Lokman Sûresi7. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | ve zaman | And when |
| 2 | تتلى | ت ل وTLV | tutlā | okunduğu | are recited |
| 3 | عليه | — | ǎleyhi | ona | to him |
| 4 | آياتنا | ا ي يEYY | āyātunā | ayetlerimiz | Our Verses, |
| 5 | ولى | و ل يVLY | vellā | sırtını döner | he turns away |
| 6 | مستكبرا | ك ب رKBR | mustekbiran | büyüklük taslayarak | arrogantly |
| 7 | كأن | — | keen | sanki | as if |
| 8 | لم | — | lem | not | |
| 9 | يسمعها | س م عSMA | yesmeǎ'hā | onları hiç işitmemiş | he (had) heard them, |
| 10 | كأن | — | keenne | sanki | as if |
| 11 | في | — | fī | in | |
| 12 | أذنيه | ا ذ نEZ̃N | uƶuneyhi | kulaklarında | his ears |
| 13 | وقرا | و ق رVGR | veḳran | ağırlık varmış | (is) deafness. |
| 14 | فبشره | ب ش رBŞR | febeşşirhu | ona müjdele | So give him tidings |
| 15 | بعذاب | ع ذ بAZ̃B | biǎƶābin | bir azabı | of a punishment |
| 16 | أليم | ا ل مELM | elīmin | acıklı | painful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا تتلى عليه ءايتنا ولى مستكبرا كان لم يسمعها كان فى اذنيه وقرا فبشره بعذاب اليم
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا تُتْلَى عَلَيْهِ آيَاتُنَا وَلَّى مُسْتَكْبِرًا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا كَأَنَّ فِي أُذُنَيْهِ وَقْرًا فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Transliterasyon
Ve izâ tutlâ aleyhi âyâtunâ vellâ mustekbiren ke en lem yesma’hâ ke enne fî uzuneyhi vakrâ(vakran), fe beşşirhu bi azâbin elîm(elîmin).
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> tutl<span class="u">a</span> AAalayhi <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tun<span class="u">a</span>wall<span class="u">a</span> mustakbiran kaan lam yasmaAAh<span class="u">a</span> kaanna fee o<span class="u">th</span>unayhiwaqran fabashshirhu biAAa<span class="u">tha</span>bin aleem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ona âyetlerimiz okununca başını çevirir; sanki duymaz onu, sanki iki kulağında da ağırlık var; artık müjdele onu elemli bir azapla.
Ali Bulaç
Ona ayetlerimiz okunduğunda, sanki işitmiyormuş ve kulaklarında bir ağırlık varmış gibi, büyüklük taslayarak (müstekbirce) sırtını çevirir. Artık sen ona acı bir azap ile müjde ver.
Bayraktar Bayraklı
Ona âyetlerimiz okunduğu zaman sanki bunları işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi kibirlenerek yüz çevirirler. Sen de ona acıklı bir azabı müjdele!
Diyanet İşleri
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, sanki bunları işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir. Sen de ona acıklı bir azabın müjdesini ver!*
Edip Yüksel
Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman, sanki onu hiç işitmemiş gibi, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklenerek ardını döner. Ona acıklı azabı müjdele!
Elmalılı Hamdi Yazır
Onun karşısında âyetlerimiz okunduğu zaman da sanki onları işitmemiş, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir. İşte onu, acı verecek bir azab ile müjdele.
Erhan Aktaş
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman sanki onları duymamış, sanki kulakları sağırmış gibi, küstahça umursamazlıktan gelir. Öyleyse onu, çok acı veren bir azaptan haberdar et.
Hakkı Yılmaz
Ve ona âyetlerimiz okunduğu zaman sanki kulaklarında bir ağırlık varmış da onları işitmemiş gibi, büyüklük taslayarak sırt çevirir. İşte ona, çok acı verecek bir azabı müjdele.
Muhammed Esed
Böyle birine mesajlarımız aktarıldığında, sanki kulaklarında bir sağırlık varmış da onları hiç duymamış gibi, küstahça yüz çevirir: işte ona (öteki dünyada) acıklı azabı haber ver!
Mustafa İslamoğlu
Böyle birine ayetlerimiz okunduğu zaman sanki kulaklarında kurşun varmış gibi hiç aldırmadan serkeşçe yüz çevirir: İşte böylesini can yakıcı bir azap ile müjdele.
Suat Yıldırım
Kendisine âyetlerimiz okunduğunda, sanki onları işiten kendisi değilmiş gibi, sanki kulaklarında ağırlıklar varmış gibi, son derece kibirli olarak sırtını dönüp uzaklaşır. Onlara gayet acı bir azap verileceğini müjdele!
Süleyman Ateş
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman sanki onları hiç işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak döner. Ona acı bir azabı müjdele.
Şaban Piriş
Ayetlerimiz ona okunduğu zaman, sanki işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklenerek yüzçevirir. Ona acı bir azap müjdele.
Yaşar Nuri Öztürk
Ayetlerimiz ona okunduğunda, böbürlenerek yüzünü çevirir. Sanki onları hiç işitmemiştir, sanki kulaklarında bir ağırlık vardır. İşte böylesini korkunç bir azapla muştula.
Edip-Layth-Martha
When Our signs are recited to him, he turns away arrogantly as if he did not hear them, as if there is deafness in his ears. So announce to him a painful retribution.
Muhammad Asad
For, whenever Our messages are conveyed to such a one, he turns away in his arrogance* as though he had not heard them - as though there were deafness in his ears. Give him, then, the tiding of grievous suffering [in the life to come].
Rashad Khalifa
And when our revelations are recited to the one of them, he turns away in arrogance as if he never heard them, as if his ears are deaf. Promise him a painful retribution.,
The Monotheist Group
And when Our revelations are recited to him, he turns away arrogantly as if he did not hear them, as if there is a deafness in his ears. So announce to him a painful retribution.