Secde Sûresi17. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلا | — | fe lā | ve asla | And not |
| 2 | تعلم | ع ل مALM | teǎ'lemu | bilemez | knows |
| 3 | نفس | ن ف سNFS | nefsun | hiç kimse | a soul |
| 4 | ما | — | mā | ne | what |
| 5 | أخفي | خ ف يḢFY | uḣfiye | saklandığını | is hidden |
| 6 | لهم | — | lehum | onlar için | for them |
| 7 | من | — | min | of | |
| 8 | قرة | ق ر رGRR | ḳurrati | aydınlatıcı | (the) comfort |
| 9 | أعين | ع ي نAYN | eǎ'yunin | gözler | (for) the eyes |
| 10 | جزاء | ج ز يCZY | cezā'en | karşılık olarak | (as) a reward |
| 11 | بما | — | bimā | şeylere | for what |
| 12 | كانوا | ك و نKVN | kānū | oldukları | they used (to) |
| 13 | يعملون | ع م لAML | yeǎ'melūne | yapıyor(lar) | do. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلا تعلم نفس ما اخفى لهم من قرة اعين جزاء بما كانوا يعملون
Arapça (Harekeli)
فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَّا أُخْفِيَ لَهُم مِّن قُرَّةِ أَعْيُنٍ جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Transliterasyon
Fe lâ ta’lemu nefsun mâ uhfiye lehum min kurreti a’yun(a’yunin), cezâen bi mâ kânû ya’melûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fal<span class="u">a</span> taAAlamu nafsun m<span class="u">a</span>okhfiya lahum min qurrati aAAyunin jaz<span class="u">a</span>an bim<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>nooyaAAmaloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hiç kimsecik bilmez onlar için gözleri aydınlatacak ne gizli şeyler var; yaptıklarına karşılık.
Ali Bulaç
Artık hiçbir nefis, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez.
Bayraktar Bayraklı
Yaptıklarına karşılık olarak onlar için, gözleri aydınlatıcı ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.
Diyanet İşleri
Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.*
Edip Yüksel
Yaptıklarının karşılığı olarak kendilerini ne kadar büyük bir neşe ve mutluluk beklediğini hiç kimse bilemez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi hiç kimse kendileri için, yaptıklarına karşılık gözler aydınlığı olacak şeylerden neler gizlenmiş olduğunu bilemez.
Erhan Aktaş
Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez.
Hakkı Yılmaz
İşte, kişi, kendisi için, yaptıklarına karşılık gözler aydınlığı olacak şeylerden gizlenmiş olan şeyleri bilmiyor!
Muhammed Esed
(Böyle davranan müminlere gelince,) yaptıklarından dolayı mükafat olarak (öteki dünyada) onları şimdiye dek gizli kalan hangi mutlulukların beklediğini kimse tahayyül edemez.
Mustafa İslamoğlu
İşte, yapa geldiklerinden dolayı bir mükafat olarak, onları (cennette) ne türden göz kamaştırıcı sürprizlerin beklediğini kimse hayal dahi edemez.
Suat Yıldırım
İşte onların dünyada yaptıkları makbul işlere mükâfat olarak gözlerini aydın edecek, gönüllerini ferahlatacak hangi sürprizlerin, hangi nimetlerin saklandığını hiç kimse bilemez. [4, 22; 10, 26] {KM, II Korintos. 12, 4}*
Süleyman Ateş
Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne gözler aydınlatıcı(ni'metleri)in saklandığını hiç kimse bilmez!
Şaban Piriş
Yaptıklarına karşılık ödül olarak, onlara göz kamaştıran neler gizlendiğini hiç kimse bilmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Hiç kimse, yaptıklarına karşılık onlar için hangi göz aydınlığının saklandığını bilmez.
Edip-Layth-Martha
No person knows what is being hidden for them of joy, as a reward for what they used to do.
Muhammad Asad
And [as for all such believers,] no human being can imagine what blissful delights, as yet hidden, await them [in the life to come] as a reward for all that they did.*
Rashad Khalifa
You have no idea how much joy and happiness are waiting for you as a reward for your (righteous) works.,
The Monotheist Group
No person knows what is being hidden for them of joy, as a reward for what they used to do.