Rum Sûresi56. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقال | ق و لGVL | veḳāle | ve dedi(ler) ki | But will say |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 3 | أوتوا | ا ت يETY | ūtū | verilen(ler) | were given |
| 4 | العلم | ع ل مALM | l-ǐlme | bilgi | the knowledge |
| 5 | والإيمان | ا م نEMN | vel'īmāne | ve iman | and the faith, |
| 6 | لقد | — | leḳad | andolsun | """Verily" |
| 7 | لبثتم | ل ب ثLBS̃ | lebiṧtum | siz kaldınız | you remained |
| 8 | في | — | fī | by | |
| 9 | كتاب | ك ت بKTB | kitābi | yazgısınca | (the) Decree |
| 10 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 11 | إلى | — | ilā | kadar | until |
| 12 | يوم | ي و مYVM | yevmi | gününe | (the) Day |
| 13 | البعث | ب ع ثBAS̃ | l-beǎ'ṧi | yeniden dirilme | (of) Resurrection. |
| 14 | فهذا | — | fe hāƶā | işte bu | And this |
| 15 | يوم | ي و مYVM | yevmu | günüdür | (is the) Day |
| 16 | البعث | ب ع ثBAS̃ | l-beǎ'ṧi | dirilme | (of) the Resurrection |
| 17 | ولكنكم | — | velākinnekum | fakat siz | but you |
| 18 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | idiniz | were |
| 19 | لا | — | lā | not | |
| 20 | تعلمون | ع ل مALM | teǎ'lemūne | bilmiyor(lar) | knowing. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقال الذين اوتوا العلم والايمن لقد لبثتم فى كتب الله الى يوم البعث فهذا يوم البعث ولكنكم كنتم لا تعلمون
Arapça (Harekeli)
وَقَالَ الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ وَالْإِيمَانَ لَقَدْ لَبِثْتُمْ فِي كِتَابِ اللَّهِ إِلَى يَوْمِ الْبَعْثِ فَهَذَا يَوْمُ الْبَعْثِ وَلَكِنَّكُمْ كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Ve kâlellezîne ûtûl ilme vel îmâne lekad lebistum fî kitâbillâhi ilâ yevmil ba’si fe hâzâ yevmul ba’si ve lâkinnekum kuntum lâ ta’lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waq<span class="u">a</span>la alla<span class="u">th</span>eena ootooalAAilma wa<span class="b">a</span>l-eem<span class="u">a</span>na laqad labithtum fee kit<span class="u">a</span>biAll<span class="u">a</span>hi il<span class="u">a</span> yawmi albaAAthi fah<span class="u">atha</span> yawmualbaAAthi wal<span class="u">a</span>kinnakum kuntum l<span class="u">a</span> taAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kendilerine bilgi ve inanç verilenlerse derler ki: Andolsun ki siz, Allah'ın takdîri ne kadarsa, tâ tekrar dirileceğiniz güne dek yatıp eğlendiniz, gerçekten de budur tekrar dirileceğiniz gün ve fakat siz bilmiyorsunuz.
Ali Bulaç
Kendilerine ilim ve iman verilenler ise, dediler ki: "Andolsun, siz Allah'ın Kitabında (yazılı süre boyunca) diriliş gününe kadar yaşadınız; işte bu dirilme günüdür. Ancak siz bilmiyordunuz."
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine ilim ve iman verilenler şöyle derler: “Andolsun ki, siz Allah'ın yazısında yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bugün dirilme günüdür. Fakat siz onu bilmiyordunuz.”
Diyanet İşleri
Kendilerine ilim ve iman verilenler şöyle derler: Andolsun ki siz, Allah'ın yazısında (hükmedildiği gibi) yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bugün yeniden dirilme günüdür; fakat siz onu tanımıyordunuz.
Edip Yüksel
Kendilerine bilgi ve gerçeği onaylama şansı verilenler, "Siz ALLAH'ın yasasına göre, diriliş gününe kadar kaldınız. Bu, diriliş günüdür; fakat siz bilemediniz" diyeceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendilerine ilim ve iman verilenler de şöyle diyecekler: "Andolsun ki, Allah'ın kitabında takdir edilmiş olan tekrar dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu, dirilme günüdür. Fakat siz bunu bilmiyordunuz.
Erhan Aktaş
Kendilerine bilgi ve iman verilenler: “Ant olsun ki, siz Allah’ın yasasındaki diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu ölümden sonra dirilme günüdür. Ne var ki siz bu gerçeği algılayamadınız.
Hakkı Yılmaz
Kendilerine bilgi ve iman verilen kimseler de diyecekler ki: “Andolsun ki Allah'ın yazısında, dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu, ölümden sonra dirilme günüdür. Fakat siz bunu bilmiyordunuz.”
Muhammed Esed
Fakat (hayattayken) kendilerini bilgi ve inanç ile donattıklarımız: "Siz, gerçekte, Allah'ın vahyettiğin(i doğru kabul etme)de geciktiniz (ve) Kıyamet Günü'ne kadar (beklediniz): işte bugün Kıyamet Günü'dür: ama siz bunu anlamamakta direndiniz!" diyeceklerdir.
Mustafa İslamoğlu
(Hayattayken) bilgi ve imanla donatılanlarsa: "Doğrusu siz, Allah'ın kitabı hususunda diriliş gününe kadar yerinizde sayıp direttiniz; işte artık diriliş günü de gelip çattı, fakat siz bunu bilmezden gelmiştiniz!" diyecekler.
Suat Yıldırım
Kendilerine ilim ve iman nasib edilenler ise derler ki: “Siz Allah'ın kitabınca ba's (dirilme) gününe kadar durdunuz. İşte bugün dirilme günüdür, fakat siz bunu bilmiyordunuz. ”
Süleyman Ateş
Kendilerine bilgi ve iman verilenler dediler ki: "Andolsun siz, Allah'ın yazgısınca ta yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu da dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz.
Şaban Piriş
Kendilerine bilgi ve iman verilmiş olanlar:-Siz, Allahın kitabında yazılı olan diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu diriliş günüdür. Fakat siz, bilmiyordunuz, derler.
Yaşar Nuri Öztürk
İlim ve iman verilenler ise şöyle dediler: "Yemin olsun siz, Allah'ın Kitabı gereğince yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu, yeniden dirilme günüdür. Fakat siz daha önceden bilmiyordunuz."
Edip-Layth-Martha
Those who were given knowledge and acknowledgement said, "You have remained according to God's decree until the day of Resurrection; so this is the day of Resurrection, but you did not know."
Muhammad Asad
But those who [in their lifetime] were endowed with knowledge* and faith will say: Indeed, you have been tardy in [accepting as true] what God has revealed,* [and you have waited] until the Day of Resurrection: this, then, is the Day of Resurrection: but you - you were determined not to know it!*
Rashad Khalifa
Those who are blessed with knowledge and faith will say, "You have lasted, according to GOD's decree, until the Day of Resurrection. Now, this is the Day of Resurrection, but you failed to recognize it.",
The Monotheist Group
And those who were given knowledge and faith said: "You have remained according to the decree of God until the Day of Resurrection; so this is now the Day of Resurrection, but you did not know."