onlara açık deliller getirdiler. (Onları dinlemeyip) günaha dalanların ise cezalarını hakkıyla vermişizdir. Müminlere yardım etmek de bize düşer.
Edip Yüksel
Senden önce elçileri halklarına apaçık delillerle gönderdik. Suç işleyenleri de cezalandırdık. Gerçeği onaylayanlara yardım etmek görevimizdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki biz, senden önce birçok peygamberleri kavimlerine gönderdik de, onlara apaçık delillerle vardılar. Onun üzerine günah işleyenlerden intikam aldık. Müminlere yardım ise, bizim nezdimizde bir hak oldu.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki, senden önce, birçok rasulü kavimlerine gönderdik. Onlara beyyineler* getirdiler. Ardından suçlulardan intikam aldık. İnanan kimsel ere yardım etmek Bize hak oldu.
Hakkı Yılmaz
Ve andolsun ki Biz, senden önce birtakım elçileri toplumlarına gönderdik de, onlar onlara, apaçık delilleri getirdiler. Sonra Biz, günah işleyen kimseleri yakalayıp cezalandırarak adaleti sağladık. Mü’minlere yardım da, Bizim üzerimize bir hak idi.*(Sonraki 30:60)
Muhammed Esed
(Ey Muhammed,) senden önceki toplumlara da kendi içlerinden peygamberler göndermiştik ve onlar hakikatin her türlü kanıtını getirmişlerdi: ve sonra (müminleri zafere ulaştırmak suretiyle,) (kasden) kötülük işleyenlerden öcümüzü almıştık: zaten inananlara yardım etmeyi üstümüzde bir sorumluluk olarak görmüştük.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu senden önce de kendi kavimlerine elçiler göndermiştik; ve onlara hakikatin apaçık delilleriyle gelmiştiler. En sonunda suç ve günahta direnen kimselere yaptıklarının acısını tattırdık: zaten inananlara yardım etmek üstlendiğimiz bir görevdi.
Suat Yıldırım
Ey Resulüm! Biz senden önceki ümmetlere de resuller gönderdik. O peygamberler ümmetlerine parlak deliller getirdiler, ama çoğu iman etmedi. Biz de o suçlulardan intikam aldık. Çünkü müminleri desteklemek, Bize düşen bir borç idi. [10, 103; 6, 12]*
Süleyman Ateş
Andolsun ki, biz senden önce de elçileri kavimlerine gönderdik; onlara deliller getirdiler ve biz, (onları dinlemeyip) suç işleyenlerden öc aldık. (Elbette alırız, çünkü) mü'minlere yardım etmek, üzerimize borç idi.
Şaban Piriş
Senden önce de nice peygamberleri toplumlarına göndermiştik de onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Suç işleyenlerin cezasını vermiştik. Müminler e yardım etmek borcumuzdur.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun biz, senden önce de resulleri toplumlarına gönderdik, onlara açık kanıtlar getirdiler. Nihayet, günah işleyenlerden öc aldık. İnananlara yardım etmek bizim üzerimizde bir haktı.
Edip-Layth-Martha
We have sent before you messengers to their people, so they came to them with clear proofs, then We took revenge on those who were criminals, and it is an obligation for Us to grant victory to those who acknowledge.
Muhammad Asad
And indeed, [O Muhammad, even] before thee did We send forth apostles - each one unto his own people* and they brought them all evidence of the truth: and then, [by causing the believers to triumph,] We inflicted Our retribution upon those who [de­liberately] did evil: for We had willed it upon Our­selves to succour the believers.
Rashad Khalifa
We have sent messengers before you to their people, with profound signs. Subsequently, we punished those who transgressed. It is our duty that we grant victory to the believers.,
The Monotheist Group
And We have sent before you messengers to their people. So they came to them with clear proofs; then We took revenge on those who were criminals. And it is binding upon Us to grant victory to the believers.