Sebe Sûresi51. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولو | — | velev | şayet | And if |
| 2 | ترى | ر ا يREY | terā | bir görsen | you (could) see |
| 3 | إذ | — | iƶ | zaman | when |
| 4 | فزعوا | ف ز عFZA | feziǔ | telaşa düştükleri | they will be terrified |
| 5 | فلا | — | felā | but (there will be) no | |
| 6 | فوت | ف و تFVT | fevte | hiçbiri kurtulamaz | escape, |
| 7 | وأخذوا | ا خ ذ EḢZ̃ | ve uḣiƶū | ve yakalanmışlardır | and they will be seized |
| 8 | من | — | min | -den | from |
| 9 | مكان | ك و نKVN | mekānin | yer- | a place |
| 10 | قريب | ق ر بGRB | ḳarībin | yakın | near. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولو ترى اذ فزعوا فلا فوت واخذوا من مكان قريب
Arapça (Harekeli)
وَلَوْ تَرَى إِذْ فَزِعُوا فَلَا فَوْتَ وَأُخِذُوا مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ
Transliterasyon
Ve lev terâ iz feziû fe lâ fevte ve uhızû min mekânin karîb(karîbin).
Transliteration (Eng.)
Walaw tar<span class="u">a</span> i<span class="u">th</span> faziAAoo fal<span class="u">a</span>fawta waokhi<span class="u">th</span>oo min mak<span class="u">a</span>nin qareeb<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve dehşetli bir korkuya kapıldıkları ve hiçbirinin kurtulamayıp en yakın bir yerde azâba uğratıldıkları gün, bir görsen onları.
Ali Bulaç
Sen onları korkuya kapıldıklarında bir görsen. Artık hiçbir kaçış yoktur ve yakın bir yerden yakalanıvermişlerdir.
Bayraktar Bayraklı
Onların korkuya kapılacakları, hiçbir kaçış yollarının olmayacağı ve yakın bir yerde yakalandıkları anı bir görseydin!
Diyanet İşleri
(Resulüm!) Telaşa düştükleri zaman, bir görsen! Artık kurtuluş yoktur, yakın bir yerden yakalanmışlardır.*
Edip Yüksel
Korkuya kapıldıkları anı bir görsen; kaçamazlar; yakın bir yerden yakalanmışlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onları telaşa düştükleri zaman görsen: Artık kaçamak yoktur. Yakın yerden yakalanmışlardır.
Erhan Aktaş
Onları, korkuya kapıldıkları zaman bir görsen. Artık kurtuluş yoktur. Yakın bir yerden* yakalandılar.
Hakkı Yılmaz
Ve sen onları korkuya kapıldıkları zaman bir görsen; artık kaçmak yoktur. Ve yakın bir yerden yakalanmışlardır.
Muhammed Esed
SEN, (Kıyamet Günü, hakikati inkar edenlerin,) -can damarlarından yakalandıkları için- kaçacak bir yer bulamayıp korkuyla büzüldükleri (anki halleri)ni bir görsen;
Mustafa İslamoğlu
Asıl sen onları, şah damarlarından yakalanıp kaçacak delik bulamamış bir halde dehşetten panikledikleri zaman bir görmeliydin!
Suat Yıldırım
Kıyamet günü o kâfirler can kaygısına düştükleri zaman bir görsen! Artık kaçacak hiç bir yerleri yoktur ve cehenneme yakın bir yerde yakalanmışlardır.
Süleyman Ateş
Telaşa düştükleri zaman (onları) bir görsen: Hiçbiri kurtulamaz, yakın yerden yakalanmışlardır.
Şaban Piriş
Onların dehşetli bir korkuya tutuldukları anı bir görsen! Geçip gitmek yok... Yakın bir yerden yakalanmışlardır.*
Yaşar Nuri Öztürk
Bir görsen onları korku ve telaşa düştüklerinde. Artık kaçış-kurtuluş yok. Çok yakın bir yerden enselenmişlerdir.
Edip-Layth-Martha
If you could but see, when they will be terrified with no escape, and they will be taken from a place that is near.
Muhammad Asad
IF THOU couldst but see [how the deniers of the truth will fare on Resurrection Day,] when they will shrink in terror, with nowhere to escape - since they will have been seized from so close nearby*
Rashad Khalifa
If you could only see them when the great terror strikes them; they cannot escape then, and they will be taken away forcibly.,
The Monotheist Group
And if you could but see, when they will be terrified with no escape, and they will be taken from a place that is near.