Ahzab Sûresi38. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (22 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ماyokturNot
2كانك و نKVNkāne(there can) be
3علىǎlāüzerineupon
4النبين ب اNBEn-nebiyyiPeygamberthe Prophet
5منminherhangiany
6حرجح ر جḪRCHaracinbir güçlükdiscomfort
7فيماfīmābir şeydein what
8فرضف ر ضFRŽferaDetakdir ettiğiAllah has imposed
9اللهllahuAllah'ınAllah has imposed
10لهlehukendisineon him.
11سنةس ن نSNNsunneteyasasıdır(That is the) Way
12اللهllahiAllah'ın(of) Allah
13فيarasındaconcerning
14الذينelleƶīnethose who
15خلواخ ل وḢLVḣalevgeçenlerpassed away
16منminbefore.
17قبلق ب لGBLḳablusizden öncebefore.
18وكانك و نKVNve kāneveAnd is
19أمرا م رEMRemruemri(the) Command
20اللهllahiAllah'ın(of) Allah
21قدراق د رGD̃Rḳaderanbir kaderdira decree
22مقدوراق د رGD̃Rmeḳdūrantakdir edilmişdestined.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ما كان على النبى من حرج فيما فرض الله له سنة الله فى الذين خلوا من قبل وكان امر الله قدرا مقدورا

Arapça (Harekeli)

مَّا كَانَ عَلَى النَّبِيِّ مِنْ حَرَجٍ فِيمَا فَرَضَ اللَّهُ لَهُ سُنَّةَ اللَّهِ فِي الَّذِينَ خَلَوْا مِن قَبْلُ وَكَانَ أَمْرُ اللَّهِ قَدَرًا مَّقْدُورًا

Transliterasyon

Mâ kâne alen nebiyyi min harecin fîmâ faradallâhu leh, sunnetallâhi fîllezîne halev min kabl|u|, ve kâne emrullâhi kaderen makdûrâ(makdûran).

Transliteration (Eng.)

M<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na AAal<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>nnabiyyimin <span class="u">h</span>arajin feem<span class="u">a</span> fara<span class="u">d</span>a All<span class="u">a</span>hu lahusunnata All<span class="u">a</span>hi fee alla<span class="u">th</span>eena khalaw min qablu wak<span class="u">a</span>naamru All<span class="u">a</span>hi qadaran maqdoor<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'ın, ona farzettiğini yapmasında hiçbir vebal yok Peygambere; daha önce gelip geçenler hakkında da Allah'ın koyduğu yol yordam buydu ve Allah'ın emri, takdîr edilmiş ve yerine gelmiştir.

Ali Bulaç

Allah'ın kendisine farz kıldığı bir şey(i yerine getirme)de peygamber üzerine hiçbir güçlük yoktur. (Bu,) Daha önce gelip geçen (ümmet)lerde Allah'ın bir sünnetidir. Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kaderdir.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın emrettiği bir şeyde peygamberine hiçbir sıkıntı yoktur. Bu, Allah'ın daha önce gelip geçmişlere uyguladığı bir yasasıdır. Allah'ın emri, mutlaka yerini bulur.

Diyanet İşleri

Allah'ın, kendisine helal kıldığı şeyde Peygamber'e herhangi bir vebal yoktur. Önce gelip geçenler arasında da Allah'ın adeti böyle idi. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir.

Edip Yüksel

ALLAH'ın kendisine yasallaştırdığı bir konuda peygambere herhangi bir engel yoktur. Bu, öteden beri, gelmiş geçmişlere uygulanan ALLAH'ın sünneti (yasası) dır. ALLAH'ın emri, belirlenmiş ve kesinleşmiştir.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Peygambere Allah'ın takdir ettiği, mübah kıldığı şeyde bir darlık yoktur. Bundan önce geçen bütün peygamberler hakkında Allah'ın sünneti böyledir. Allah'ın emri ise biçilmiş bir kaderdir.

Erhan Aktaş

Nebi, Allah’ın emri gereği bir şeyi yapmasından dolayı suçlanamaz. Bu, daha önceki toplumlarda da geçerli olan Allah’ın yasasıdır. Allah’ın emri, kesinleşmiş bir yazgıdır.

Hakkı Yılmaz

(38,39)Allah'ın kendisine farz kıldığı şeyde Peygamber üzerine, daha önce gelip geçen kimselerde; Allah'ın verdiği elçilik görevini tebliğ eden, O'na saygıyla, sevgiyle, bilgiyle ürperti duyan ve Allah'tan başka kimseye saygıyla, sevgiyle, bilgiyle ürperti duymayan kimselerle ilgili Allah'ın uygulaması olarak bir güçlük yoktur. Allah'ın emri, ayarlanmış, belirlenmiş bir kaderdir. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Muhammed Esed

(O halde,) Allah'ın kendisi için takdir ettiği şeyi (yapmasından dolayı) Peygamber'e hiçbir suç isnad edilemez. (Gerçekte, bu) sizden önce gelip geçenler için de Allah'ın bir uygulamasıydı; ve (şunu unutma ki) Allah'ın iradesi mutlaka tecelli eder.

Mustafa İslamoğlu

Allah'ın kendisini mecbur tuttuğu suç isnat edilemez. Allah'ın bu sünneti, daha önce gelip geçmiş olan (peygamberler) için de geçerliydi: sonuçta Allah'ın emri ölçülüp biçildiği gibi gerçekleşmiş oldu.

Suat Yıldırım

Allah'ın, kendisine takdir edip helâl kıldığı bir hususu yerine getirmekte Peygambere herhangi bir güçlük yoktur. Sizden önce gelip geçen peygamberler hakkında da Alah'ın kanunu böyle cari olmuştur. Allah'ın emri, mutlaka yerini bulan bir kaderdir.

Süleyman Ateş

Allah'ın kendisine takdir ettiği bir şeyi yerine getirmekte, Peygambere herhangi bir güçlük yoktur. Sizden önce geçenler arasında da Allah'ın yasası böyle idi. Allah'ın emri, olup bitmiş bir şeydir.

Şaban Piriş

Allahın kendisine uygun gördüğü şeyde peygambere bir günah yoktur. Daha önce geçenler için Allahın kanunu budur. Allahın emri yerine gelecek bir hükümdür.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın kendisine farz kıldığı şeyde peygambere hiçbir vebal yoktur. Daha önce gelip geçmişlerde de Allah'ın yolu-yasası buydu. Allah'ın emri, belirlenmiş bir ölçüdür.

Edip-Layth-Martha

There is no blame on the prophet in doing anything that God has decreed upon him. Such was God's sunna with the people of old. God's command is a determined duty.*

Muhammad Asad

[Hence,] no blame whatever attaches to the Prophet for [having done] what God has ordained for him.* [Indeed, such was] God's way with those that have passed away aforetime* and [remember that] God's will is always destiny absolute-;

Rashad Khalifa

The prophet is not committing an error by doing anything that is made lawful by GOD. Such is GOD's system since the early generations. GOD's command is a sacred duty.,

The Monotheist Group

There is no blame on the prophet in doing anything that God has decreed upon him. Such was the way of God with the people of old. And the command of God is a determined duty.