Ahzab Sûresi13. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (26 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذ | — | ve iƶ | ve hani | And when |
| 2 | قالت | ق و لGVL | ḳālet | demişti ki | said |
| 3 | طائفة | ط و فŦVF | Tāifetun | bir grup | a party |
| 4 | منهم | — | minhum | onlardan | of them, |
| 5 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 6 | أهل | ا ه لEHL | ehle | halk | People/Folk |
| 7 | يثرب | — | yeṧribe | Yesrib (Medine) | (of) Yathrib! |
| 8 | لا | — | lā | artık yoktur | No |
| 9 | مقام | ق و مGVM | muḳāme | duracak yer | stand |
| 10 | لكم | — | lekum | size | for you, |
| 11 | فارجعوا | ر ج عRCA | ferciǔ | dönün | "so return.""" |
| 12 | ويستأذن | ا ذ نEZ̃N | ve yeste'ƶinu | ve izin istiyordu | And asked permission |
| 13 | فريق | ف ر قFRG | ferīḳun | bir topluluk | a group |
| 14 | منهم | — | minhumu | onlardan | of them |
| 15 | النبي | ن ب اNBE | n-nebiyye | peygamberden | (from) the Prophet, |
| 16 | يقولون | ق و لGVL | yeḳūlūne | diyerek | saying, |
| 17 | إن | — | inne | gerçekten | """Indeed," |
| 18 | بيوتنا | ب ي تBYT | buyūtenā | evlerimiz | our houses |
| 19 | عورة | ع و رAVR | ǎvratun | (sağlam değil) açıktır | "(are) exposed,""" |
| 20 | وما | — | ve mā | oysa değildi | and not |
| 21 | هي | — | hiye | onlar(ın evleri) | they |
| 22 | بعورة | ع و رAVR | biǎvratin | açık | (were) exposed. |
| 23 | إن | — | in | Not | |
| 24 | يريدون | ر و دRVD̃ | yurīdūne | istemiyorlardı | they wished |
| 25 | إلا | — | illā | başka bir şey | but |
| 26 | فرارا | ف ر رFRR | firāran | kaçmak(tan) | to flee. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذ قالت طائفة منهم ياهل يثرب لا مقام لكم فارجعوا ويستذن فريق منهم النبى يقولون ان بيوتنا عورة وما هى بعورة ان يريدون الا فرارا
Arapça (Harekeli)
وَإِذْ قَالَت طَّائِفَةٌ مِّنْهُمْ يَا أَهْلَ يَثْرِبَ لَا مُقَامَ لَكُمْ فَارْجِعُوا وَيَسْتَأْذِنُ فَرِيقٌ مِّنْهُمُ النَّبِيَّ يَقُولُونَ إِنَّ بُيُوتَنَا عَوْرَةٌ وَمَا هِيَ بِعَوْرَةٍ إِن يُرِيدُونَ إِلَّا فِرَارًا
Transliterasyon
Ve iz kâlet tâifetun minhum yâ ehle yesribe lâ mukâme lekum ferciû, ve yeste’zinu ferîkun minhumun nebiyye yekûlûne inne buyûtenâ avretun ve mâ hiye bi avreh(avretin), in yurîdûne illâ firârâ(firâran).
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">th</span> q<span class="u">a</span>lat <span class="u">ta</span>-ifatunminhum y<span class="u">a</span> ahla yathriba l<span class="u">a</span> muq<span class="u">a</span>ma lakum fa<span class="b">i</span>rjiAAoowayasta/<span class="u">th</span>inu fareequn minhumu a<span class="b">l</span>nnabiyyayaqooloona inna buyootan<span class="u">a</span> AAawratun wam<span class="u">a</span> hiyabiAAawratin in yureedoona ill<span class="u">a</span> fir<span class="u">a</span>r<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve hani onların bir bölüğü, ey Yesribliler demişti, burada durmanıza imkân yok, dönün artık ve bir bölüğü de Peygamberden, evlerimiz açık, sağlam değil diye izin istemişti, halbuki evleri açık değildi ve sağlamdı, onlar, ancak kaçmayı diliyorlardı.
Ali Bulaç
Onlardan bir grup da hani şöyle demişti: "Ey Yesrib (Medine) halkı, artık sizin için (burada) kalacak yer yok, şu halde dönün." Onlardan bir topluluk da: "Gerçekten evlerimiz açıktır" diye Peygamberden izin istiyordu; oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
İçlerinden bir grup da, “Ey Yesrib halkı! Tutunacak bir yeriniz kalmadı, geri dönünüz” demişti. Onlardan başka bir grup da Peygamberden, “Evlerimiz korumasız kaldı” diyerek izin istiyordu. Oysa evleri korumasız değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
Diyanet İşleri
Onlardan bir gurup da demişti ki: Ey Yesribliler (Medineliler)! Artık sizin için durmanın sırası değil, haydi dönün! İçlerinden bir kısmı ise: Gerçekten evlerimiz emniyette değil, diyerek Peygamber'den izin istiyordu; oysa evleri tehlikede değildi, sadece kaçmayı arzuluyorlardı.
Edip Yüksel
Onlardan bir grup ise, "Yesrib halkı, artık tutunamazsınız; geri dönün" diyordu. Onlardan diğer grup ise, evleri korunduğu halde, "Evlerimiz korumasız kaldı" diyerek peygamberden izin istiyorlardı. Tüm amaçları kaçmak idi.*
Elmalılı Hamdi Yazır
O vakit bunlardan bir grup: "Ey Medine halkı! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün." diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor, evlerimiz gerçekten (düşmana) açıktır." diyorlardı, halbuki açık değildi, sadece kaçmak istiyorlardı.
Erhan Aktaş
Onlardan bir topluluk: “Ey Yesrib* halkı, sizin için burada duracak bir yer yok, hemen dönün. Yine onlardan bir grup da: “Evlerimiz gerçekten korumasızdır.” diyerek Nebiden izin istiyorlardı. Oysaki evleri korumasız değildi. Onlar, savaştan kaçmak için bahane arıyorlardı.
Hakkı Yılmaz
Ve hani bunlardan bir grup: “Ey Yesrib/Medîne halkı! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün” diyorlardı. Onlardan bir kısmı da, “Evlerimiz gerçekten savunmasızdır” diyerek Peygamber'den izin istiyorlardı. Hâlbuki evleri savunmasız değildi. Onlar, sadece kaçmak istiyorlardı.
Muhammed Esed
Ve (hatırla) içlerinden bazısı şöyle demişti: "Ey Yesrib halkı! Burada (düşmana) karşı koyamazsınız: (evlerinize) geri dönün!" O arada içlerinden bir grup da, "Evlerimiz (saldırılara) açık durumda!" diyerek Peygamber'den izin istemişti- halbuki evleri (aslında saldırıya) açık değildi: tek amaçları kaytarmaktı.
Mustafa İslamoğlu
Yine o sırada onlardan bir tayfa da çıkmış; "Ey Yesripliler! Buradan elinize hiçbir şey geçmez, derhal dönün!" demişti; yine bir başka gurup da evleri korumasız olmadığı halde "Evlerimiz korumasız" gerekçesiyle Peygamber'den izin istemişlerdi; oysa ki onların maksatları cepheden kaçmaktı.
Suat Yıldırım
Bir kısmı: “Ey Yesribliler! Burada düşmana karşı koyamazsınız, mevzilerinizi bırakıp evlerinize dönünüz! ” diyordu. Onlardan bir başka bölük: “Evlerimiz korunmasız! ” diyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Halbuki gerçekte evleri tehlikeye mâruz değildi, onlar sadece savaştan kaçmak istiyorlardı. *
Süleyman Ateş
Onlardan bir grup da demişti ki: "Ey Yesrib (Medine) halkı, artık size duracak yer yok, (haydi durmayın, evlerinize) dönün (Yahut: Artık bu dinde durmanız doğru değil, dönün)". Onlardan bir topluluk da. "Evlerimiz (sağlam değil), açıktır" diyerek peygamberden izin istiyordu. Oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
Şaban Piriş
Onlardan bir grubu da:-Ey Yesrip Halkı, sizin için duracak yer kalmadı, geri çekilin demişler. Onlardan bir başka grup da Peygamberden izin istiyor:-Evlerimiz açık, diyorlardı. Oysa evleri açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Hani onlardan bir grup şöyle demişti: "Ey Yesrib halkı, duracak yeriniz yok, hemen geri dönün." İçlerinden bir grup da şöyle diyerek Peygamber'den izin istiyordu: "İnan olsun, evlerimiz açık." Oysa ki evleri açık değildi; sadece kaçmak istiyorlardı.
Edip-Layth-Martha
A group of them said, "O people of Yathrib, you cannot make a stand; therefore, retreat." A small party of them sought permission from the prophet, saying: "Our homes are exposed," while they were not exposed. They just wanted to flee.*
Muhammad Asad
and when some of them said, O you people of Yathrib! You cannot withstand [the enemy] here:* hence, go back [to your homes]!" Whereupon a party from among them asked leave of the Prophet, saying, Behold, our houses are exposed [to attack]!" The while they were not [really] exposed: they wanted nothing but to flee.
Rashad Khalifa
A group of them said, "O people of Yathrib, you cannot attain victory; go back." Others made up excuses to the prophet: "Our homes are vulnerable," when they were not vulnerable. They just wanted to flee.,
The Monotheist Group
And a group of them said: "O people of Yathrib, there is no station for you, so come back." And a small party of them sought permission from the prophet, saying: "Our homes are exposed," while they were not exposed. They just wanted to flee.