Ahzab Sûresi36. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (24 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | artık yoktur | And not |
| 2 | كان | ك و نKVN | kāne | (it) is | |
| 3 | لمؤمن | ا م نEMN | limu'minin | inanmış bir erkek için | for a believing man |
| 4 | ولا | — | ve lā | ve | and not |
| 5 | مؤمنة | ا م نEMN | mu'minetin | inanmış kadın (için) | (for) a believing woman, |
| 6 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 7 | قضى | ق ض يGŽY | ḳaDā | hüküm verdiği | Allah has decided |
| 8 | الله | — | llahu | Allah | Allah has decided |
| 9 | ورسوله | ر س لRSL | ve rasūluhu | ve Resulü | and His Messenger |
| 10 | أمرا | ا م رEMR | emran | bir işte | a matter |
| 11 | أن | — | en | that | |
| 12 | يكون | ك و نKVN | yekūne | olması | (there) should be |
| 13 | لهم | — | lehumu | onlar için | for them |
| 14 | الخيرة | خ ي رḢYR | l-ḣiyeratu | seçme hakkı | (any) choice |
| 15 | من | — | min | about | |
| 16 | أمرهم | ا م رEMR | emrihim | o işi | their affair. |
| 17 | ومن | — | ve men | ve kim | And whoever |
| 18 | يعص | ع ص يAṦY | yeǎ'Si | karşı gelirse | disobeys |
| 19 | الله | — | llahe | Allah'a | Allah |
| 20 | ورسوله | ر س لRSL | ve rasūlehu | ve Resulüne | and His Messenger |
| 21 | فقد | — | feḳad | elbette | certainly, |
| 22 | ضل | ض ل لŽLL | Delle | sapıklığa düşer | he (has) strayed |
| 23 | ضلالا | ض ل لŽLL | Delālen | bir sapkınlıkla | (into) error |
| 24 | مبينا | ب ي نBYN | mubīnen | apaçık | clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما كان لمومن ولا مومنة اذا قضى الله ورسوله امرا ان يكون لهم الخيرة من امرهم ومن يعص الله ورسوله فقد ضل ضللا مبينا
Arapça (Harekeli)
وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَمْرًا أَن يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ وَمَن يَعْصِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا مُّبِينًا
Transliterasyon
Ve mâ kâne li mu’minin ve lâ mu’minetin izâ kadallâhu ve resûluhu emren en yekûne lehumul hıyeretu min emrihim, ve men ya’sıllâhe ve resûlehu fe kad dalle dalâlen mubînâ(mubînen).
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na limu/minin wal<span class="u">a</span>mu/minatin i<span class="u">tha</span> qa<span class="u">da</span> All<span class="u">a</span>hu warasooluhuamran an yakoona lahumu alkhiyaratu min amrihim waman yaAA<span class="u">s</span>iAll<span class="u">a</span>ha warasoolahu faqad <span class="u">d</span>alla <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>lanmubeen<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah ve Resûlü, bir işe hükmetti mi erkek olsun, kadın olsun, hiçbir inananın, o işi istediği gibi yapmakta muhayyer olmasına imkân yoktur ve kim, Allah'a ve Peygamberine isyan ederse gerçekten de apaçık bir sapıklığa düşmüş, sapıtıp gitmiştir.
Ali Bulaç
Allah ve Resûlü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min bir erkek ve mü'min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlü’ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.
Bayraktar Bayraklı
Allah ve Peygamberi bir işi emrettiğinde, hiçbir inanmış erkek ve kadının o işte tercih hakkı yoktur. Kim, Allah'ın ve Peygamberinin emrine aykırı hareket ederse, kesinlikle apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
Diyanet İşleri
Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
Edip Yüksel
ALLAH ve elçisi bir işte hüküm verdiği zaman, hiçbir gerçeği onaylayan erkek ve kadın o işte seçim hakkına sahip değildir. Kim ALLAH'a ve elçisine isyan ederse açık bir biçimde sapmış olur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bununla beraber Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadın için, o işlerinde başka bir tercih hakkı yoktur. Her kim de Allah ve Resulüne âşi olursa açık bir sapıklık etmiş olur.
Erhan Aktaş
Allah ve Rasul’ü bir konuda karar verdiği zaman, hiçbir inanan erkek ve inanan kadın için, o konuda tercih hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Rasul’üne asilik ederse o, açık bir sapkınlıkla sapmış olur.
Hakkı Yılmaz
Ve Allah ve Elçisi bir işte hüküm verdiklerinde, hiçbir mü’min erkek ve mü’min kadın için kendi işlerinde serbestlik yoktur. Ve kim Allah'a ve Elçisi'ne isyan ederse o, açık bir sapıklıkla sapmıştır.
Muhammed Esed
Allah ve Elçisi bir konuda hüküm verdikten sonra artık inanmış bir erkek ve kadının kendileriyle ilgili konularda tercih serbestisi yoktur: (bu, hakkı kendinde görerek) Allah'a ve Elçisi'ne isyan eden kimse, apaçık bir sapkınlığa düşmüş olur.
Mustafa İslamoğlu
Allah ve Rasulü bir konuda hüküm verdiği zaman, inanan bir erkek ve kadının kendi işlerinde kişisel tercihlerine göre hareket etmeleri düşünülemez: zira kim Allah ve Rasulü'ne isyan ederse, işte o apaçık bir sapıklığa gömülmüş olur.
Suat Yıldırım
Allah ve Resulü herhangi bir meselede hüküm bildirdikten sonra, hiçbir erkek veya kadın müminin, o konuda başka bir tercihte bulunma hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne isyan ederse besbelli bir sapıklığa düşmüş olur. [4, 65; 24, 63]
Süleyman Ateş
Allah ve Resulü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir erkek ve kadının, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
Şaban Piriş
Allah ve elçisi bir konuda hüküm verdiği zaman mümin erkek ve mümin kadının, artık dilediği gibi davranma hakkı yoktur. Kim Allaha ve elçisine karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah ve resulü bir işe hüküm verdiklerinde, inanmış bir erkekle inanmış bir kadının, işlerini kendi isteklerine göre belirleme hakları yoktur. Allah'a ve resulüne isyan eden, açık bir sapıklığa batıp gitmiş demektir.
Edip-Layth-Martha
It is not for an acknowledging man or acknowledging woman, if God and His messenger issue any command, that they have any choice in their decision. Anyone who disobeys God and His messenger, he has gone far astray.
Muhammad Asad
Now whenever God and His Apostle have decided a matter,* it is not for a believing man or a believing woman to claim freedom of choice insofar as they themselves are concerned:* for he who [thus] rebels against God and His Apostle has already, most obviously, gone astray.
Rashad Khalifa
No believing man or believing woman, if GOD and His messenger issue any command, has any choice regarding that command. Anyone who disobeys GOD and His messenger has gone far astray.,
The Monotheist Group
It is not for a believing male or believing female, if God and His messenger issue any command, that they have any choice in their decision. And anyone who disobeys God and His messenger, he has gone far astray.