Ahzab Sûresi10. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إذ | — | iƶ | hani | When |
| 2 | جاءوكم | ج ي اCYE | cā'ūkum | onlar gelmişlerdi | they came upon you |
| 3 | من | — | min | -den | from |
| 4 | فوقكم | ف و قFVG | fevḳikum | üstünüz- | above you |
| 5 | ومن | — | ve min | ve | and from |
| 6 | أسفل | س ف لSFL | esfele | alt tarafınızdan | below |
| 7 | منكم | — | minkum | sizin | you, |
| 8 | وإذ | — | ve iƶ | ve hani | and when |
| 9 | زاغت | ز ي غZYĞ | zāğati | kaymıştı | grew wild |
| 10 | الأبصار | ب ص رBṦR | l-ebSāru | gözler | the eyes |
| 11 | وبلغت | ب ل غBLĞ | ve beleğati | ve dayanmıştı | and reached |
| 12 | القلوب | ق ل بGLB | l-ḳulūbu | yürekler | the hearts |
| 13 | الحناجر | ح ن ج رḪNCR | l-Hanācira | hançerelere | the throats, |
| 14 | وتظنون | ظ ن نƵNN | ve teZunnūne | ve zanda bulunuyordunuz | and you assumed |
| 15 | بالله | — | billahi | Allah hakında | about Allah |
| 16 | الظنونا | ظ ن نƵNN | Z-Zunūnā | türlü düşüncelerle | the assumptions. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اذ جاءوكم من فوقكم ومن اسفل منكم واذ زاغت الابصر وبلغت القلوب الحناجر وتظنون بالله الظنونا
Arapça (Harekeli)
إِذْ جَاءُوكُم مِّن فَوْقِكُمْ وَمِنْ أَسْفَلَ مِنكُمْ وَإِذْ زَاغَتِ الْأَبْصَارُ وَبَلَغَتِ الْقُلُوبُ الْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِاللَّهِ الظُّنُونَا
Transliterasyon
İz câukum min fevkıkum ve min esfele minkum ve iz zâgatil ebsâru ve belegatil kulûbul hanâcire ve tezunnûne billâhiz zunûnâ(zunûnen).
Transliteration (Eng.)
I<span class="u">th</span> j<span class="u">a</span>ookum min fawqikum waminasfala minkum wa-i<span class="u">th</span> z<span class="u">a</span>ghati al-ab<span class="u">sa</span>ruwabalaghati alquloobu al<span class="u">h</span>an<span class="u">a</span>jira wata<span class="i"><span class="u">th</span></span>unnoonabi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span>unoon<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hani size hem üst tarafınızdan hücum etmişlerdi, hem alt tarafınızdaki yerlerden ve hani gözler yılmıştı ve korkudan yürekler, ağızlara gelmişti ve Allah hakkında çeşitli zanlara kapılmıştınız.
Ali Bulaç
Hani onlar, size hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi; gözler kaymış, yürekler hançereye gelip dayanmıştı ve siz Allah hakkında (birtakım) zanlarda bulunuyordunuz.
Bayraktar Bayraklı
Onlar, hem yukarınızdan hem aşağınızdan üzerinize yürüdükleri zaman; gözler yıldığı, yürekler gırtlaklara geldiği ve siz, Allah hakkında türlü türlü zanda bulunduğunuz zaman.
Diyanet İşleri
Onlar hem yukarınızdan hem aşağı tarafınızdan (vadinin üstünden ve alt yanından) üzerinize yürüdükleri zaman; gözler yıldığı, yürekler gırtlağa geldiği ve siz Allah hakkında türlü türlü şeyler düşündüğünüz zaman;
Edip Yüksel
Üstünüzden ve altınızdan size saldırmışlardı. Gözler dönmüştü, yürekler ağızlara gelmişti ve siz ALLAH hakkında çeşitli kuşkular besliyordunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
O zaman onlar, hem üstünüzden gelmişlerdi, hem aşağı tarafınızdan, ve o vakit gözler kaymış, yürekler gırtlaklara dayanmıştı. Siz Allah'a türlü türlü zanlarda bulunuyordunuz.
Erhan Aktaş
Hani onlar, alttan ve üsten, her yönden size saldırmışlardı. Gözler kaymış, yürekler ağızlara gelmişti. Ve siz, Allah hakkında zan üzerine zanda bulunuyordunuz.*
Hakkı Yılmaz
Hani onlar, üst tarafınızdan ve sizden daha aşağıdan size gelmişlerdi. Ve hani gözler kaymıştı, yürekler gırtlaklara ulaşmıştı. Ve siz Allah hakkında zan yaptıkça zan yapıyordunuz.
Muhammed Esed
Onlar yukarıdan ve aşağıdan üzerinize geldiklerinde ve gözler(inizin) feri kaybolup yürekler(iniz) ağzınıza geldiğinde ve Allah hakkında en çelişik düşünceler aklınızdan (bir bir) geçtiğinde (neler hissettiğinizi hatırlayın):
Mustafa İslamoğlu
Hani onlar önünüzden ve sizin ardınızdan üzerinize gelmişlerdi; işte o an gözlerin yuvalarından fırladığı, yüreklerin ağızlara geldiği bir andı; öyle bir hal ki, Allah'ın ne yapacağı hakkında her tür düşünce zihninizde cirit atıyordu.
Suat Yıldırım
O vakit onlar hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Gözleriniz şaşkınlıktan ötürü kaymış, yüreğiniz ağzınıza gelmişti. Siz de Allah hakkında türlü türlü zanlar beslemeye başlamıştınız.
Süleyman Ateş
Hani onlar üstünüzden ve alt tarafınızdan gelmişlerdi, gözler (şaşkınlıktan ötürü) kaymış, yürekler (korkudan) hançerelere dayanmıştı. Allah hakında türlü zanlarda bulunuyordunuz.*
Şaban Piriş
Onlar, size üstünüzden ve aşağınızdan gelmişlerdi. Gözler dönmüş, yürekler ağza gelmişti. Allah hakkında çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
Hani onlar, üst yanınızdan, alt tarafınızdan size saldırmışlardı da gözler kaymış, yürekler gırtlaklara ulaşmıştı. Allah hakkında türlü zanlarda bulunuyordunuz.
Edip-Layth-Martha
For they came from above you, and from beneath you; and your eyes were terrified, and the hearts reached to the throat, and you harbored doubts about God.
Muhammad Asad
[Remember what you felt] when they came upon you from above you and from below you,* and when [your] eyes became dim and [your] hearts came up to [your] throats, and [when] most conflicting thoughts about God passed through your minds:*
Rashad Khalifa
When they came from above you, and from beneath you, your eyes were terrified, your hearts ran out of patience, and you harbored unbefitting thoughts about GOD.,
The Monotheist Group
For they came from above you, and from beneath you; and your eyes were terrified, and the hearts reached to the throat, and you harbored doubts about God.