Secde Sûresi9. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 2 | سواه | س و يSVY | sevvāhu | ona biçim verdi | He fashioned him |
| 3 | ونفخ | ن ف خNFḢ | ve nefeḣa | ve üfledi | and breathed |
| 4 | فيه | — | fīhi | ona | into him |
| 5 | من | — | min | -ndan | from |
| 6 | روحه | ر و حRVḪ | rūHihi | kendi ruhu- | His spirit |
| 7 | وجعل | ج ع لCAL | ve ceǎle | ve yarattı | and made |
| 8 | لكم | — | lekumu | sizin için | for you |
| 9 | السمع | س م عSMA | s-sem'ǎ | kulak(lar) | the hearing |
| 10 | والأبصار | ب ص رBṦR | vel'ebSāra | ve gözler | and the sight |
| 11 | والأفئدة | ف ا دFED̃ | vel'ef'idete | ve gönüller | "and feelings;" |
| 12 | قليلا | ق ل لGLL | ḳalīlen | ne kadar az | little |
| 13 | ما | — | mā | [what] | |
| 14 | تشكرون | ش ك رŞKR | teşkurūne | şükrediyorsunuz | thanks you give. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ثم سوىه ونفخ فيه من روحه وجعل لكم السمع والابصر والافدة قليلا ما تشكرون
Arapça (Harekeli)
ثُمَّ سَوَّاهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْأَبْصَارَ وَالْأَفْئِدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ
Transliterasyon
Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’ideh(efidete), kalîlen mâ teşkurûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Thumma saww<span class="u">a</span>hu wanafakha feehi min roo<span class="u">h</span>ihiwajaAAala lakumu a<span class="b">l</span>ssamAAa wa<span class="b">a</span>l-ab<span class="u">sa</span>ra wa<span class="b">a</span>l-af-idataqaleelan m<span class="u">a</span> tashkuroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra da onu tamamlamıştır, ona kabiliyet vermiştir ve ona rûhundan üfürmüştür ve size kulak, gözler ve gönüller halketmiştir; ne de az şükredersiniz.
Ali Bulaç
Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona Ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?
Bayraktar Bayraklı
Sonra ona güzel bir şekil verip kendi ruhundan üflemiştir. Size kulaklar, gözler ve kalpler vermiştir. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Diyanet İşleri
Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi ruhundan üflemiştir. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Edip Yüksel
Sonra onu biçimlendirip ona ruhundan üfledi. Size işitme ve görme yeteneği ile beyinler verdi; siz pek seyrek şükrediyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan üfürdü. Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az şükrediyorsunuz!
Erhan Aktaş
Sonra onu düzenledi ve ona ruhundan üfledi*. Size duyma yetisi, görme yetisi ve fuad* verdi. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Hakkı Yılmaz
Sonra onu düzeltip bir biçime soktu ve onu bilgilendirdi.* Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Sahip olduğunuz nimetlerin karşılığını ne de az ödüyorsunuz?
Muhammed Esed
sonra ona (yaratılış) amacına uygun bir şekil verip Kendi ruhundan üfler; ve (böylece, ey insanoğlu,) sizi hem işitme ve görme (melekeleri) hem de düşünce ve duygularla donatır: (Buna rağmen) ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Mustafa İslamoğlu
Daha sonra onu yaratılış amacını gerçekleştirecek bir donanıma sahip kılarak Kendi ruhundan üflemiştir; derken sizi hem işitme ve görme, hem de duygu ve düşünce yetenekleriyle donatmıştır: ne kadar da azınız şükrediyor.
Suat Yıldırım
Sonra ona en uygun şeklini verdi, ona ruhundan üfledi. Size kulaklar, gözler, gönüller verdi. Ne az şükrediyorsunuz! [4, 171; 17, 85]
Süleyman Ateş
Sonra ona biçim verdi, ona kendi ruhundan üfledi. Ve sizin için kulak(lar), gözler ve gönüller yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!*
Şaban Piriş
Sonra ona şekil verip, canlandırdı. Size kulak, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra ona bir biçim verdi ve ona kendi ruhundan üfledi. İşitme gücü verdi, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar da az şükredersiniz!
Edip-Layth-Martha
Then He evolved him, and blew into him from His Spirit. He made for you the hearing, the eyesight, and the hearts; rarely are you thankful.
Muhammad Asad
and then He forms him in accordance with what he is meant to be, and breathes into him of His spirit:* and [thus, O men,] He endows you with hearing, and sight, and feelings as well as minds:* [yet] how seldom are you grateful!
Rashad Khalifa
He shaped him and blew into him from His spirit. And He gave you the hearing, the eyesight, and the brains; rarely are you thankful.,
The Monotheist Group
Then He evolved him, and blew into him from His Spirit. And He made for you the hearing, the eyesight, and the hearts; rarely are you thankful.