Secde Sûresi21. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولنذيقنهم | ذ و قZ̃VG | velenuƶīḳannehum | mutlaka onlara taddıracağız | And surely, We will let them taste |
| 2 | من | — | mine | -dan | of |
| 3 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābi | azab- | the punishment |
| 4 | الأدنى | د ن وD̃NV | l-ednā | daha yakın | the nearer |
| 5 | دون | د و نD̃VN | dūne | ayrı olarak | before |
| 6 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābi | azabdan | the punishment |
| 7 | الأكبر | ك ب رKBR | l-ekberi | büyük | the greater, |
| 8 | لعلهم | — | leǎllehum | belki | so that they may |
| 9 | يرجعون | ر ج عRCA | yerciǔne | dönerler | return. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولنذيقنهم من العذاب الادنى دون العذاب الاكبر لعلهم يرجعون
Arapça (Harekeli)
وَلَنُذِيقَنَّهُم مِّنَ الْعَذَابِ الْأَدْنَى دُونَ الْعَذَابِ الْأَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
Transliterasyon
Ve le nuzîkannehum minel azâbil ednâ dûnel azâbil ekberi leallehum yerciûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walanu<span class="u">th</span>eeqannahum mina alAAa<span class="u">tha</span>bial-adn<span class="u">a</span> doona alAAa<span class="u">tha</span>bi al-akbari laAAallahumyarjiAAoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz, belki dönerler diye pek büyük azaptan önce de onlara yakın bir azâbı tattıracağız mutlaka.
Ali Bulaç
Andolsun, Biz onlara belki (inkarcılıktan) dönerler diye o büyük (uhrevi) azapdan önce, yakın (dünyevi) azaptan da taddıracağız.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, biz onlara o büyük azaptan önce pek yakın/dünya azabı da tattıracağız. Belki dönerler!
Diyanet İşleri
En büyük azaptan önce, onlara mutlaka en yakın azaptan tattıracağız; olur ki (imana) dönerler.*
Edip Yüksel
Belki (ibret alıp) dönerler diye büyük azaptan önce biz onlara yakın (dünya) azabı tattırırız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şu bir gerçek ki, onlara o en büyük azabdan önce yakın azabdan (dünyada) da tattıracağız. Umulur ki, (kötülükten) dönerler.
Erhan Aktaş
Onlara, büyük azaptan* önce, daha yakın* olan azaptan tattıracağız. Belki dönerler.*
Hakkı Yılmaz
(20,21)Ve yoldan çıkanlara gelince, onların varacağı yer de Ateş'tir. Her çıkmak istediklerinde oraya yeniden çevrilecekler ve onlara, “Yalanlayıp durduğunuz Ateş'in azabını tadın” denilecektir. Hiç kuşkusuz, dönerler diye onlara, büyük cezanın biraz hafifinden, en yakın cezadan da tattıracağız.
Muhammed Esed
.. Fakat o şiddetli azab(a onları mahkum etme)den önce belki (pişman olup) yollarını düzeltirler diye hemen yanı başlarındaki azabı tattıracağız.
Mustafa İslamoğlu
Ama onlara, daha büyük mahrumiyeti tattırmadan önce daha yakın (dünya) mahrumiyetini kısmet elbette tattıracağız; umulur ki (yol yakınken) dönerler.
Suat Yıldırım
O kâfirlerin dönüş yapmaları ümidiyle, onlara en büyük azaptan önce, dünyada açlık, musîbet, esaret, ölüm gibi peşin bir azap tattıracağız.
Süleyman Ateş
Belki dön(üp yola gel)irler diye, mutlaka onlara o büyük azabdan ayrı olarak, daha yakın azabı da taddıracağız.
Şaban Piriş
Belki dönerler diye onlara büyük azaptan önce daha yakın bir azap tattıracağız.
Yaşar Nuri Öztürk
Belki dönerler diye, onlara o büyük azaptan ayrı olarak, o küçük azaptan da mutlaka tattıracağız.
Edip-Layth-Martha
We will let them taste the worldly retribution before the greater retribution, perhaps they will revert.
Muhammad Asad
However, ere [We condemn them to] that supreme suffering, We shall most certainly let them taste of a suffering closer at hand,* so that they might [repent and] mend their ways.*
Rashad Khalifa
We let them taste the smaller retribution (of this world), before they incur the greater retribution (of the Hereafter), that they may (take a hint and) reform.,
The Monotheist Group
And We will let them taste the worldly retribution before the greater retribution, perhaps they will return.