Sebe Sûresi54. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (15 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وحيلح و لḪVLve Hīleperde çekildiAnd a barrier will be placed
2بينهمب ي نBYNbeynehumonların arasınabetween them
3وبينب ي نBYNve beyneve arasınaand between
4ماşeylerwhat
5يشتهونش ه وŞHVyeştehūnearzu ettiklerithey desire,
6كماkemāgibias
7فعلف ع لFALfuǐleyapıldığıwas done
8بأشياعهمش ي عŞYAbieşyāǐhimbenzerlerinewith their kind
9منminbefore.
10قبلق ب لGBLḳablubundan öncebefore.
11إنهمinnehumdoğrusu onlarIndeed, they
12كانواك و نKVNkānūwere
13فيiçindedirlerin
14شكش ك كŞKKşekkinbir kuşkudoubt
15مريبر ي بRYBmurībinkatmerlidisquieting.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وحيل بينهم وبين ما يشتهون كما فعل باشياعهم من قبل انهم كانوا فى شك مريب

Arapça (Harekeli)

وَحِيلَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ مَا يَشْتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِأَشْيَاعِهِم مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا فِي شَكٍّ مُّرِيبٍ

Transliterasyon

Ve hîle beynehum ve beyne mâ yeştehûne kemâ fuile bi eşyâihim min kabl|u|, innehum kânû fî şekkin murîb(murîbin).

Transliteration (Eng.)

Wa<span class="u">h</span>eela baynahum wabayna m<span class="u">a</span>yashtahoona kam<span class="u">a</span> fuAAila bi-ashy<span class="u">a</span>AAihim min qabluinnahum k<span class="u">a</span>noo fee shakkin mureeb<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlarla dileyip arzuladıkları şeylerin arasına bir engeldir çekildi artık, nitekim daha önce onların yolunu tutanlara da böyle olmuştu; şüphe yok ki onlar, tereddüt içindeydiler, şüpheye düşmüşlerdi.

Ali Bulaç

(Şimdi) Kendileriyle istek duydukları şeyler arasında perde çekilmiştir; daha önce benzerlerine yapıldığı gibi. Çünkü onlar, kuşku verici bir tereddüt içinde idiler.

Bayraktar Bayraklı

Bundan önce de benzerlerine yapıldığı gibi, kendileri ile arzuladıkları iman arasına engel konulacak. Çünkü onlar, derin bir şüphe içindeydiler.

Diyanet İşleri

Artık, bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey arasına perde çekilmiştir. Şüphesiz onlar, kendilerini endişeye düşüren bir korku içindeydiler.*

Edip Yüksel

Sonunda, hoşlandıkları şeylerden yoksun bırakılırlar. Kendilerinden önceki benzerlerine de aynı şey yapılmıştı. Onlar aşırı bir kuşku içinde idiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık kendileriyle arzularının arasına set çekilmiştir. Tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi. Çünkü hepsi işkilli bir şüphe içinde bulunuyorlardı

Erhan Aktaş

Tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi; artık canlarının arzu ettiğini yapamayacaklar. Onlar derin bir kuşku içindeydiler.*

Hakkı Yılmaz

Artık tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzularının arasına set çekilmiştir. Şüphesiz onlar endişe veren bir şüphe içinde idiler.

Muhammed Esed

Böylece, kendileri ile istek ve özlemleri arasına bir set çekilecektir, tıpkı onlardan önce yaşayıp gitmiş olanlara yapıldığı gibi: çünkü ötekiler (de) şüpheye varan bir tereddüt içinde boğulup gitmişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Artık kendileriyle arzu ve özlemleri arasına bir set çekilmiştir; tıpkı kendilerinden önce geçip gitmiş kafadarlarına yapıldığı gibi: çünkü ötekiler de korku ve endişeyle karışık bir kuşku içinde (helak) olup gitmişlerdi.

Suat Yıldırım

Neticede, tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey arasına sed çekilir. Çünkü onlar, kıyamet hakkında gerçekten insanları kötü zanna düşüren bir şüphe içindeydiler. *

Süleyman Ateş

Tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey arasına perde çekildi. Doğrusu, onlar katmerli bir kuşku içindedirler.

Şaban Piriş

Arzu duydukları şeyler ile aralarına engel kondu. Daha önce benzerlerine de yapıldığı gibi. Çünkü onlar, şüphe ve tereddüt içinde idiler.

Yaşar Nuri Öztürk

Artık kendileriyle iştahla arzuladıkları şey arasına engel konmuştur. Tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi. Gerçek şu ki onlar, tutarsızlığa iten bir kuşku içindeydiler.

Edip-Layth-Martha

They will be separated from what they had desired, as was done for their counterparts before. They have been in grave doubt.

Muhammad Asad

And so, a barrier will be set between them and all that they had [ever] desired,* as will be done to such of their kind as lived before their time: for, behold, they [too] were lost in doubt amounting to suspicion.*

Rashad Khalifa

Consequently, they were deprived of everything they longed for. This is the same fate as their counterparts in the previous generations. They harbored too many doubts.,

The Monotheist Group

And a barrier will be set between them and what they had desired, as was done for their counterparts before. They have been in grave doubt.