Rum Sûresi9. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (32 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أولم | — | evelem | Have not | |
| 2 | يسيروا | س ي رSYR | yesīrū | gezmediler mi? | they traveled |
| 3 | في | — | fī | in | |
| 4 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 5 | فينظروا | ن ظ رNƵR | fe yenZurū | baksınlar | and observed |
| 6 | كيف | ك ي فKYF | keyfe | nasıl | how |
| 7 | كان | ك و نKVN | kāne | olduğuna | was |
| 8 | عاقبة | ع ق بAGB | ǎāḳibetu | sonunun | (the) end |
| 9 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | (of) those |
| 10 | من | — | min | before them? | |
| 11 | قبلهم | ق ب لGBL | ḳablihim | kendilerinden önceki | before them? |
| 12 | كانوا | ك و نKVN | kānū | idiler | They were |
| 13 | أشد | ش د دŞD̃D̃ | eşedde | daha güçlü | mightier |
| 14 | منهم | — | minhum | kendilerinden | than them |
| 15 | قوة | ق و يGVY | ḳuvveten | kuvvet bakımından | (in) strength, |
| 16 | وأثاروا | ث و رS̃VR | ve eṧārū | alt-üst etmişlerdi | and they dug |
| 17 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDe | toprağı | the earth |
| 18 | وعمروها | ع م رAMR | ve ǎmerūhā | ve onu imar etmişlerdi | and built (on) it |
| 19 | أكثر | ك ث رKS̃R | ekṧera | daha çok | more |
| 20 | مما | — | mimmā | than what | |
| 21 | عمروها | ع م رAMR | ǎmerūhā | bunların imar ettiklerinden | they have built (on) it. |
| 22 | وجاءتهم | ج ي اCYE | ve cā'ethum | onlara gelmişti | And came (to) them |
| 23 | رسلهم | ر س لRSL | rusuluhum | elçiler | their Messengers |
| 24 | بالبينات | ب ي نBYN | bil-beyyināti | delillerle | with clear proofs. |
| 25 | فما | — | femā | fakat | So not |
| 26 | كان | ك و نKVN | kāne | değildi | was |
| 27 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 28 | ليظلمهم | ظ ل مƵLM | liyeZlimehum | onlara zulmedecek | to wrong them |
| 29 | ولكن | — | velākin | fakat | but |
| 30 | كانوا | ك و نKVN | kānū | onlar | they were |
| 31 | أنفسهم | ن ف سNFS | enfusehum | kendi kendilerine | themselves |
| 32 | يظلمون | ظ ل مƵLM | yeZlimūne | zulmediyorlardı | (doing) wrong. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اولم يسيروا فى الارض فينظروا كيف كان عقبة الذين من قبلهم كانوا اشد منهم قوة واثاروا الارض وعمروها اكثر مما عمروها وجاءتهم رسلهم بالبينت فما كان الله ليظلمهم ولكن كانوا انفسهم يظلمون
Arapça (Harekeli)
أَوَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَيَنظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوا أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا الْأَرْضَ وَعَمَرُوهَا أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَاءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا كَانَ اللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَكِن كَانُوا أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ
Transliterasyon
E ve lem yesîrû fîl ardı fe yenzurû keyfe kâne âkıbetullezîne min kablihim, kânû eşedde minhum kuvveten, ve esârûl arda ve amerûhâ eksera mimmâ amerûhâ ve câethum rusuluhum bil beyyinât|i|, fe mâ kânallâhu li yazlimehum ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Awa lam yaseeroo fee al-ar<span class="u">d</span>i fayan<span class="i"><span class="u">th</span></span>urookayfa k<span class="u">a</span>na AA<span class="u">a</span>qibatu alla<span class="u">th</span>eena min qablihimk<span class="u">a</span>noo ashadda minhum quwwatan waath<span class="u">a</span>roo al-ar<span class="u">d</span>awaAAamarooh<span class="u">a</span> akthara mimm<span class="u">a</span> AAamarooh<span class="u">a</span> waj<span class="u">a</span>at-humrusuluhum bi<span class="b">a</span>lbayyin<span class="u">a</span>ti fam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na All<span class="u">a</span>huliya<span class="i"><span class="u">th</span></span>limahum wal<span class="u">a</span>kin k<span class="u">a</span>noo anfusahumya<span class="i"><span class="u">th</span></span>limoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yeryüzünü gezip de görmezler mi kendilerinden öncekilerin sonları ne olmuş; onlar, kuvvet bakımından daha üstündü bunlardan ve yeryüzünün altını üstüne getirerek ekmişler ve orasını, bunların îmâr ettiğinden daha da fazla îmâr etmişlerdi ve onlara da apaçık delillerle gelmişti peygamberleri; derken Allah zulmetmemişti onlara ve fakat onlar, kendilerine zulmetmişlerdi.
Ali Bulaç
Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Böylece kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler. Onlar, güç bakımından kendilerinden daha üstün idiler, toprağı alt-üst etmişler (ekmişler, madenler, sular arayıp çıkarmışlar) ve onu, kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Elçileri de, onlara açık delillerle gelmişti. Demek ki Allah onlara zulmetmiyordu, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler; toprağı ekmişler, orayı bunlardan daha fazla imar etmişlerdi. Peygamberleri de onlara nice açık deliller getirmişti. Sonunda Allah, onlara haksızlık etmedi. Onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.
Diyanet İşleri
Onlar, yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nice olduğuna bakmadılar mı? Ki onlar, kendilerinden daha güçlü idiler; yeryüzünü kazıp altüst etmişler, onu bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Peygamberleri, onlara da nice açık deliller getirmişlerdi. Zaten Allah onlara zulmedecek değildi; fakat onlar kendi kendilerine zulmetmekteydiler.*
Edip Yüksel
Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmazlar mı? Onlardan daha güçlü idiler, toprağı işlediler ve onlardan daha fazla üretimde bulundular. Elçileri onlara apaçık delillerle gitmişlerdi. Onlara zulmeden ALLAH değildi; onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar, yeryüzünde gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş baksınlar? Onlar, kendilerinden daha güçlüydüler. Toprağı sürmüşler ve onu, bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri delillerle gelmişlerdi. Demek Allah onlara zulmetmiyordu. Fakat onlar, kendilerine zulmediyorlardı.
Erhan Aktaş
Onlar, yeryüzünde gezip dolaşarak, kendilerinden öncekilerinin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlüydüler; yeryüzünü alt üst etmişlerdi; onu, kendilerinin imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Rasulleri, onlara nice açık belgelerle gelmişti. Allah onlara haksızlık yapmamış, onlar kendi kendilerine haksızlık yapmışlardı.
Hakkı Yılmaz
Onlar, yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin âkıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü idiler; yeryüzünü kazıp altüst etmişler, onu bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Elçileri de onlara nice açık delilleri getirmişlerdi. O hâlde Allah onlara haksızlık edecek değildi, fakat onlar şirk koşarak kendilerine haksızlık etmekteydiler.
Muhammed Esed
Onlar, hiç yeryüzünü dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olan (hakikati inkar edenler)in sonlarının ne olduğunu görmediler mi? Onlar ki daha kudretliydiler, yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı ve dünyayı daha iyi imar etmişlerdi; onlara (da) peygamberleri hakikatin bütün kanıtlarıyla gelmişti; ama (hakikati reddettikleri ve sonuçta yok olup gittiklerinde) Allah onlara haksızlık yapmış değildi, ama onlar kendi kendilerine haksızlık yapmışlardı.
Mustafa İslamoğlu
Onlar yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Artık kendilerinden öncekilerin nasıl bir akıbete uğradıklarını görselerdi bari: Onlar kendilerinden daha güçlüydü ve yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı; dahası onlar orayı, berikilerden çok daha fazla mamur ve müreffeh hale getirmişlerdi; üstelik, onlara da elçileri hakikatin apaçık belgeleriyle gelmişti: neticede onlara zulmeden Allah değildi, ama asıl onlar kendi kendilerine zulmettiler.
Suat Yıldırım
Onlar dünyayı hiç dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önce yaşayanların âkıbetlerinin nasıl olduğunu görsünler? Onlar, kendilerinden daha güçlü idiler. Toprağı altüst etmiş, sular, maden, ekin gibi nimetlerden yararlanmış ve şimdikilerin yeri imar edişlerinden daha fazlasıyla imar etmişler, resulleri de kendilerine aşikâr, parlak deliller getirmişlerdi. Ama hakikati reddettiler ve sonuçta yok olup gittiler. Allah onlara asla zulmetmedi, lâkin onlar kendi öz canlarına zulmettiler.
Süleyman Ateş
Yeryüzünde gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna baksınlar. Onlar, kendilerinden daha güçlü idiler; (sular, madenler çıkarmak, ekin ekmek, ağaç dikmek için) toprağı (kazmış) alt-üst etmişler ve onu, bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da elçileri, deliller getirmişti. Allah onlara zulmedecek değildi. Fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Şaban Piriş
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önceki kimselerin akibetinin nasıl olduğuna bir baksınlar? Onlardan daha güçlü idiler, toprağı sürmüşler, onu, bunların imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara peygamberleri belgelerle gelmişlerdi. Allah, onlara zulmetmiş değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Yeryüzünde dolaşıp bir bakmıyorlar mı ki, nasıl oldu kendilerinden öncekilerin sonu? Onlar kuvvet yönünden bunlardan daha ağır ve baskındılar. Toprağı eşip deşip didik didik etmişlerdi. Ve yeryüzünü, bunların imar ettiklerinden çok daha fazla imar etmişlerdi. Ve resulleri onlara açık-seçik deliller getirmişti. O halde, Allah onlara zulmediyor değildi. Doğrusu, onlardı öz benliklerine zulmedip duranlar.
Edip-Layth-Martha
Did they not roam the earth and see how it ended for those before them? They were more powerful than them, and they cultivated the land and they built in it far more than these have built, and their messengers came to them with the proofs. God was not to wrong them, but it was they who wronged themselves.
Muhammad Asad
Have they, then, never journeyed about the earth and beheld what happened in the end to those [deniers of the truth] who lived before their time? Greater were they in power than they are; and they left a stronger impact on the earth, and built it up even better* than these [are doing]; and to them [too] came their apostles with all evidence of the truth: and so, [when they rejected the truth and thereupon perished,] it was not God who wronged them, but it was they who had wronged themselves.
Rashad Khalifa
Have they not roamed the earth and noted the consequences for those who preceded them? They used to be more powerful, more prosperous, and more productive on earth. Their messengers went to them with clear signs. Consequently, GOD was not the One who wronged them; they are the ones who wronged their own souls.,
The Monotheist Group
Did they not roam the earth and see how it ended for those before them? They were more powerful than them, and they cultivated the land and they built in it far more than these have built, and their messengers came to them with the proofs. God was not to wrong them, but it was they who wronged themselves.