Secde Sûresi20. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (21 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وأما | — | veemmā | ve fakat | But as for |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | those who | |
| 3 | فسقوا | ف س قFSG | feseḳū | yoldan çıkanların | are defiantly disobedient |
| 4 | فمأواهم | ا و يEVY | feme'vāhumu | barınacakları yer | then their refuge |
| 5 | النار | ن و رNVR | n-nāru | ateştir | (is) the Fire. |
| 6 | كلما | ك ل لKLL | kullemā | her | Every time |
| 7 | أرادوا | ر و دRVD̃ | erādū | istediklerinde | they wish |
| 8 | أن | — | en | to | |
| 9 | يخرجوا | خ ر جḢRC | yeḣrucū | çıkmak | come out |
| 10 | منها | — | minhā | oradan | from it, |
| 11 | أعيدوا | ع و دAVD̃ | uǐydū | yine geri çevrilirler | they (will) be returned |
| 12 | فيها | — | fīhā | oraya | in it, |
| 13 | وقيل | ق و لGVL | ve ḳīle | ve denilir | and it (will) be said |
| 14 | لهم | — | lehum | onlara | to them, |
| 15 | ذوقوا | ذ و قZ̃VG | ƶūḳū | tadın | """Taste" |
| 16 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābe | azabını | (the) punishment |
| 17 | النار | ن و رNVR | n-nāri | ateş | (of) the Fire |
| 18 | الذي | — | lleƶī | which | |
| 19 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | olduğunuz | you used (to) |
| 20 | به | — | bihi | onu | [in it] |
| 21 | تكذبون | ك ذ بKZ̃B | tukeƶƶibūne | yalanlamakta | "deny.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واما الذين فسقوا فماوىهم النار كلما ارادوا ان يخرجوا منها اعيدوا فيها وقيل لهم ذوقوا عذاب النار الذى كنتم به تكذبون
Arapça (Harekeli)
وَأَمَّا الَّذِينَ فَسَقُوا فَمَأْوَاهُمُ النَّارُ كُلَّمَا أَرَادُوا أَن يَخْرُجُوا مِنْهَا أُعِيدُوا فِيهَا وَقِيلَ لَهُمْ ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّذِي كُنتُم بِهِ تُكَذِّبُونَ
Transliterasyon
Ve emmellezîne fesekû fe me’vâhumun nâr|u|, kulle mâ erâdû en yahrucû minhâ uîdû fîhâ, ve kîle lehum zûkû azâben nârillezî kuntum bihî tukezzibûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waamm<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena fasaqoofama/w<span class="u">a</span>humu a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>ru kullam<span class="u">a</span> ar<span class="u">a</span>dooan yakhrujoo minh<span class="u">a</span> oAAeedoo feeh<span class="u">a</span> waqeela lahum <span class="u">th</span>ooqooAAa<span class="u">tha</span>ba a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>ri alla<span class="u">th</span>ee kuntum bihituka<span class="u">thth</span>iboon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat buyruktan çıkanlara gelince: Onların yurtları ateştir; oradan çıkmak istedikleri zaman tekrar atılırlar oraya ve onlara denir ki: Tadın yalanladığınız ateşin azâbını.
Ali Bulaç
Fasık olanlar içinse, artık onların da barınma yeri ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, geri çevrilirler ve onlara: "Kendisini yalanladığınız ateş azabını tadın" denir.
Bayraktar Bayraklı
Yoldan çıkanlar ateşte konaklayacaklardır. Oradan her çıkmak istediklerinde, tekrar oraya geri döndürülürler ve kendilerine, “Yalanladığınız cehennem azabını tadın!” denir.
Diyanet İşleri
Yoldan çıkanlar ise, onların varacakları yer ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler ve kendilerine: Yalandır deyip durduğunuz cehennem azabını tadın! denir.
Edip Yüksel
Yoldan çıkmış olanların konağı ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, tekrar oraya çevrilirler. Onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın!" denir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ama fâsıklık etmiş olanların barınakları ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve kendilerine: "Haydi tadın o ateşin yalanlayıp durduğunuz azabını!" denir.
Erhan Aktaş
Fasıklara gelince, onların barınağı ateştir. Her çıkmak istediklerinde, oraya yeniden iade edilirler. Ve onlara: “Yalanladığınız ateşin azabını tadın!” denir.
Hakkı Yılmaz
(20,21)Ve yoldan çıkanlara gelince, onların varacağı yer de Ateş'tir. Her çıkmak istediklerinde oraya yeniden çevrilecekler ve onlara, “Yalanlayıp durduğunuz Ateş'in azabını tadın” denilecektir. Hiç kuşkusuz, dönerler diye onlara, büyük cezanın biraz hafifinden, en yakın cezadan da tattıracağız.
Muhammed Esed
Sapmışların varacakları yer ise ateştir: ondan kurtulmak için her çırpınışlarında yeniden içine atılırlar ve kendilerine, "Yalanlamış olduğunuz ateşin azabını (şimdi) tadın bakalım!" denir.
Mustafa İslamoğlu
Hak yoldan sapanlara gelince: artık onların da konaklayacakları yer ateş olacak; oradan ne zaman çıkmak isteseler, kendilerine "Oldum olası yalanlayıp durdurduğunuz ateşin azabını tadın!" denilerek oraya iade edilecekler.
Suat Yıldırım
Yoldan çıkmış fâsıkların ise barınakları cehennemdir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler yine oraya itilirler. Onlara: “Cehennem azabını yalan sayıyordunuz. Tadın da görün bakalım! ” denir. [22, 22; 34, 42]
Süleyman Ateş
Yoldan çıkanların barınacakları yer de ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler, yine oraya geri çevrilirler ve onlara: "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denilir.
Şaban Piriş
Yoldan çıkanlara gelince, onların barınağı ateştir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler, tekrar oraya döndürülürler ve onlara şöyle denir:-Tadın bakalım yalanladığınız ateşin azabını!
Yaşar Nuri Öztürk
Fıska sapanların varacakları yerse ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri çevrilirler. Ve şöyle denir onlara: "Yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadıverin."
Edip-Layth-Martha
As for those who were wicked, their abode is the fire. Every time they try to leave it, they will be put back in it, and it will be said to them: "Taste the retribution of the fire in which you used to deny."
Muhammad Asad
but as for those who are lost in iniquity - their goal is the fire: as oft as they will try to come out of it, they will be thrown back into it; and they will be told, Taste [now] this suffering through fire which you were wont to call a lie!"
Rashad Khalifa
As for the wicked, their destiny is Hell. Every time they try to leave it, they will be forced back. They will be told, "Taste the agony of Hell which you used to disbelieve in.",
The Monotheist Group
And as for those who were wicked, their abode is the Fire. Every time they try to leave it, they will be put back in it, and it will be said to them: "Taste the retribution of the Fire which you used to deny."