Rum Sûresi48. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (28 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الله | — | Allahu | Allah | Allah |
| 2 | الذي | — | lleƶī | ki | (is) the One Who |
| 3 | يرسل | ر س لRSL | yursilu | gönderir | sends |
| 4 | الرياح | ر و حRVḪ | r-riyāHa | rüzgarları | the winds, |
| 5 | فتثير | ث و رS̃VR | fetuṧīru | kaldırır | so they raise |
| 6 | سحابا | س ح بSḪB | seHāben | bulutu | (the) clouds, |
| 7 | فيبسطه | ب س طBSŦ | feyebsuTuhu | sonra onu yayar | then He spreads them |
| 8 | في | — | fī | in | |
| 9 | السماء | س م وSMV | s-semāi | gökte | the sky, |
| 10 | كيف | ك ي فKYF | keyfe | nasıl | how |
| 11 | يشاء | ش ي اŞYE | yeşā'u | diliyorsa | He wills, |
| 12 | ويجعله | ج ع لCAL | ve yec'ǎluhu | ve eder | and He makes them |
| 13 | كسفا | ك س فKSF | kisefen | parça parça | fragments |
| 14 | فترى | ر ا يREY | feterā | ve görürsün | so you see |
| 15 | الودق | و د قVD̃G | l-vedḳa | yağmurun | the rain |
| 16 | يخرج | خ ر جḢRC | yeḣrucu | çıktığını | coming forth |
| 17 | من | — | min | from | |
| 18 | خلاله | خ ل لḢLL | ḣilālihi | arasından | their midst. |
| 19 | فإذا | — | feiƶā | derken | Then when |
| 20 | أصاب | ص و بṦVB | eSābe | uğratınca | He causes it to fall on |
| 21 | به | — | bihi | onu | He causes it to fall on |
| 22 | من | — | men | whom | |
| 23 | يشاء | ش ي اŞYE | yeşā'u | dilediğine | He wills |
| 24 | من | — | min | -ndan | of |
| 25 | عباده | ع ب دABD̃ | ǐbādihi | kulları- | His slaves, |
| 26 | إذا | — | iƶā | hemen | behold! |
| 27 | هم | — | hum | onlar | They |
| 28 | يستبشرون | ب ش رBŞR | yestebşirūne | sevinirler | rejoice. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الله الذى يرسل الريح فتثير سحابا فيبسطه فى السماء كيف يشاء ويجعله كسفا فترى الودق يخرج من خلله فاذا اصاب به من يشاء من عباده اذا هم يستبشرون
Arapça (Harekeli)
اللَّهُ الَّذِي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ فَتُثِيرُ سَحَابًا فَيَبْسُطُهُ فِي السَّمَاءِ كَيْفَ يَشَاءُ وَيَجْعَلُهُ كِسَفًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِهِ فَإِذَا أَصَابَ بِهِ مَن يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ
Transliterasyon
Allâhullezî yursilur riyâha fe tusîru sehâben fe yebsutuhu fîs semâi keyfe yeşâu ve yec’aluhu kisefen fe terel vedka yahrucu min hılâlih|î|, fe izâ esâbe bihî men yeşâu min ibâdihî izâ hum yestebşirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
All<span class="u">a</span>hu alla<span class="u">th</span>ee yursilu a<span class="b">l</span>rriy<span class="u">ah</span>afatutheeru sa<span class="u">ha</span>ban fayabsu<span class="u">t</span>uhu fee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>-ikayfa yash<span class="u">a</span>o wayajAAaluhu kisafan fatar<span class="u">a</span> alwadqayakhruju min khil<span class="u">a</span>lihi fa-i<span class="u">tha</span> a<span class="u">sa</span>ba bihiman yash<span class="u">a</span>o min AAib<span class="u">a</span>dihi i<span class="u">tha</span> humyastabshiroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Öyle bir Allah'tır ki rüzgârları yollar da bulutları sürer onlar, gökyüzünde bulutu yayar dilediği gibi ve dağınık, parça parça bir hale de koyar onları, derken bakarsın ki bulutlardan yağmur yağmaya başlar da kullarından dilediğine nasîp eder o yağmuru ve onlar da müjdelerler birbirlerini, sevinirler.
Ali Bulaç
Allah, rüzgarları gönderir, böylece bir bulut kaldırır da onu nasıl dilerse gökte yayıp-dağıtır ve onu parça parça kılar; nihayet onun arasından yağmurun akıp çıktığını görürsün. Sonunda Kendi kullarından dilediğine verince, hemen sevince kapılıverirler.
Bayraktar Bayraklı
Allah, rüzgârları gönderip bulutları harekete geçirir. Onları gökyüzünde dilediği gibi yayıp kütleler haline getirir. Sen yağmuru bulutlardan yağarken görürsün. Bu yağmuru kullarından dilediklerine yağdırınca, hemen sevinirler.
Diyanet İşleri
Allah O'dur ki, rüzgarları gönderir, bunlar da bulutu kaldırır. Derken, Allah onu gökte dilediği gibi yayar ve parça parça eder; nihayet arasından yağmurun çıktığını görürsün. Allah dilediği kullarına yağmuru nasip edince, onlar seviniverirler.
Edip Yüksel
ALLAH rüzgarları göndererek bulutları sürer, onları dilediği gibi gökte yayıp üstüste yığar ve sen de onların arasından yağmurun çıktığını görürsün. Kullarından dilediğinin üzerine onu yağdırınca hemen sevinirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah O'dur ki, rüzgarları gönderir de bir bulut savururlar. Derken onu gökyüzünde nasıl dilerse öyle serer, parça parça da eder. Derken yağmuru görürsün, aralarından çıkar. Derken onu kullarından kimlere diliyorsa döküverdi mi derhal yüzleri güler.
Erhan Aktaş
Allah, rüzgârı göndererek bulutları hareket ettirir. Sonra onu gökyüzünde dilediği gibi yayıp kütleler haline getirir. Sonra onun arasından yağmurun çıktığını görürsün. Böylece kullarından dilediğine onu isabet ettirdiği zaman onlar sevinirler.
Hakkı Yılmaz
Allah, rüzgârları gönderendir. Sonra rüzgârlar, bir bulutu savururlar. Sonra Allah, onu gökyüzünde nasıl dilerse öyle yayar ve onu parça parça yapar. Sonra da sen, onun derinliklerinde yağmur çıkar görürsün. İşte Allah, onu kullarından dilediği kimselere isabet ettirdiği vakit, onlar müjdelenirler, mutlu olurlar.
Muhammed Esed
Bulutları yükseğe kaldırsın diye (umut) rüzgarlarını estiren O'dur! O, bulutları göklerin üzerine dilediği gibi yayar ve onları yarıp parçalar, böylece bulutların içinden yağmurların boşaldığını görürsün: ve kullarından dilediğinin üzerine yağdırıp onları sevince boğar,
Mustafa İslamoğlu
Allah O'dur ki, rüzgarları elçi (gibi) göndererek bulutları tetikler; artık onları semada nasıl isterse öyle yayacak, dahası parça parça edecektir. Derken sen (ey insan), bulutların bağrından yağmurun boşaldığını görürsün: bir de onu kullarından dilediği kimselerin üzerine yağdırmaya görsün; işte o an değme onların sevincine!
Suat Yıldırım
Allah o azamet sahibidir ki rüzgârları gönderir, rüzgârlar bulutları kaldırır. Sonra o bulutları gökte dilediği gibi yayar ve parça parça dağıtır. Bir de bakarsın ki aralarından yağmur akıp duruyor! Derken onu kullarından dilediklerine ulaştırınca, derhal yüzleri gülüverir. [7, 57]
Süleyman Ateş
Allah, rüzgarları gönderir, bulutu kaldırır; sonra onu gökte dilediği gibi yayar ve parça parça eder; arasından yağmurun çıktığını görürsün. Derken, onu kullarından dilediğine uğratınca hemen sevinirler.
Şaban Piriş
Rüzgarları gönderip, bulutları hareket ettiren, onu gökte istediği gibi yayan ve küme küme eden Allahtır. Sonunda sen aralarından yağmurun çıktığını görürsün; kullarından dilediğine yağmuru indirdiği zaman onlar hemen sevinirler.
Yaşar Nuri Öztürk
O Allah'tır ki, rüzgarları gönderir de onlar, bulutu savurur. Sonra Allah o bulutu gökte dilediği gibi yayıp döşer, onu parça parça eder. Nihayet sen onun arasından yağmurun çıktığını görürsün. Sonra onu kullarından dilediğine ulaştırdığında onlar, müjde almış gibi sevinirler.
Edip-Layth-Martha
God is the one who sends the winds, so they raise clouds, and He spreads them in the sky as He wishes, then He turns them into joined pieces, then you see the rain drops come forth from their midst. Then when He makes them fall on whomever He wills of His servants, they rejoice!
Muhammad Asad
It is God who sends forth the winds [of hope],* so that they raise a cloud - whereupon He spreads it over the skies as He wills, and causes it to break up so that thou seest rain issue from within it: and as soon as He causes it to fall upon whomever He wills of His servants - lo! they rejoice,
Rashad Khalifa
GOD is the One who sends the winds, to stir up clouds, to be spread throughout the sky in accordance with His will. He then piles the clouds up, then you see the rain coming down therefrom. When it falls on whomever He chooses from among His servants, they rejoice.,
The Monotheist Group
God Who sends the winds, so they raise clouds, and He spreads them in the sky as He wishes, then He turns them into joined pieces, then you see the rain drops come forth from their midst. Then when He makes them fall on whoever He wills of His servants, they rejoice!