Sebe Sûresi44. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | And not | |
| 2 | آتيناهم | ا ت يETY | āteynāhum | biz onlara vermemiştik | We (had) given them |
| 3 | من | — | min | hiçbir | any |
| 4 | كتب | ك ت بKTB | kutubin | Kitap | Scriptures |
| 5 | يدرسونها | د ر سD̃RS | yedrusūnehā | okuyacakları | which they could study, |
| 6 | وما | — | ve mā | ve | and not |
| 7 | أرسلنا | ر س لRSL | erselnā | göndermemiştik | We sent |
| 8 | إليهم | — | ileyhim | onlara | to them |
| 9 | قبلك | ق ب لGBL | ḳableke | senden önce | before you |
| 10 | من | — | min | hiçbir | any |
| 11 | نذير | ن ذ رNZ̃R | neƶīrin | uyarıcı | warner. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما ءاتينهم من كتب يدرسونها وما ارسلنا اليهم قبلك من نذير
Arapça (Harekeli)
وَمَا آتَيْنَاهُم مِّن كُتُبٍ يَدْرُسُونَهَا وَمَا أَرْسَلْنَا إِلَيْهِمْ قَبْلَكَ مِن نَّذِيرٍ
Transliterasyon
Ve mâ âteynâhum min kutubin yedrusûnehâ ve mâ erselnâ ileyhim kableke min nezîr(nezîrin).
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>hum minkutubin yadrusoonah<span class="u">a</span> wam<span class="u">a</span> arsaln<span class="u">a</span> ilayhimqablaka min na<span class="u">th</span>eer<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve halbuki biz, onlara okuyup ders alacakları kitaplar vermediğimiz gibi senden önce bir korkutucu da göndermemiştik.
Ali Bulaç
Oysa Biz onlara ders alacakları kitaplar vermemiştik ve kendilerine senden önce bir uyarıcı da göndermemiştik.
Bayraktar Bayraklı
Oysa biz, onlara okuyacakları kitaplar vermemiştik. Senden önce de onlara herhangi bir uyarıcı göndermemiştik.
Diyanet İşleri
Halbuki biz onlara okuyacakları kitaplar vermediğimiz gibi senden önce onlara bir uyarıcı (peygamber) de göndermemiştik.
Edip Yüksel
Onlara, inceleyecekleri bir Kitap vermemiş ve senden önce onlara bir uyarıcı göndermemiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki biz onlara öyle ders alacakları kitaplar göndermedik. Kendilerine senden önce bir uyarıcı da göndermedik.
Erhan Aktaş
Biz, onlara bilgilenecekleri kitaplardan* vermedik. Ve senden önce onlara bir uyarıcı da göndermedik.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz onlara öyle ders görecekleri kitaplardan vermedik. Kendilerine senden önce bir uyarıcı göndermedik de.
Muhammed Esed
Oysa (ey Muhammed,) Biz onlara ne başvuracakları vahiyler göndermişizdir, ne de senden önce bir uyarıcı.
Mustafa İslamoğlu
Halbuki Biz onlara ne okuyup öğrenecekleri vahiyler, ne de senden önce bir uyarıcı göndermiş değildik.
Suat Yıldırım
Biz onlara Kur'ân'dan önce, okuyacakları kitaplar vermedik, keza senden önce onları uyarmakla görevli bir peygamber de göndermedik.
Süleyman Ateş
Halbuki biz onlara okuyacakları bir Kitap vermemiştik ve senden önce onlara bir uyarıcı göndermemiştik.
Şaban Piriş
Halbuki biz onlara, senden önce ders alacakları, bir kitap vermemiş ve bir uyarıcı da göndermemiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Oysa ki biz onlara, araştırıp ders alacakları kitaplar vermemiştik; daha önce kendilerine bir uyarıcı da göndermemiştik.
Edip-Layth-Martha
We had not given to them any book to study, nor did We send to them before you any warner.
Muhammad Asad
And yet, [O Muhammad,] never have We vouchsafed them any revelations which they could quote, and neither have We sent unto them any warner before thee.*
Rashad Khalifa
We did not give them any other books to study, nor did we send to them before you another warner.,
The Monotheist Group
We had not given to them any books to study, nor did We send to them before you any warner.