Sebe Sûresi21. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (21 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | ve | And not |
| 2 | كان | ك و نKVN | kāne | yoktu | was |
| 3 | له | — | lehu | onun | for him |
| 4 | عليهم | — | ǎleyhim | onlar üzerinde | over them |
| 5 | من | — | min | any | |
| 6 | سلطان | س ل طSLŦ | sulTānin | zorlayıcı bir gücü | authority |
| 7 | إلا | — | illā | ancak | except |
| 8 | لنعلم | ع ل مALM | lineǎ'leme | (ayırd edip) bilelim diye | that We (might) make evident |
| 9 | من | — | men | kimseyi | who |
| 10 | يؤمن | ا م نEMN | yu'minu | inanan | believes |
| 11 | بالآخرة | ا خ رEḢR | bil-āḣirati | ahirete | in the Hereafter |
| 12 | ممن | — | mimmen | kimseden | from (one) who |
| 13 | هو | — | huve | o | [he] |
| 14 | منها | — | minhā | ondan | about it |
| 15 | في | — | fī | içinde | (is) in |
| 16 | شك | ش ك كŞKK | şekkin | kuşku | doubt. |
| 17 | وربك | ر ب بRBB | ve rabbuke | Rabbin | And your Lord |
| 18 | على | — | ǎlā | over | |
| 19 | كل | ك ل لKLL | kulli | her | all |
| 20 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şeyi | things |
| 21 | حفيظ | ح ف ظḪFƵ | HafīZun | korumaktadır | (is) a Guardian. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما كان له عليهم من سلطن الا لنعلم من يومن بالءاخرة ممن هو منها فى شك وربك على كل شىء حفيظ
Arapça (Harekeli)
وَمَا كَانَ لَهُ عَلَيْهِم مِّن سُلْطَانٍ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يُؤْمِنُ بِالْآخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا فِي شَكٍّ وَرَبُّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ حَفِيظٌ
Transliterasyon
Ve mâ kâne lehu aleyhim min sultânin illâ li na’leme men yû’minu bil âhireti mimmen huve minhâ fî şekk(şekkin), ve rabbuke alâ kulli şeyin hafîz(hafîzun).
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na lahu AAalayhim minsul<span class="u">ta</span>nin ill<span class="u">a</span> linaAAlama man yu/minu bi<span class="b">a</span>l-<span class="u">a</span>khiratimimman huwa minh<span class="u">a</span> fee shakkin warabbuka AAal<span class="u">a</span> kullishay-in <span class="u">h</span>afee<span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onlar üzerinde hiçbir kudreti yoktu onun, ancak biz, âhirete inananla o hususta şüphe içinde kalanı ayırt etmek için yaptık bunu ve Rabbin, her şeyi adamakıllı korur, hiçbir şey, bilgisinden dışarı değil.
Ali Bulaç
Oysa onun, kendilerine karşı hiçbir zorlayıcı-gücü yoktu; ancak Biz ahirete iman edeni, ondan kuşku içinde olandan ayırdetmek için (ona bu imkanı verdik). Senin Rabbin, herşeyin üzerinde gözetici-koruyucudur.
Bayraktar Bayraklı
Oysa şeytanın onlara karşı hiçbir gücü yoktu. Ancak âhirete inananlarla, ondan şüphe içerisinde olanları böylece biz biliriz. Rabbin her şeyi gözetip koruyandır.
Diyanet İşleri
Halbuki şeytanın onlar üzerinde hiçbir nüfuzu yoktu. Ancak ahirete inananı, şüphe içinde kalandan ayırdedip bilelim diye (ona bu fırsatı verdik). Rabbin gerçekten her şeyi koruyandır.
Edip Yüksel
Aslında onun onlar üzerine hiçbir otoritesi yoktu. Ancak, ahireti onaylayanı ondan kuşku duyandan böylece ayırırız. Rabbin her şeyi kontrol etmektedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki İblis'in onlar üzerinde hiçbir saltanat kudreti yoktu. Fakat biz ahirete imanı olanı belli edecek, ondan şüphe içinde bulunandan ayırt edecektik. Öyle ya Rabb'in her şeyi gözetleyendir.
Erhan Aktaş
Aslında iblisin onlar üzerinde bir sultanlığı* yoktu. Fakat Biz, ahirete iman edenle ondan kuşku duyanı ayırt edeceğiz. Senin Rabb’in Her Şeyi Gözetip Koruyan’dır.
Hakkı Yılmaz
Hâlbuki İblis için onlar üzerinde hiçbir kudret yoktu. Fakat Biz âhirete imanı olanı, onun hakkında yeterli bilgisi olmayandan ayırt edecektik; onları işaretleyip bildirecektik. Ve senin Rabbin her şeyi iyice koruyandır.
Muhammed Esed
Halbuki (İblis'in) onlar üzerinde hiçbir zorlayıcı gücü yoktu: (zaten İblis'e insanları baştan çıkarma izni vermişsek,) ahiretin varlığına (gerçekten) inananları ona şüphe ile bakanlardan kesin bir şekilde ayırd etmek için (vermişizdir): çünkü Rabbin her şeyi görüp gözetendir.
Mustafa İslamoğlu
Oysa ki onlar üzerinde onun zorlayıcı hiçbir gücü yoktu; sadece ahirete inanan kimseleri ondan kuşku duyanlardan seçip ayıralım diye (ona izin verdik): nitekim senin Rabbin her şeyi görüp gözetmektedir.
Suat Yıldırım
Aslında şeytanın onlar üzerinde bir sultası, zorlayıcı gücü yoktu. Ancak âhirete iman edeni, o konuda şüphe eden kimselerden ayırt edip ortaya çıkaralım diye ona bu fırsatı verdik. Rabbin her şeyi hakkıyla gözetlemektedir.
Süleyman Ateş
Onun onlar üzerinde zorlayıcı bir gücü yoktu. Ancak ahirete inananı, ondan kuşkulanandan (ayırd edip) bilelim diye (ona bu fırsatı verdik). Rabbin her şeyi korumaktadır.
Şaban Piriş
Oysa Onun, Onların üzerinde bir gücü yoktu. Ancak biz, ahirete inanan ile, ondan şüphe edeni belirlemek için böyle yaptık. Rabbim, herşeyin koruyucusudur.
Yaşar Nuri Öztürk
Oysa ki onun, onlar üzerinde hiçbir sultası yoktu. Sadece biz; ahirete inananı, onun hakkında kuşkuya düşenden ayırmak için böyle yapıyorduk. Rabbin herşey üzerinde Hafız'dır; kollar, korur, gözetir.
Edip-Layth-Martha
He did not have any authority over them except that We might know who acknowledged the Hereafter from those who are doubtful about it. Your Lord is Keeper over all things.
Muhammad Asad
And yet, he had no power at all over them:* [for if We allow him to tempt man,] it is only to the end that We might make a clear distinction between those who [truly] believe in the life to come and those who are in doubt thereof:* for thy Sustainer watches over all things.
Rashad Khalifa
He never had any power over them. But we thus distinguish those who believe in the Hereafter from those who are doubtful about it. Your Lord is in full control of all things.*,
The Monotheist Group
And he did not have any authority over them except that We might distinguish those who believed in the Hereafter from those who are doubtful about it. And your Lord is Keeper over all things.