Sebe Sûresi11. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أن | — | eni | That | |
| 2 | اعمل | ع م لAML | ǎ'mel | yap | make |
| 3 | سابغات | س ب غSBĞ | sābiğātin | geniş zırhlar | full coats of mail |
| 4 | وقدر | ق د رGD̃R | ve ḳaddir | ölçülü yap | and measure precisely |
| 5 | في | — | fī | [of] | |
| 6 | السرد | س ر دSRD̃ | s-serdi | dokumasını | the links (of armor), |
| 7 | واعملوا | ع م لAML | veǎ'melū | ve (hepiniz) yapın | and work |
| 8 | صالحا | ص ل حṦLḪ | SāliHen | iyi işler | righteousness. |
| 9 | إني | — | innī | çünkü ben | Indeed, I Am |
| 10 | بما | — | bimā | of what | |
| 11 | تعملون | ع م لAML | teǎ'melūne | yaptıklarınızı | you do |
| 12 | بصير | ب ص رBṦR | beSīrun | görmekteyim | All-Seer. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان اعمل سبغت وقدر فى السرد واعملوا صلحا انى بما تعملون بصير
Arapça (Harekeli)
أَنِ اعْمَلْ سَابِغَاتٍ وَقَدِّرْ فِي السَّرْدِ وَاعْمَلُوا صَالِحًا إِنِّي بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
Transliterasyon
Enimel sâbigâtin ve kaddir fîs serdi va’melû sâlihâ(sâlihan), innî bimâ tamelûne basîr(basîrun).
Transliteration (Eng.)
Ani iAAmal s<span class="u">a</span>bigh<span class="u">a</span>tin waqaddirfee a<span class="b">l</span>ssardi wa<span class="b">i</span>AAmaloo <span class="u">sa</span>li<span class="u">h</span>an inneebim<span class="u">a</span> taAAmaloona ba<span class="u">s</span>eer<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Zırhlar yap dedik ve onları ne ince, ne kalın, tam münâsip bir metânette ör ve iyi işlerde bulunun; şüphe yok ki ben ne yaparsanız hepsini görürüm.
Ali Bulaç
"Geniş zırhlar yap, (onları) düzenli bir biçime sok ve hepiniz salih ameller yapın. Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızı görenim" (diye vahyettik).
Bayraktar Bayraklı
“Geniş zırhlar imal et, dokumasını ölçülü yap! Ey Dâvûd hanedanı, iyi işler yapınız. Şüphesiz ben yaptıklarınızı görmekteyim” dedik.
Diyanet İşleri
Geniş zırhlar imal et, dokumasını ölçülü yap. (Ey Davud hanedanı!) İyi işler yapın. Kuşkusuz ben, yaptıklarınızı görmekteyim, diye (vahyettik).
Edip Yüksel
"Ölçüsü ve dokumasıyla kusursuz zırhlar yap. Erdemli davranın. Ben, yaptığınız her şeyi Görenim."
Elmalılı Hamdi Yazır
Bol bol zırhlar yap ve biçimlemede ölçüyü gözet dedik. Siz de iyi işler yapın, çünkü ben her yapacağınızı gözetiyorum.
Erhan Aktaş
Bedeni örten zırhlar yap. Bağlantılarını güzel şekilde tasarla. Salihatı* yapın. Ben, yaptıklarınızı bütün gerçeğiyle görenim.
Hakkı Yılmaz
(10,11)Ve andolsun ki Biz Dâvûd'a tarafımızdan bir fazlalık ve kuşları verdik; “Ey dağlar! Onunla beraber dönün!” Ve o'nun için demiri yumuşattık: Bol bol zırhlar yap ve biçimlemede ölçülendir. –Siz de sâlihi işleyin. Kesinlikle Ben yaptıklarınızı en iyi görenim.–
Muhammed Esed
(ve o'na şu telkinde bulunduk:) "Güzel işleri çokça, hiçbir sınır gözetmeden yap ve onların düzenli akışına derin bir anlam kazandır". Ve (böylece ey müminler, hepiniz) doğru ve yararlı işler yapınız: çünkü Ben bütün yaptıklarınızı görürüm!
Mustafa İslamoğlu
"İşleri en güzel, en ideal bir şekilde hakkını vererek yap ve onlar arasındaki ölçü ve uyumu gözet!" Ve hepiniz Allah'ı razı edecek işler yapın! Çünkü Ben, yaptığınız her işi görmekteyim.
Suat Yıldırım
10, 11. Biz Davud'a tarafımızdan bir imtiyaz verdik: “Ey dağlar! Ey kuşlar! Onunla beraber tesbih edin, şevke gelip Allah'ın yüceliğini terennüm edin. ” dedik. Ayrıca demiri ona yumuşattık (demiri şekillendirme kudreti verdik) “Bütün bedeni örtecek uzun zırhlar yap, onları dokumada intizama dikkat et ve siz de ey Davud ailesi! Hepiniz faydalı ve makbul işler yapınız, çünkü Ben yaptıklarınızı görüyorum. ” buyurduk. [21, 80] {KM, Mezmurlar 96, 11-12; 97, 5; 114, 4}*
Süleyman Ateş
Geniş zırhlar yap, dokumasını ölçülü yap ve (hepiniz) iyi işler yapın. Çünkü ben yaptıklarınızı görmekteyim. diye (vahyettik).
Şaban Piriş
Geniş zırhlar yap, dokumasını da sağlam tut; diye. İyi çalışın, çünkü ben yaptıklarınızı görürüm.
Yaşar Nuri Öztürk
Geniş ve uzun zırhlar yap. Dokumasında titiz davran. Siz de iyilik ve barışa yönelik iş yapın. Kuşkusuz, ben yaptıklarınızı görüyorum.
Edip-Layth-Martha
That you may make Armour coats that fit perfectly, and work righteousness. For I am Seer of what you do.
Muhammad Asad
[and inspired him thus:] Do good deeds lavishly, without stint, and give deep thought to their steady flow."* And [thus should you all, O believers,] do righteous deeds: for, verily, I see all that you do!
Rashad Khalifa
"You may make shields that fit perfectly, and work righteousness. Whatever you do, I am Seer thereof.",
The Monotheist Group
That you may make armor coats that fit perfectly, and work righteousness. For I am Seer of what you do.