Rum Sûresi57. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فيومئذ | — | feyevmeiƶin | artık o gün | So that Day, |
| 2 | لا | — | lā | asla | not |
| 3 | ينفع | ن ف عNFA | yenfeǔ | fayda vermez | will profit |
| 4 | الذين | — | elleƶīne | kimselere | those who |
| 5 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zelemū | zulmetmiş olan(lara) | wronged |
| 6 | معذرتهم | ع ذ رAZ̃R | meǎ'ƶiratuhum | mazeretleri | their excuses |
| 7 | ولا | — | ve lā | ve ne de | and not |
| 8 | هم | — | hum | onlardan | they |
| 9 | يستعتبون | ع ت بATB | yusteǎ'tebūne | rıza talebetmeleri istenir | will be allowed to make amends. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فيومئذ لا ينفع الذين ظلموا معذرتهم ولا هم يستعتبون
Arapça (Harekeli)
فَيَوْمَئِذٍ لَّا يَنفَعُ الَّذِينَ ظَلَمُوا مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ
Transliterasyon
Fe yevmeizin lâ yenfeullezîne zalemû ma’ziratuhum ve lâ hum yusta’tebûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fayawma-i<span class="u">th</span>in l<span class="u">a</span> yanfaAAu alla<span class="u">th</span>eena<span class="i"><span class="u">th</span></span>alamoo maAA<span class="u">th</span>iratuhum wal<span class="u">a</span> humyustaAAtaboon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir gündür o gün ki kendilerine zulmedenlerin özürleri de kabûl edilmeyecek o gün, tövbe edip yaptıklarından vazgeçmeleri de istenmeyecek artık.
Ali Bulaç
Artık o gün, zulmedenlerin ne mazeretleri bir yarar sağlayacak, ne (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecektir.
Bayraktar Bayraklı
Artık o gün, zulmedenlerin mazeretleri fayda vermeyeceği gibi, onlardan kendilerini düzeltmeleri de istenmeyecektir.
Diyanet İşleri
Artık o gün, zulmedenlerin (beyan edecekleri) mazeretleri fayda vermeyeceği gibi, onlardan Allah'ı hoşnut etmeye çalışmaları da istenmez.*
Edip Yüksel
O gün, zalimlerin özrü kendilerine bir yarar sağlamayacaktır; kendilerini temize çıkarmaları da istenmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Artık o gün zulmedenlere mazeretleri fayda vermeyecektir. Onların dertlerinin çaresine de bakılmayacaktır.
Erhan Aktaş
Artık o gün zalimlere mazeretleri yarar sağlamaz. Onlardan mazeret de istenmeyecek.
Hakkı Yılmaz
Artık o gün şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanlara mazeretleri yarar sağlamaz. Onlar, bağışlanmazlar da.
Muhammed Esed
Fakat o Gün, zulme şartlanmış olanların ne mazeretlerinin bir faydası olacak, ne de kendilerini düzeltmelerine izin verilecektir.
Mustafa İslamoğlu
Ne ki o gün, zulme gömülüp gitmiş olanlara ne getirecekleri mazeret fayda verecek, ne de suçlarını itiraf ile af dilemeleri...
Suat Yıldırım
O gün zalimlere, mazeretleri fayda vermeyeceği gibi, onlardan özür dilemeleri de istenilmez. *
Süleyman Ateş
Artık zulmetmiş olanlara o gün, ne mazeretleri fayda verir ve ne de onlardan rıza talebetmeleri istenir.
Şaban Piriş
İşte o gün, zulüm edenlerin mazeretleri bir fayda sağlamaz. Onlardan hiç bir şey de istenmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Zulmetmiş olanlara özür bildirmeleri o gün yarar sağlamayacak. Onlardan Allah'ı hoşnut etmeleri de istenmez.
Edip-Layth-Martha
So on that day, the excuses of those who transgressed will not help them, nor will they be allowed to revert.
Muhammad Asad
And so, on that Day their excuse will be of no avail to those who were bent on evildoing, nor will they be allowed to make amends.
Rashad Khalifa
Therefore, no apology, on that day, will benefit the transgressors, nor will they be excused.,
The Monotheist Group
So on that Day, the excuses of those who transgressed will not help them, nor will they be allowed to return.