Sebe Sûresi53. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقد | — | ve ḳad | oysa andolsun | And certainly, |
| 2 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar etmişlerdi | they disbelieved |
| 3 | به | — | bihi | onu | in it |
| 4 | من | — | min | before. | |
| 5 | قبل | ق ب لGBL | ḳablu | daha önce | before. |
| 6 | ويقذفون | ق ذ فGZ̃F | ve yeḳƶifūne | ve atıyorlardı | And they utter conjectures |
| 7 | بالغيب | غ ي بĞYB | bil-ğaybi | görülmeyene | about the unseen |
| 8 | من | — | min | -den | from |
| 9 | مكان | ك و نKVN | mekānin | yer- | a place |
| 10 | بعيد | ب ع دBAD̃ | beǐydin | uzak | far off. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقد كفروا به من قبل ويقذفون بالغيب من مكان بعيد
Arapça (Harekeli)
وَقَدْ كَفَرُوا بِهِ مِن قَبْلُ وَيَقْذِفُونَ بِالْغَيْبِ مِن مَّكَانٍ بَعِيدٍ
Transliterasyon
Ve kad keferû bihî min kabl|u|, ve yakzifûne bil gaybi min mekânin baîd(baîdin).
Transliteration (Eng.)
Waqad kafaroo bihi min qablu wayaq<span class="u">th</span>ifoonabi<span class="b">a</span>lghaybi min mak<span class="u">a</span>nin baAAeed<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve gerçekten de önce ona kâfir olmuşlardı ve uzak bir yerdeyken gizli şeye dâir dillerine geleni söylüyorlardı.
Ali Bulaç
Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi; onlar uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı (dil uzatıyorlardı).
Bayraktar Bayraklı
Onlar, bu duruma düşmeden önce inkâr etmişler, bilmeden uzaktan taş atmışlardı.
Diyanet İşleri
Halbuki daha önce onu (hakkı) inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.
Edip Yüksel
Halbuki daha önce onu yalanlamışlardı. Bilgileri olmayan konularda uzaktan atıp tutuyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki daha önce (dünyada) O'nu inkâr etmişlerdi. Uzak yerden gayba taş atıyorlardı.
Erhan Aktaş
Oysaki daha önce onu* kesin olarak yalanlamışlardı. Uzak bir yerden* gayb* hakkında atıp tutuyorlardı.
Hakkı Yılmaz
Hâlbuki daha önce dünyada O'nu kesin olarak bilerek reddetmişlerdi/ O'na inanmamışlardı. Uzak bir yerden boşa atıp tutuyorlardı.
Muhammed Esed
Halbuki önceleri hakikati inkara kalkışmışlar ve insan kavrayışının ötesindeki bazı şeylere uzaktan dil uzatmışlardı.
Mustafa İslamoğlu
Oysa ki onlar daha önceden inkar etmişler ve (dünya gibi) uzak bir noktadan (ahiret gibi) idraki aşan bir gerçeğe dil uzatmışlardı.
Suat Yıldırım
Halbuki daha önce onu inkâr etmişlerdi ve uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı! [18, 22; 45, 32]
Süleyman Ateş
Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi. Uzak yerden görülmeyene taş atıyorlardı.*
Şaban Piriş
Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi. Uzak bir yerden atıp tutuyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Daha önce inkar etmişlerdi onu. Gayba taş atıp duruyorlardı o uzak yerden.
Edip-Layth-Martha
They had rejected it in the past; and they conjectured about the unseen from a place far off.
Muhammad Asad
seeing that aforetime they had been bent on denying the truth, and had been wont to cast scorn, from far away, on something that was beyond the reach of human perception?*
Rashad Khalifa
They have rejected it in the past; they have decided instead to uphold conjecture and guesswork.*,
The Monotheist Group
And they had rejected it in the past; and they made allegations regarding the unseen, from a place far off.