Secde Sûresi24. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وجعلنا | ج ع لCAL | ve ceǎlnā | ve yetiştirmiştik | And We made |
| 2 | منهم | — | minhum | onların içinden | from them |
| 3 | أئمة | ا م مEMM | eimmeten | önderler | leaders |
| 4 | يهدون | ه د يHD̃Y | yehdūne | doğru yola ileten | guiding |
| 5 | بأمرنا | ا م رEMR | biemrinā | buyruğumuzla | by Our Command |
| 6 | لما | — | lemmā | zaman | when |
| 7 | صبروا | ص ب رṦBR | Saberū | sabrettikleri | they were patient |
| 8 | وكانوا | ك و نKVN | ve kānū | ve olduklarında | and they were |
| 9 | بآياتنا | ا ي يEYY | biāyātinā | ayetlerimize | of Our Verses |
| 10 | يوقنون | ي ق نYGN | yūḳinūne | kesinlikle inanıyor | certain. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وجعلنا منهم ائمة يهدون بامرنا لما صبروا وكانوا بايتنا يوقنون
Arapça (Harekeli)
وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُوا وَكَانُوا بِآيَاتِنَا يُوقِنُونَ
Transliterasyon
Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn|e|.
Transliteration (Eng.)
WajaAAaln<span class="u">a</span> minhum a-immatan yahdoonabi-amrin<span class="u">a</span> lamm<span class="u">a</span> <span class="u">s</span>abaroo wak<span class="u">a</span>noo bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span>yooqinoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve içlerinden, sabrettikleri takdîrde onları, emrimizle doğru yola sevkedecek rehberler tâyin etmiştik ve onlar, delillerimize adamakıllı inanmışlardı.
Ali Bulaç
Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar Bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
Sabretmelerinden dolayı onlardan, bizim emrimizle kendilerine doğru yolu gösteren önderler tayin ettik. Onlar, bizim âyetlerimize kesin olarak inanıyorlardı.
Diyanet İşleri
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.
Edip Yüksel
Sabrettikleri ve ayetlerimizi kuşkusuz bir bilgiyle onayladıkları zaman, emrimiz doğrultusunda yol gösteren önderler atamıştık içlerinden.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onların içinden, sabrettikleri zaman bizim emrimizle doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik. Onlar, bizim âyetlerimize kesin bir şekilde inanıyorlardı.
Erhan Aktaş
Sabrettikleri* ve ayetlerimize tam bir bağlılık gösterdikleri için, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler çıkardık.
Hakkı Yılmaz
Ve onlardan, sabrettikleri zaman, Bizim emrimizle kılavuzluk eden önderler yaptık. Ve onlar, Bizim âyetlerimize/alâmetlerimize/göstergelerimize kesin bir şekilde inanıyorlardı.
Muhammed Esed
ve (nasıl ki) sabredip mesajlarımıza tereddütsüz inandıkları zaman, onların içinden, buyruklarımız doğrultusunda (kavimlerini) hidayete ulaştıran önderler çıkardık, (işte böylece, ey Muhammed, sana vahyedilmiş olan ilahî kelâm için de aynı şey geçerli olacak.)
Mustafa İslamoğlu
Yine (unutma ki), zorluklara göğüs gerip ayetlerimize gönülden inandıkları zamanlarda, emrimizle içlerinden hidayete ulaştıran önderler çıkarmıştık.
Suat Yıldırım
23, 24. Şu bir gerçektir ki, sana verdiğimiz gibi Mûsâ'ya da kitap vermiş, sana vahyettiğimiz gibi ona da vahyetmiştik. Dolayısıyla onun da böyle bir vahiy aldığından hiç tereddüdün olmasın. Biz ona verdiğimiz kitabı, İsrailoğullarına rehber kıldık. Onlar sabrettiği ve âyetlerimize kesin olarak inandıkları müddetçe, Biz, emir ve irşadımızla onlardan doğru yolu gösteren önderler tayin ettik. [17, 2]*
Süleyman Ateş
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik.
Şaban Piriş
Sabretmeleri ve ayetlerimize iyice inanmaları sebebiyle, emrimizle onlardan bir kısmını doğru yolu gösteren önderler yapmıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
Sabrettikleri zaman içlerinden, bizim emrimizle doğru yola ileten önderler çıkarmıştık. Onlar bizim ayetlerimize gereğince inanıyorlardı.
Edip-Layth-Martha
We made from among them leaders who guided in accordance with Our command, for they were patient and had certainty regarding Our signs.
Muhammad Asad
and [as] We raised among them leaders who, so long as they bore themselves with patience and had sure faith in Our messages, guided [their people] in accordance with Our behest* [so, too, shall it be with the divine writ revealed unto thee, O Muhammad.]*
Rashad Khalifa
We appointed from among them imams who guided in accordance with our commandments, because they steadfastly persevered and attained certainty about our revelations.,
The Monotheist Group
And We made from them leaders who guided in accordance with Our commandment, for they were patient and had certainty regarding Our revelations.