Sebe Sûresi12. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (27 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ولسليمانvelisuleymāneve Süleyman'aAnd to Sulaiman,
2الريحر و حRVḪr-rīHarüzgarıthe wind -
3غدوهاغ د وĞD̃Vğuduvvuhāsabah gidişiits morning course
4شهرش ه رŞHRşehrunbir ay(lık mesafe)(was) a month
5ورواحهار و حRVḪve ravāHuhāve akşam dönüşüand its afternoon course
6شهرش ه رŞHRşehrunbir ay(lık mesafe)(was) a month,
7وأسلناس ي لSYLve eselnāve akıttıkand We caused to flow
8لهlehuonun içinfor him
9عينع ي نAYNǎynekaynağınıa spring
10القطرق ط رGŦRl-ḳiTrikatran(of) molten copper.
11ومنve mineve bir kısmıAnd [of]
12الجنج ن نCNNl-cinnicinlerinthe jinn
13منmenkiwho
14يعملع م لAMLyeǎ'meluçalışırdıworked
15بينب ي نBYNbeyneonun önündebefore him
16يديهي د يYD̃Yyedeyhionun önündebefore him
17بإذنا ذ نEZ̃Nbiiƶniizniyleby the permission
18ربهر ب بRBBrabbihiRabbinin(of) his Lord.
19ومنve menve kimAnd whoever
20يزغز ي غZYĞyeziğsapsadeviated
21منهمminhumonlardanamong them
22عنǎn-danfrom
23أمرناا م رEMRemrinābuyruğumuz-Our Command,
24نذقهذ و قZ̃VGnuƶiḳhuona taddırırdıkWe will make him taste
25منminof
26عذابع ذ بAZ̃Bǎƶābiazabı(the) punishment
27السعيرس ع رSARs-seǐyrialevli(of) the Blaze.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ولسليمن الريح غدوها شهر ورواحها شهر واسلنا له عين القطر ومن الجن من يعمل بين يديه باذن ربه ومن يزغ منهم عن امرنا نذقه من عذاب السعير

Arapça (Harekeli)

وَلِسُلَيْمَانَ الرِّيحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌ وَأَسَلْنَا لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِ وَمِنَ الْجِنِّ مَن يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِإِذْنِ رَبِّهِ وَمَن يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ أَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ السَّعِيرِ

Transliterasyon

Ve li suleymâner rîha guduvvuhâ şehrun ve revâhuhâ şehr(şehrun), ve eselnâ lehu aynel kıtr|i|, ve minel cinni men ya’melu beyne yedeyhi bi izni rabbih|î|, ve men yezıg minhum an emrinâ nuzıkhu min azâbis saîr|i|.

Transliteration (Eng.)

Walisulaym<span class="u">a</span>na a<span class="b">l</span>rree<span class="u">h</span>aghuduwwuh<span class="u">a</span> shahrun waraw<span class="u">ah</span>uh<span class="u">a</span> shahrunwaasaln<span class="u">a</span> lahu AAayna alqi<span class="u">t</span>ri wamina aljinni manyaAAmalu bayna yadayhi bi-i<span class="u">th</span>ni rabbihi waman yazighminhum AAan amrin<span class="u">a</span> nu<span class="u">th</span>iqhu min AAa<span class="u">tha</span>bi a<span class="b">l</span>ssaAAeer<span class="b">i</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Süleymân'a da rüzgârı râm ettik, sabahleyin bir aylık yol alırdı, akşamleyin bir aylık yol ve ona bakır mâdenini, sel gibi akıttık ve cinlerden, huzûrundan iş işliyenler vardı Rabbinin izniyle ve onlardan, emrimizden çıkana yakıp kavuran azâbı tattırırdık.

Ali Bulaç

Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik); erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık. Onun eli altında Rabbinin izniyle iş gören bir kısım cinler vardı. Onlardan kim Bizim emrimizden çıkıp-sapacak olsa, ona çılgın ateşin azabından taddırırdık.

Bayraktar Bayraklı

Sabah esintisi bir aylık mesafe, akşam esintisi de bir aylık mesafe olan rüzgârı da Süleyman'ın emrine verdik. Onun için erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Rabbinin izniyle cinlerin de bir kısmı onun emrinde çalışırdı. Cinlerden bizim emrimizden çıkanlara, alevli ateşin azabını tattırırız.

Diyanet İşleri

Sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü yine bir aylık mesafe olan rüzgarı da Süleyman'a (onun emrine) verdik ve onun için erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Rabbinin izniyle cinlerden bir kısmı, onun önünde çalışırdı. Onlardan kim emrimizden sapsa, ona alevli azabı tattırırdık.

Edip Yüksel

Süleyman'a da, sabah gidişi bir ay(lık yol alan), akşam dönüşü de bir ay(lık yol alan) rüzgarı verdik ve onun için petrol kaynağını fışkırtarak akıttık. Rabbinin izniyle, cinlerden de bir kısım emrinde çalışırdı. Onlardan kim emrimizden saparsa onu çetin bir cezayı tattırırdık.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Süleyman'ın emrine de rüzgarı verdik. Sabah gidişi bir aylık, akşam dönüşü bir aylık yol idi. Erimiş bakır menbaını da ona sel gibi akıttık. Hem Rabbi'nin izniyle elinin altında cinlerden de çalışan vardı. Onlardan da kim emrimizden dışarı çıkarsa ona ateş azabından tattırırdık.

Erhan Aktaş

Sabahleyin bir aylık yol gitmeyi, akşamleyin bir aylık yoldan geri dönmeyi sağlayan rüzgâr*, Süleyman içindi. Ve erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık. Ve cinlerden*, Rabb’inin izni ile onun elinin altında çalışanlar vardı. Onlardan kim emrimizden çıkacak olsa, ona alevli ateşin azabından tattırdık.

Hakkı Yılmaz

Süleymân için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay olan rüzgârı boyun eğdirdik; ve Biz erimiş bakır madenini o'na sel gibi akıttık. Ve eli altında Rabbinin izniyle/ bilgisiyle iş görmekte olan yabancı kişileri boyun eğdirdik. Ve onlardan kim Bizim emrimizden çıkıp-sapacak olsa, ona çılgın ateşin azabından tattırdık.

Muhammed Esed

BİZ rüzgarı Süleyman(ın emrin)e verdik: sabahki hareketi bir aylık yolculuk (mesafesinde), akşamki hareketi de bir aylık (mesafede tamamlanan) rüzgarı. Ve erimiş bakır menbaını o'nun buyruğu altında akıttık; görünmeyen varlıklardan bir kısmı (da) Rablerinin izniyle o'nun için çalış(maya mecbur kılın)dılar; ve hangisi emrimizden çıktıysa ona yakıcı ateşin azabını tattırırdık:

Mustafa İslamoğlu

Süleyman'ın emrine de rüzgarı amade kıldık: onun gidişi bir aylık mesafeyi, dönüşü yine bir aylık mesafeyi buluyordu. Ve erimiş metal cevherini onun için akıttık; yine cinlerden bir kısmı, Rabbinin izniyle onun emri altında çalışıyordu; ve onlardan hangisi emrimizden çıkarsa, ona çılgın bir ateşin azabını tattırıyorduk.

Suat Yıldırım

Süleyman'ın emrine de rüzgârı verdik. Onun sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü de bir aylık mesafe idi. Onun istifadesi için, erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Rabbinin izniyle cinlerden bir kısmı, onun önünde çalışırlardı. Onlardan kim emrimizden saparsa, ona ateş azabı tattırırdık. [21, 81] {KM, I Krallar 7. bölüm; II Tarihler 4, 6}

Süleyman Ateş

Süleyman'a da, sabah gidişi bir ay(lık mesafe), akşam dönüşü bir ay(lık mesafe) olan rüzgarı boyun eğdirdik ve onun için katran (petrol) kaynağını da akıttık. Rabbinin izniyle cinlerin bir kısmı, onun önünde çalışırdı. Onlardan kim buyruğumuzdan sapsa, ona alevli azabı taddırırdık.

Şaban Piriş

Süleymana da, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü de bir ay süren rüzgarı verdik. Ona bakırı su gibi akıttık. Cinlerden bir kısmı da Rabbinin emriyle onun emrinde çalışırdı. Onlardan, kim emrimizden çıkarsa, ateş azabından tattırırdık.

Yaşar Nuri Öztürk

Süleyman için de sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay olan rüzgarı görevlendirdik. Onun için erimiş katran / bakır kaynağını sel gibi akıttık. Cinlerden öylesi vardı ki, Rabbinin izniyle onun önünde iş yapardı. Onlardan hangisi buyruğumuzdan yan çizse, alevli ateş azabını kendisine tattırırdık.

Edip-Layth-Martha

For Solomon the wind was given, traveling one month coming and one month going, and We caused a spring of petroleum to flow for him. From among the Jinn are those that worked for him by his Lord's leave; and any one of them who turns from Our commands, We shall cause him to taste the retribution of the fire.*

Muhammad Asad

AND UNTO Solomon [We made subservient] the wind: its morning course [covered the distance of] a month's journey, and its evening course, a month's journey.* And We caused a fountain of molten copper to flow at his behest;* and [even] among the invisible beings there were some that had [been constrained] to labour for him by his Sustainer's leave* and whichever of them deviated from Our command, him would We let taste suffering through a blazing flame -:

Rashad Khalifa

To Solomon we committed the wind at his disposal, traveling one month coming and one month going. And we caused a spring of oil to gush out for him. Also, the jinns worked for him, by his Lord's leave. Any one of them who disregarded our commands, we subjected him to a severe retribution.,

The Monotheist Group

And for Solomon the wind was given, traveling one month coming and one month going, and We caused a spring of tar to flow for him. And from among the Jinn are those that worked for him with the permission of his Lord; and any one of them who turns from Our commands, We shall cause him to taste the retribution of the Fire.