Lokman Sûresi9. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | خالدين | خ ل دḢLD̃ | ḣālidīne | ebedi kalacaklardır | (To) abide forever |
| 2 | فيها | — | fīhā | orada | in it. |
| 3 | وعد | و ع دVAD̃ | veǎ'de | va'didir | (The) Promise of Allah |
| 4 | الله | — | llahi | Allah'ın | (The) Promise of Allah |
| 5 | حقا | ح ق قḪGG | Haḳḳan | gerçek | (is) true. |
| 6 | وهو | — | ve huve | ve O | And He |
| 7 | العزيز | ع ز زAZZ | l-ǎzīzu | üstündür | (is) the All-Mighty, |
| 8 | الحكيم | ح ك مḪKM | l-Hakīmu | hüküm ve hikmet sahibidir | the All-Wise. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
خلدين فيها وعد الله حقا وهو العزيز الحكيم
Arapça (Harekeli)
خَالِدِينَ فِيهَا وَعْدَ اللَّهِ حَقًّا وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Transliterasyon
Hâlidîne fîhâ, va’dallâhi hakkâ(hakkan), ve huvel azîzul hakîm|u|.
Transliteration (Eng.)
Kh<span class="u">a</span>lideena feeh<span class="u">a</span> waAAda All<span class="u">a</span>hi<span class="u">h</span>aqqan wahuwa alAAazeezu al<span class="u">h</span>akeem<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ebedî kalırlar orada; Allah'ın vaadi gerçektir ve odur üstün, hüküm ve hikmet sâhibi.
Ali Bulaç
Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah'ın va'di haktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
(8-9) İnanıp yararlı iş yapanları ise nimetlerle dolu, süreli olarak kalacakları cennetler bekliyor. Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir. O'nun gücü her şeye yeter; her işinde hikmet vardır.
Diyanet İşleri
Orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allah'ın verdiği gerçek sözdür. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.
Edip Yüksel
Orada ebedi kalırlar. ALLAH'ın sözü gerçektir. O Üstündür, Bilgedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
Orada sürekli kalırlar. Allah’ın vaadi gerçektir. O, Mutlak Üstün Olan’dır, En İyi Hüküm Veren’dir.
Hakkı Yılmaz
(8,9)Şüphesiz şu iman etmiş ve düzeltmeye yönelik işler yapmış olan kişiler, içinde sonsuz olarak kalıcı oldukları hâlde, kendileri için nimet cennetleri olanlardır. Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir. Ve O, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olandır, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır.
Muhammed Esed
orada Allah'ın şaşmaz vaadine uygun olarak temelli kalacaklar: çünkü O, kudret ve hikmet Sahibidir.
Mustafa İslamoğlu
Onlar orada Allah'ın mutlaka gerçekleşecek olan vaadi uyarınca ebedi kalacak. Zira O her işinde mükemmel olandır, her hükmünde tam isabet edendir.
Suat Yıldırım
Ebedî kalmak üzere oralara girerler; Allah'ın vâdi haktır, gerçektir. O, azîz ve hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Süleyman Ateş
Orada ebedi kalacaklardır. (Bu,) Allah'ın gerçek va'didir. O üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Şaban Piriş
Orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allahın gerçek vaadidir. O, güçlüdür, hakimdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Sürekli kalacaklardır orada. Allah'ın hak vaadidir bu. Aziz'dir, Hakim'dir O.
Edip-Layth-Martha
Abiding eternally therein with certainty, as promised by God. He is the Noble, the Wise.
Muhammad Asad
to abide therein in accordance with God's true promise: for He alone is almighty, truly wise.*
Rashad Khalifa
Eternally they abide therein. This is the truthful promise of GOD. He is the Almighty, Most Wise.,
The Monotheist Group
Abiding therein, the promise of God is true. And He is the Noble, the Wise.